Mağusa ve Oktay Kayalp

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Şubat 2012, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

   KKTC’de çoğu belediyenin, devlete sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı borcu olmasına rağmen Gazimağusa’yı ayrı tutmak gerek. Tarihi kentin belediyesi bu bakımdan rahat. Ne devlete, ne de özel bankalara tek kuruş borcu da yok.
   1994’ten beri Mağusa Belediye Başkanı olan Oktay Kayalp, bu başarıyı ‘doğru strateji ve doğru yönetim’ diye niteliyor.
   Görevde 5’inci dönemini icra eden Kayalp, ilkeli icraatlarından dolayı kendi partisi CTP’den olduğu kadar, UBP dahil, hemen her partiliden veya partisizden oy alabilmeyi başarabilen bir başkan… Lefkoşa Belediyesi gibi gerekli hallerde özel sektöre de iş yaptırmaktan kaçınmıyor.
   Mağusa kenti baştan aşağı tarihi eserlerle dolu. Hele de surlar içi… Başta Lala Mustafa Paşa Camii olmak üzere; irili ufaklı kiliseler, tarihi Othello, surlar, Namık Kemal Zindanı ve daha niceleri…
   Festival zamanı dünyanın çeşitli ülkelerinden davet edilen ünlü sanatçıların sahne aldığı Namık Kemal Meydanı’nda turistler zevkle dolanırken, kameralarıyla tarihi zenginliği kaydetmenin yarışı içinde…
   “Kıbrıs’taki tarihi ve kültürel mirasın bekçisiyim” dercesine haykırıyor Mağusa…
   Bu bakımdan ilgi turizmini geliştirmek gerek. Surlar içinde bazı binaların da ‘butik otel’ türü çalıştırılabileceğini söyleyen Kayalp, turizmden yeterli pay alabilmek için bir takım projelerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. 
   Gazimağusa’nın kök ailelerinden meslektaşımız Eşref Çetinel, sırası geldiğinde Eski Eserler Dairesi’ne veryansın ederdi… Bir baktık, Oktay Kayalp’ın da bu konuda Çetinel’den geri kalır yanı yok. Dilek Çetereisi’nin imzasıyla geçen gün yayımlanan haberinde de bu husus belirtilmişti, ancak bir kez daha ve çok özet olarak değinmek gerekirse, Kayalp’ın şu sözü önemli mi, önemli…
   “Eski Eserler Dairesi ile bu ülkede eski eserlerin bir yere varması mümkün değildir.”
   Anlaşılan Kayalp, sur içinde bir takım düzenlemeler yapmak istese de, Eski Eserler’le ters düşülmekte veya taş konulmakta…
   AB destekli kanalizasyon projesinin bazı etapları da TC katkılarıyla sürdürülüyor. Ancak projelerin tamamlanmasıyla Mağusa’nın rahatlayacağına olan inancını dile getiren Oktay Kayalp’ın, önem verdiği en büyük projelerden biri, hatta en önde geleni su arıtma tesisi… Kanalizasyonun tamamlanmasıyla kentin tüm atık suları, ziyaret ettiğimiz bu dev tesiste arıtılacak ve tarımsal kullanıma uygun hale getirilerek ekonomiye kazandırılacak. Yani günlük 8 bin ton atık su arıtılacak ve 62 bin kişiye hizmet verilebilecek. Tesisin 8 adet de pompa istasyonuyla geliştirilmesi durumunda, Maraş’ın açılması halinde oraya da hizmet götürülebilecek.
   İçme suyu konusunda Mağusa da dertli. Hem Güzelyurt’tan gelen su kullanılıyor, hem de günde 3 bin ton deniz suyu arıtılıyor.
   Yine de içme suyu konusunda birçok belediyeler gibi Mağusa da sıkıntılı… Mağusa halkı da Anamur’dan akacak olan suyu dört gözle bekliyor. Aynı zamanda bir liman kenti olan Mağusa, geçmişte limandaki o hummalı faaliyetlerin özlemi içinde. Yolcu ve yük gemilerinin dolup taştığı limanda eski canlılık yok. Buna karşın Doğu Akdeniz Üniversitesi, (DAÜ) Mağusa ile kaynaşmış durumda. Hatta bazı önemli projeler Belediye ile DAÜ’nün işbirliği ile yürütülüyor.
   Geçmiş dönemlerde ‘Deve Limanı’ Mağusa denizinin en gözde yerlerindendi… Lefkoşa ve adanın diğer yerlerinden sırf Deve Limanı’nda yüzmek için Mağusa’ya giderlerdi… Orada denizin tadını çıkarmayan tek bir Mağusalı tasavvur edilemez. Şimdilerde ise daha çok Glapsides Plajı tercih ediliyor.
   Mağusa Belediyesi’nin faaliyetlerinin tümünü buraya aktarmak olanaksız. Ancak kısa adı MAGEM olan Mağusa Gençlik Merkezi’den söz etmeden geçemeyeceğiz. Belediye bünyesinde ve gençlerin özerk yönetiminde sportif, sosyal ve kültürel faaliyetlerin yer aldığı merkezde 1380 genç 38 ayrı dalda görev yapıyor. Amaç da gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve topluma yararlı biçimde yetiştirmek…
   Birkaç yıl önce Belediye Başkanı Kayalp ile Kültür ve Kongre Merkezi’ni ziyaret etmiştik… Daha yeni başlamıştı. Şimdi ise son aşamaya gelindi. Kültür-Sanat Başkenti Mağusa’ya yaraşır bir merkez… Yalnız KKTC’nin değil, aynı zamanda tüm Kıbrıs’ın en büyük Kongre Merkezi… Şahane bir dev eser. Bitince burada yılın 12 ayı kültür-sanat etkinlikleri yer alacak.
   Bunlar yanında belediyenin kendi mali kaynaklarıyla yaptırdığı Mağusa Arena’dan bahsetmemek haksızlık olur. Kapalı spor salonu kentteki sportif faaliyetlerin odak noktası… Dört milyon TL’ye mal olan Arena, Dr. Küçük Spor Kompleksi’nin bir parçası…
   Gazimağusa hakkında yazacak o kadar çok şey var ki, bunları bir çırpıda kâğıda dökebilmek mümkün değil. Ancak derli toplu olmasının getirdiği avantajları da dikkate aldığımızda, gerek Rumların, gerekse yabancı turistlerin tarihi ve kültürel mirası zevkle izledikleri, lokantalarda yorgunluk attıklarını görmek, Mağusa’nın zenginliğinin bir parçası… Bir de şu turizm olayı rayına oturabilse… Şu anda tek beş yıldızlı oteli Palm Beach. Bu bakımdan kentin butik otellere, hatta ev pansiyonculuğuna müthiş ihtiyacı var. 
Belediye Başkanı Kayalp, devamlı halkın arasında ve sorunlarla haşir neşir. Kenti daha iyiye, daha güzele götürebilmek için kafasında ne projeler yok ki!..   

 

   387 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Mayıs 2012, Perşembe   Aç insan Lefkoşa’yı da yakar, Kıbrıs’ı da!..
16 Mayıs 2012, Çarşamba   Sanayicinin açmazlarına çare bulmak zorunludur!
15 Mayıs 2012, Salı   Ülkenin sanayi sektöründe yaralara merhem vardır!..
14 Mayıs 2012, Pazartesi   Selsiz yaşam dileği ve ‘artık uzlaşın’ mesajları
13 Mayıs 2012, Pazar   ‘Tabiat Ananın’ vurgunu ve anaların seferberliği…
12 Mayıs 2012, Cumartesi   Kusura kalma amca, seni defnedemeyeceğiz!..
11 Mayıs 2012, Cuma   Vatandaşın mesajları
10 Mayıs 2012, Perşembe   Ateşteki kestaneleri illa ki asker mi alsın?
09 Mayıs 2012, Çarşamba   Dünyadaki gelişmeler ve bankacılık sektörü
08 Mayıs 2012, Salı   Sonunda çöpten kurtulacağız da, AB’nin oyunlarından?..