Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Ada'nın gerçekleri ve Talat'ın uyarıları...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Kasım 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ne demiştik dünkü yazımızda?

"Ne sıkıntılar ve zorluklardan geçilerek kuruldu bu devlet. Nice fedakârlıklar yapıldı. On bir yıl boyunca ailesini doğru dürüst göremeyip, dağda bayırda silah elde nöbet tutanlar, gündüz okula, gece nöbete giden gencecik delikanlılar, abluka altında yeşil ota hasret kalanlar, insanlık dışı koşullara göğüs gerenler, utanç barikatlarında horlanmalarına rağmen, azim ve kararlılığından taviz vermeyenler, yıllar boyu çadırları mesken tutanlar...

Onlardır KKTC'nin temellerine harç koyanlar. 15 Kasım l983'e uzanan yolu yürüyenlerdir."

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, dünkü konuşmasında bunu tek bir cümle ile özetledi ve dedi ki:

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yaşamın onurlu kılınması ve kimsenin boyunduruğuna girmeden kendi kendini yönetme hakkının kullanılmasından başka bir şey değildir."

Ve Talat şöyle devam ediyor:

"Artık sormak gerek. Kıbrıs Türk halkı, devletsiz yönetilmeye mi mahkum? Kıbrıs Türk halkı kendi öz yönetimine sahip olmasaydı, Kıbrıs sorununun çözümlenmesi daha mı kolay olacaktı? Dahası Kıbrıs Türk halkı kendi yönetimini oluşturamamış olsaydı, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümde Kıbrıs Türk halkının yeri ne olacaktı?"

Evet; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kuruldu, dünyaya ilan edildi, ancak yine de Rum tarafıyla çözüm konusunda kapıyı aralık bıraktı. Elbette ki, ilelebet Rum liderliğinin gönlü olsun diye bekleyemezdi. Onların oyalama ve zaman kazanma taktiğine de göz göre göre kurban edilemezdi.

Zamanın Rum yönetimi başkanı ve uzun yıllar görüşmecilik görevini de sürdüren Glafkos Kliridis bunları kendi kitabında zaten itiraf etmektedir. "Tüm amaç ve hedefimiz, Kıbrıs Türk tarafını uzlaşmaz ilan ederek, zaman kazanmak ve AB yolunda ilerlemek, kendi hedeflerimize doğru adımlar atmaktır" demektedir.

Böyle bir senaryo karşısında Kıbrıs Türk tarafı daha ne kadar bekleyecek, oyalama taktiğine daha ne kadar kurban edilecekti?.. Günün sonunda "Siz yolunuza, biz yolumuza... Herkes kendi yoluna" demeyecek miydi?..

İşte 15 Kasım 1983'te yapılan da budur.

Aslında bu konuda belki de çok geç bile kalınmıştır. Ama ne yapalım ki, 'büyükler' 'müzakere masasında bulunmanızda yarar var' demişlerdi. Bundan dolayı da Rum, kedi fareyle oynarcasına bizimle oynuyordu.

Halbuki 1974'te kazanan taraf değildi onlar. Kıbrıs sorununu yaratanlardı. Ama izlenen politikalar gereği sanki de neden oldukları savaşı onlar kazanmış gibi, Kıbrıs meselesinin karmaşık hale gelmesinde onların hiçbir rolü yokmuş gibi ortaya konulan bir tavır karşısında, Kıbrıs Türkünün eli mahkum edildi.

Dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir rezillik görülmüş değildir.

Bunları da sineye çektik.

Sineye çekmediğimiz ne kaldı ki!..

Her neyse; Rum lider Hristofyas, Kuzey'deki devletin 'asparagas' olmadığını herhalde çok iyi bilmektedir. Yasal devletin kendisi olduğunu iddia etmesine rağmen, Talat ile masaya oturması, nihai bir çözümde Rum tarafı kadar, Türk tarafının da söz hakkı olduğunu bilmesindendir. Bu, dünyada hiç kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçektir. Bir başka deyişle, Kıbrıs, tamamen Rumların temsil ettiği bir ülke değildir. Onların sözü bir yere kadar geçerli olmakta, daha öteye gidememektedir. Dünya alem de bunu bilmektedir ve bunun farkındadır.

Yani Rum tarafı, Kıbrıs'ta tek kanatla uçan bir kuştur. Düzgün uçabilmesi için iki kanadı olması gerekir. Bir ikinci kanada daha ihtiyacı vardır ve o kanat da Kıbrıs Türk tarafıdır.

Bizi tek kanat altına almaya kimse kalkışmasın. Çünkü o kanat, bu yükü çekemez!

Tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik konusunda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı oyuna getirdiler mi, getirmediler mi, onu net bir şekilde söyleyemeyeceğiz, ancak Kıbrıs Türk halkının o konuda da yoğun itirazları vardır. Kıbrıs Türk halkı kendi toprağında egemendir ve egemenliğini kimseye kaptırmamakta da kararlıdır. Çünkü egemenlik elden gitti mi, don gömlek açıkta kalınır. Nasıl ki, İngiliz'in egemen üslerine, Güney'deki Rum egemenliğine biz karışmıyoruz, onlar da bizim egemenliğimize karışmasınlar, saygı göstersinler.

Bu şartlar altında iyi komşular olarak bal gibi de barış içinde yaşayıp gideriz. Üstteki çatıda ortaklıklar yapılabilir ve işbirliğine gidilebilir. Ama sonuçta biz kendi yerimizde olmaktan, Rum da kendi yerinde olmaktan memnundur. Halkı daha nice maceralara sürüklemek, göçmen durumuna düşürmek, yeni çatışma ortamları yaratmak kimseye yarar sağlamaz.

Hem ikide birde 'Türk askerinin bulunmasına, garantörlüğün devam etmesine gerek yoktur' şeklindeki sözlerin de artık noktalanması gerekmektedir.

Bu tür söylemlerin modası geçmiştir. Kıbrıs Türk halkının, güvenlik bakımından hem Türk askerine, hem de Türkiye'nin etkin ve fiili garantisine ihtiyacı vardır. İster kabul ederler, ister etmezler. Önceki gün Rum öğrencilerin Lefkoşa'nın Rum kesimi ile öteki kentlerde yaptıkları taşkınlıklar, neyi murat ettiklerini ortaya koyması bakımından son derece önemlidir.

Biz, kendi devletimizde bu koşullar altında yaşam sürmekten memnunuz.

Rumlar mı; onu kendileri bilir!..

Ada'daki gerçekleri inkar veya ters yüz etmeye gerek yok ki!..

   399 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital