|
Geçen gün, Kıbrıs'a gönül vermiş, 'Kıbrıs aşığı' diyebileceğimiz iki değerli dostu yitirdik. Biri; Türkiye'nin yetiştirdiği ünlü diplomatlardan Gündüz Aktan, diğeri de gazeteci-yazar dostumuz Aydın Olgun.
Gündüz Aktan Kıbrıs Türklerinin en zor günlerinde burada da görev yapmıştı. 1960'lı yıllarda TC Büyükelçiliği'nde 1'nci Kâtip idi. Kıbrıs Türk halkının mücadelesini iyi bilen, takdir eden, savunan gözü pek bir diplomattı.
Daha sonraları Dışişleri Bakanlığında görev yaptı ve Büyükelçi olarak çeşitli ülkelerde bulundu. Hiçbir zaman parmak arkasına saklanmadan doğru bildiğini haykırmaktan geri durmadı. Annan Planı döneminde emperyal güçlerin tuzaklarına düşmedi ve televizyon ekranlarında, gazetelerde planı eleştirdi.
Haklı da çıktı. Çünkü o plan, dayatma bir plandı. Adaya barışı değil, çatışma ortamını getirecek nitelikte idi. Annan Planı, iyice incelendiğinde, kan ve barut kokusu vardı. 'Barış' diye diye barışın ırzına geçenlerin çoğu da sonradan bu tehlikeleri fark etti.
Ancak deneyimli ve değerli bir diplomat olarak Gündüz Suphi Aktan, daha başlangıçta her şeyin farkına varmıştı. Kıbrıs Türkünün sonunun getirilmesi için hazırlanan senaryolara parmak bastı. Esasen Annan Planı'nın dış güçlerin dayatması olduğu da sonradan itiraf edildi.
Çeşitli kitapları ve gazetelerde yayınlanmış makaleleri olan Gündüz Aktan'la Lefkoşa'da görev yaptığı yıllarda çok karşılaştık. Uzun sohbetlerimiz olmuştu.
Türk milletine ve Kıbrıs Türk halkının davasına hizmet etmekten zevk duyan diplomatlardandı.
Allah gani gani rahmet eylesin. Ailesine, yakınlarına ve dostlarına başsağlığı dileriz.
X X X
Geçen akşamki televizyon programında KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la sohbetimizde, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'la ilgili düşüncelerini rica ettim. Duygusal davranmamaya çalıştı ve her ikisinin de Kıbrıs Türk halkının var oluş mücadelesine ve davasına yaptığı önemli katkılardan söz etti. Halkımızın layık olduğu haklara kavuşması için var güçleriyle çalıştıklarını, teslimiyetçi olmadıklarını, inandıkları dava uğruna yazmaktan çekinmediklerini belirtti.
Uzun yıllardan beri dostumuz ve meslektaşımız olan Aydın Olgun'un, Lefkoşa'da yaşamını yitirmesi, kendisini tanıyanları derinden üzdü. Aydın Olgun, Kıbrıs ve Yunanistan konularında uzmandı. TRT'de 30 yıl kadar çalışmış ve Haber Dairesi Başkanlığı'na kadar yükselmişti.
Gazeteciliğe Ulus gazetesinde muhabir olarak başlamış, sonraları "Kıbrıs'ın Sesi" radyosunda çalışmış, TRT'de programlar yapmış, Yayın Denetleme ve TV Repertuar Kurulları Başkanlığı görevinde bulunmuştu.
Rauf Denktaş'la sıkı bir dostluğu vardı. 'Ankara Mektubu' başlığı altında Halkın Sesi, Vatan ve Volkan gazetelerinde yazılar yazdı.
Centilmen olarak tanınan Aydın Olgun'un 'Plan ve İdareciler', 'Kıbrıs'ın Anatomisi', 'Kıbrıs Gerçeği', 'Cumhuriyete Başkaldıranlar' ve 'TRT'de On Bin Gün' adlı eserleri var.
Tam bir Kıbrıs sevdalısı idi Aydın Olgun. Ankara'dan gelir gelmez elinde çantası ile bana da uğrar ve "hadi gel aşağıda Amasyalı'da bir yemek yiyelim, sohbetimize devam edelim" derdi.
Bir ayağı Ankara'da, bir ayağı Lefkoşa'da idi.
Eşi Oya hanım, Ziraat Bankası'nın en üst makamlarında görev yapmış, TC-KKTC protokol görüşmelerinde hazır bulunmuş ve gerekli mali katkıların kanalize edilmesinde önemli rol oynamıştı.
Kıbrıs Türk halkına büyük hizmetleri geçen değerli dostumuz gazeteci, radyocu, televizyoncu, yazar dostumuz Kıbrıs aşığı Aydın Olgun'u yitirmenin üzüntüsü içindeyiz. Kendisine Allah'tan rahmet, yaslı ailesine, tüm yakınları ve dostlarına başsağlığı dileriz.
Nur içinde yatsın!..
|