Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Eylül 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs sorununa barışçı ve kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan görüşmelerin ilki geride kalırken, Kıbrıs Türk tarafına yönelik bir bombardımandır da başlamış oldu. Hem de tek ağızdan değil, çeşitli mevzilerden. Hristofyas, yaylım ateşinde daha üstün gibi... İç tribünlere oynadığı yetmezmişcesine dış tribünlere de oynuyor. Yani Kıbrıs'la ilgili merkezlere ve dünya kamuoyuna...

Rum lider bu konuda avantaj sahibi. Tanınmış bir 'devletin' başkanı ya, gittiği her yerden, ziyaret ettiği her ülkeden patlatıyor demeçleri. Kendi kamuoyuna olduğu kadar, Talat'a da, Ankara'ya da, dış dünyaya da göndermeler yapıyor.

Bundan kazancı ne oluyor?.. Elbette bir bildiği vardır. En azından Rum tarafının tezlerini canlı tutmaya, taraftar ve destek toplamaya çalışıyor.

Örneğin 1 milyonuncu kez "Türkiye'nin garantörlüğü kalkmalı" diyor. Kıbrıslı Türklerin, Türkiye'den bağlarını koparmaları zamanının geldiğini öne sürüyor, 50 bin kişinin dışında kalan 'yerleşiklerin' geri gönderileceğini ifade ediyor.

Rum lider, "doğrudan müzakerelerin başlangıcında, Sayın Talat tarafından ortaya konulan tezleri değerlendirdiğimde, Kıbrıslı Türk liderin iddia ettiği gibi, Kıbrıs sorununun çözümünün yıl sonuna kadar mümkün olduğuna inanmıyorum. Sayın Talat, Kıbrıs sorununun, anlaştığımız temel çözüm ilkelerini izleseydi yıl sonuna kadar çözüm olması mümkün olurdu" şeklinde konuştu.

Aslında Hristofyas, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye ile bağları koparma konusuna fena taktı. Kendisi Yunanistan ile bağları güçlendirmeye çalışırken, Türk tarafına yaptığı çağrı biraz garip kaçmaz mı?..

'Sürüden ayrılanı kurt kapar' diye meşhur bir atasözü vardır. Hristofyas, can-ı gönülden böyle bir konuma düşmemizi arzuluyor. Yani hamisiz, korumasız ve desteksiz kalalım, ondan sonra da diledikleri gibi anamızı bellesinler!..

Bizler, bu filmi 21 Aralık 1963'ten itibaren çok gördük. Kendileri BM üyesi, AB üyesi olmalarına rağmen, silah ithalatında dünyada 1 numara. Niye çılgınca silahlanıyorlar?.. AB garantisi yetmiyor mu kendilerine?.. Hristofyas öncelikle bunun hesabını versin. 'Savunma amacıyla silahlanıyoruz' da demesin. Çünkü ellerindeki silahlar hiç de savunma amacına yönelik değildir.

Hal böyle iken, Türkiye'nin garantörlüğünün kalkması ve Kıbrıslı Türklerin Türkiye'den bağlarını koparmaları zamanının geldiği görüşünü ikide bir yaymasının başka ne anlamı olabilir ki!..

Kıbrıslı Türkler eğer bugün hayatta ise, bu Türkiye'nin garantörlüğü ve Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile bağlarının kopmamasından kaynaklanmaktadır.

Akıllı ve mantıklı çözüm önerileri üzerinde durulacağına, Rum lider kaçak güreşiyor ve aynı safsataları tekrarlamaktan geri kalmıyor.

Hristofyas'a sormak gerek. Eğer Kosova'nın koruyucu ve destekçileri olmasaydı, Kosova halkı Sırbistan'a kafa tutabilir miydi?.. Kosovalı, bağımsızlıktan yana iradesini ortaya koyabilir miydi?.. Bosna'daki kıyıma rağmen Kosovalı bunu yapabilmişse, elbette bir dayanağı vardır, destekçileri vardır. Onlardan cesaret alarak kararı vermişlerdir. Destekçileri ABD, AB ve İngiltere'dir.

Eğer Güney Osetya ve Abhazya halkları, aynı şekilde iradelerini kullanarak, Gürcistan'dan kopma ve bağımsızlık ilan etme kararı almışlarsa, elbette birilerine güvendiklerindendir. Güvendikleri, dayandıkları merkez de Rusya'dır.

Bu örnekler ve de gerçekler ortada dururken, Hristofyas'ın Kıbrıslı Türklere yaptığı öğütleri anlamı yoktur. Onun için tavsiyelerini kendisine saklasın. Kıbrıs Türkü'nün, Hristofyas'ın tavsiyelerine ihtiyacı yoktur. Hem sormak gerek. Kıbrıs Rum halkı, Yunanistan'dan kopmuş mudur, kopmuşsa ne denli kopmuştur?.. 

Örneğin, herhangi bir eylemde, bir mitingde taşınanlar, herhalde Niyazi'nin bezi değil, Yunan bayraklarıdır. Eylem veya mitinglerde sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti' bayrağına rastlanabilir mi? Ne gezer!.. Futbol maçlarında stadyumlarda da öyle değil mi?..

Birkaç yıl önce AB'nin üst düzey bir yetkilisi, Güney Kıbrıs'ı ziyaretinde Yunan bayraklarını gördüğünde afalladığını itiraf etmiş, "Yunanistan'a mı geldim, Kıbrıs'a mı" demekten kendini alamamış ve bu hususu beyanatında bizzat vurgulamıştı.

Hepsi bir yana, Hristofyas, Güney Kıbrıs'a gelen ve bildiğimiz kadarıyla sayıları 50-60 bin civarında olan Pontuslu Rumlardan niye söz etmiyor?..

Evet; olası bir uzlaşma sonunda Türkiye'den gelenlerden bir kısmının gideceği bilinmektedir. Ancak bu, üzerinde uzlaşmaya varılmamış bir husus değil ki!.. Önemli olan, Hristofyas'ın ikide bir garantörlüğe gerek olmadığını, Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile bağlarını koparmaları gerektiğini ileri sürmesidir. Eğer senin art niyetin yoksa, niye garantörlükten korkuyorsun?.. Eğer senin art niyetin yoksa, niye Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile bağlarını koparmaları gerektiğini telaffuz ediyorsun?.. Demek ki ortada bir art niyet vardır! Bunun başka bir izahı olabilir mi?..

 

 

   346 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa...
22 Kasım 2008, Cumartesi   İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'un ardından
21 Kasım 2008, Cuma   Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler kereste!..
20 Kasım 2008, Perşembe   'Kırmızı Şapkalı Kız' gibi davranmaktan vazgeçelim artık!
19 Kasım 2008, Çarşamba   AB garantisi, öyle mi?..
18 Kasım 2008, Salı   Cemil Çiçek'ten biraz olsun ders alır mısınız?
17 Kasım 2008, Pazartesi   Ondan bundan... Ahde vefa bu mudur?..
16 Kasım 2008, Pazar   Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...
15 Kasım 2008, Cumartesi   Gaziler diyarı KKTC, yıkılmadı, ayaktadır!...
14 Kasım 2008, Cuma   'Yabancı' işçi konusu ve üretenlerin beklentileri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital