Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluyor?.

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Ağustos 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugünlerde kafalar iyice karışacağa benziyor. Neden mi? Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Pekin'den dönüşünde ayağının tozuyla "Omorfo (Güzelyurt) kesinlikle verilmeli" diye açıklama yapıyor ve talepte bulunuyor. Rum tarafı için Güzelyurt'un Kıbrıs Rum idaresine verilmesinin kesinlikle gerekli olduğunu söylüyor.

Hristofyas o kadar emin konuşuyor ki, "bizim için Omorfo'nun Kıbrıs Rum idaresine iade edilmesi gerektiği kesindir" ifadesini kullanıyor.

Daha bitmedi. Kıbrıs Rum gazeteleri, Hristofyas'ın ilk hedefinin Karpaz'ın iadesi olduğunu dile getirdiler. 'Politis' gazetesi haberi manşetinde verirken, Hristofyas'ın ana hedefinin, son referans noktasını Annan Planı'nın oluşturduğu BM'nin daha önceki belgelerinde öngörülenden mümkün olduğunca fazla toprağın Rum idaresi altına alınması olduğunu bildirdi.

Daha bitmedi. Salamis ve Soli gibi antik bölgeler de sit alanları olarak ilan edilip merkezi devlete verilmeliymiş!..

Beri yandan sözde 'Mağusa Belediye Meclisi', "Maraş derhal yasal sahiplerine iade edilsin" kararı alıyor.

Bu gelişmeler, daha doğrusu bu talepler karşısında kafalar karışır ya, karışmaz mı?..

Güzelyurt'tan tutunuz da; Karpaz'a, Maraş'a, hatta Salamis ve Soli harabelerine kadar her şey talep ediliyor.

Hristofyas veya Rum tarafı, bunları talep ederken haksız mı?.. İsteyenin yüzü bir kara, vermeyenin arap!..

'Ağlamayan çocuğa meme yok' derler ya!..

Kaldı ki, 3 Eylül'de başlayacak olan görüşmelerin, sadece 'törensel nitelikte' bir görüşme olacağı, özlü görüşmelerin 11 Eylül'de başlayacağı belirtiliyor. Kimden öğreniyoruz bunları? Yine Rum tarafından. 'Bu durumda müzakere masasında her şey Rum tarafının istekleri doğrultusunda mı seyredecektir' diye kuşku duymamak elde değil!..

Ve insanın aklına şu geliyor: Daha müzakere masasına oturmadan, madem ki 'Tek Egemenlik', 'Tek Vatandaşlık' ve 'Tek Uluslararası Kimliği' prensipte kabul etmişsin, isteklerin sonu gelmez ya, gelir mi?..

Daha talep ederler ya, etmezler mi?..

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, "müzakerelerin kopmasını önledik" şeklindeki açıklaması da hala daha kafalarda çeşitli soru işaretleri yaratmaya devam ediyor. Acaba 'Tek'leri onun için mi kabul ettik?.. Onlar kabul edildi diye mi Hristofyas'ın taleplerinin ardı arkası kesilmiyor?..

Şeffaflık politikası gereği bunların ve de genel gidişatın halka açıklanması gerekmez mi?..

Dünya alem, görüşmelerin 3 Eylül'de başlayacağını bilirken, bizzat Yorgo Yakovu, görüşmelerin 3 Eylül'de formalite gereği başlayacağını, özlü görüşmelerin 11 Eylül'de yer alacağını açıklıyor. Bu dahi, her şeyin Rum tarafının istemleri doğrultusunda yürütülmekte ve de yürütüleceğine ilişkin emarelerdir.

Ancak, durup dururken Hristofyas'ın Çin'den Larnaka'ya dönüşünde Güzelyurt'un iadesine ilişkin kesin ifadeler kullanması, yanına Karpaz ve Maraş'ın, hatta Salamis ve Soli'nin eklenmesi, bu arada sözde 'Mağusa Belediye Meclisi'nin "Maraş derhal yasal sahiplerine (!) iade edilsin" şeklindeki kararı herhalde tesadüf eseri değildir.

Bunlar birbirleriyle bağlantılı ve önceden programlanmış, planlanmış işlerdir.

Acaba gerçekten Talat'la Hristofyas arasında Ankara'nın da bilgisi dahilinde gizli bir uzlaşma mı vardır, yoksa tüm bu açıklama ve de talepler, müzakere masasına daha oturmadan masayı dinamitleyerek berhava etmek amacına mı yöneliktir?..

Yoksa; Hristofyas, Atina'dan öyle bir talimat almıştır?.. Yoksa; bu tür çıkışlarla Türk tarafını zora sokarak, 'hayır' demesi mi beklenmektedir?.. 'Uzlaşmaz taraf' ilan edilmemiz için bu türden gerekçeler mi hazırlanmaktadır?..

İşin içinde bir bit yeniği vardır, ama ne?..

Gene de 3 Eylül'de Talat'la törensel de olsa müzakere masasına oturması beklenen Hristofyas'ın, bu şekilde açık seçik talepte bulunması ve "bizim için Omorfo'nun (Güzelyurt) Kıbrıs Rum idaresine iade edilmesi gerektiği kesindir" şeklindeki sözleri şu veya bu anlamda çok önemli bir mesaj içermektedir. Belki de Olimpiyat Oyunları nedeniyle gittiği Çin'in başkenti Pekin'de yaptığı temaslar ve almış olduğu güvencelerden sonra böyle bir kanıya varmış olabilir.

Kim bilir, Rusya'nın, Güney Osetya ve Abhazya'yı bahane ederek, Saakaşvili'nin de zamanlama hatası ve acemiliğinden yararlanarak Gürcistan'a girmesinden mi cesaret almış olabilir? Ancak gerekçe ne olursa olsun, müzakere masasına henüz oturmadan şu veya bu taleplerde bulunmak, hele Güzelyurt konusunda kesin ifade kullanmak, diplomatik açıdan da kabul edilebilir nitelikte değildir.

Her neyse; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da bu günlerde önemli açıklamalar yapabileceği bir zemin oluşturulduğuna göre, konuşma sırası Hristofyas'tan sonra Talat'a gelmiş bulunmaktadır.

   563 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..
20 Kasım 2008, Perşembe   'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranmaktan vazgeçelim artık!
19 Kasım 2008, Çarşamba   AB garantisi, öyle mi?..
18 Kasım 2008, Salı   Cemil Çiçek'ten biraz olsun ders alır mısınız?
17 Kasım 2008, Pazartesi   Ondan bundan... Ahde vefa bu mudur?..
16 Kasım 2008, Pazar   Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...
15 Kasım 2008, Cumartesi   Gaziler diyarı KKTC, yıkılmadı, ayaktadır!...
14 Kasım 2008, Cuma   'Yabancı' işçi konusu ve üretenlerin beklentileri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital