Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
AB, Talat ile temas kurmalı
Yalova finalde: 3-2
Gollü maç Doğan'ın: 5-4
Alihan Kıbrıs'ı mesken tutu
"Kendi haberimi yaptım" dedi, ortadan kayboldu
Güney Afrika'ya ilk adım: 2-0
Şenay Akay'dan "Giyinme Rehberi"
Trap-skeet ve havalı silah yarışmaları başladı
New York'ta "Sultanlar Şehri İstanbul"
Teniste yaş grupları turnuvası son buldu
Easykartta son yarış bugün
Çınarlı'lılar eko turizmin merkezi olmak istiyor
Aytekin ailesi elektrik bekliyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Nihayet Talat da 'sabır taşı' değildir!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, iyi sabretti, sonunda da patladı. Daha doğrusu içinden çıktı.

Rum lider Hristofyas konuştukça o, susmayı tercih etti. Dinlemeyi yeğledi.

Ama nereye kadar?..

Bir an geliverdi, sabır taşı da çatladı. Hristofyas'a "ortamı zehirlemekten vazgeç" çağrısı yapmak durumunda kaldı.

Talat, Kıbrıs Türk tarafının da, Türkiye'nin de, Kıbrıs sorununun çözümü için büyük gayret ortaya koyduğunu ve bunun ispata ihtiyacı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözüm isteğini ve politika değişikliğini ispat etmesi gereken tarafın Rumlar olduğunu vurgularken, Türkiye'nin Ada'da bir çözüme ulaşılmasını, dün olduğu gibi bugün de desteklediğine işaret ederek, Hristofyas'ın Türkiye'yi hedef alan sözlerinin ortamı zehirlemekten başka ise yaramadığını kaydetti.

Tabii ki Hristofyas'ı frenleyebilmek ne mümkün!..

Papadopulos'tan sonra iş başına gelmesiyle Kıbrıs'la ilgili başkentlerde esen hava 'balayı' dönemini andırıyordu. Artık o cicim ayları geride kaldı.

Kaldı kalmasına da, bayatlamış yemeklerin ısıtılıp masaya sürülmesine ne demeli?..

Daha da devam ederse, 'kabak tadı' verir...

Nitekim Hristofyas'ın her sözünde durduğu yerde Ankara'yı suçlaması, "Ankara'nın siyasetini değiştirmemesi durumunda çözüme yönelik yol açılamayacak" demesi ve dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesini istemesi, bayat olup da, yeniden ısıtılan yemekten farkı var mıdır?..

Üstelik Hristofyas bu çağrıyı BM, AB ve Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi 5 ülke ve uluslararası topluma yapıyor.

Bunun anlamı şu: "Bastırın Türkiye'yi, o zaman arzu ettiğimiz doğrultudaki çözümü elde edebiliriz."

Kimin veya hangi tarafın istediği doğrultuda?.. Herhalde bizim veya Türkiye'nin istediği doğrultuda değil.

Anlaşılamayan bir husus var. Niye Yunanistan, AB veya İngiltere değil de Türkiye?.. BM ve Türkiye olduğu kadar, Yunanistan, AB ve İngiltere de bu sorunla ilgili değil midir? Nedir onların ayrıcalıkları, AB üyesi oldukları için mi?

Farkındaysanız; Hristofyas, meseleyi BM zemininden çıkarıp da, AB zeminine taşıma sevdasında. Ancak gücünün buna yetmediğinin de bilincinde. Ne diyor Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan?: "Kıbrıs'ta BM parametreleri temelinde kapsamlı ve adil bir çözümü destekliyoruz."

Yani 'AB parametreleri', ya da 'AB kriterleri' demiyor.

Demiştik ki, "seçim havası da geçecek, ortalık durulacak. Sakın ola bu hava, adil ve kalıcı çözüme giden yolda 'vizyon değişikliği' olarak propaganda olarak kullanılmasın."

Bir başka deyişle "biz çözüm isteriz, ama..." ya dönüşmesin. Çünkü buradaki 'ama' kelimesi çok şeyler ifade etmektedir. Bunun aşılması halinde müzakere masasına ciddiyet kazandırılabilir.

Kıbrıs Türk tarafı en son 24 Nisan 2004 Annan Planı Referandumu'nda çözüm arzusunu dile getirmişti. Hem de oylarıyla...

İkide bir 'dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesi' veya 'Ankara'ya baskı yapılması' şeklindeki beyanlar, 'büyüklerin' Ankara nezdinde nüfuzlarını kullanmana yönelik çağrılar, bahane ve mazeretten başka bir şey değildir.

Oyuna isteksiz gelinin önce 'yerim dar' sonra da 'yenim dar' demesine benzer.

Hristofyas'ın iş başına geldikten ve Papadopulos dönemine nokta koyan 'barışçı vizyon' yaratma çabasıyla birlikte, otomatik tüfek misali 'iğneli mesajlar' iletme uğraşlarının başka amacı ne olabilir?..

Hristofyas, DİKO ve EDEK'i dışlayarak, ya da göz ardı ederek adım atamayacağına göre, daha müzakereler başlamadan bu tür eğilimler neyin nesi oluyor? Ya da 'derinlerden' mi geliyor?..

Uluslararası toplumda 'izlenim yaratma' konusunda gösterilen çabalar, inanın; adil ve kalıcı bir çözüm için harcanmış olsa, çok daha olumlu mesafeler kat edilebilirdi ve edilebilir de!

Halbuki 'Lokmacı Kapısı' olayı ile olumlu hava yaygınlaştırılmış ve barışçı girişimlere ivme kazandırılmış bulunuluyor. Bundan yararlanmak varken, dikine dikine giderek, Talat'ın deyimiyle 'ortamı zehirlemeye çalışmak' kendisine cevap vermeyen Türkiye'yi suçlamak çözüme yardımcı değildir.

"Üstelik göz göre göre, yanlış yalan olduğu biline biline bu tür yaklaşımlar tekrarlanırsa, hem Kıbrıs Türk halkında, hem de Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir aktör olduğu hiçbir zaman inkar edilemeyen Türkiye'nin kırılacağı, hatta öfkeleneceği dikkatten uzak tutulmamalıdır."

Farkındaysanız, Türkiye, Hristofyas'ı pek de dikkate almamakta, açıklamaları ve suçlamalarına yanıt vermemektedir. Çünkü Hristofyas'ın muhatabı Talat'tır.

Günün sonunda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Hristofyas'ın Türkiye ile ilgili sözlerini yanıtlaması ve "Bu sözler, ortamı zehirlemekten başka bir işe yaramaz" şeklinde vurgu yapması son derece önemlidir ve uyarı niteliğindedir.

"Yerli yersiz bu tür suçlamaları artık kes de, sadede gelelim" anlamında olan bu açıklamadan dersler çıkarılması ve yeni müzakere sürecini olumsuz şekilde etkileyecek davranışlardan şiddetle kaçınılması gerektiği inancındayız.

Nihayet Talat da 'sabır taşı' değildir!..

   456 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Eylül 2008, Pazartesi   Pahalılığa son verecek gönüllüler aranıyor !...
07 Eylül 2008, Pazar   Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..
06 Eylül 2008, Cumartesi   "Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Her seste bilgi var...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Pahalılığa son verecek gönüllüler aranıyor...

Ahmet Tolgay

Tiyatroya doyum olur mu?...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

İnsan seyahatinin yükselen trendi: Sağlık ...

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

- İstanbul Patrik Vekili Efendi tarafın...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital