Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Ülkemizde değişen koşullara göre yeni bitki türleri yetiştirilmeli

Dr. Orhan Aydeniz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ağustos 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu yıl ülkemizde herkesi etkileyen kuraklık, su kıtlığı ve kavurucu sıcaklar, küresel ısınmanın bundan böyle yaşamımızın bir parçası olacağını gösteriyor.

Uluslararası düzeyde küresel ısınmanın durdurulması için köklü önlemler üzerinde fikir birliği sağlanamaması durumunda, önümüzdeki yıllarda; kuraklık, kavurucu sıcaklar ve toprak ile sulama suyundaki tuzluluk oranı artacak ve bu üç etken, bitkilerin yetiştirilmesinde belirleyici rol oynayacak.

Kuraklık arttıkça kuru tarımda verimlilik yıldan yıla azalacak ve bazı türlerin yetiştirilmesi mümkün olamayacak. Kavurucu sıcaklar, bitkilerin su kaybının yükselmesine ve buna bağlı olarak, daha sık ve daha fazla su ile sulanmasını gerektirecek. Toprak ve sudaki tuz oranının tolere ( dayanılabilecek) edilebilecek sınırların üzerine çıkması ise, birçok bitkilerin yok olmasına veya yetiştirilememesine sebep olacak.

Halen küresel ısınmanın başlangıç noktasında bulunmamıza rağmen, gözlemlerime göre şimdiden birçok bitki olumsuz yönde etkilenmeğe başlamıştır.

Örneğin, Lefkoşa'da aşırı sıcaklara, susuzluğa ve tuzluluğa karşı direnci nispeten az olan gül, yeni dünya, elma, şeftali gibi bitkiler şimdiden kurumaya ve bahçelerimize veda etmeğe başlamıştır.

Ülkemizdeki ekolojik koşullar olumsuz yönde değişmeye başladığına göre, halen yetiştirilmekte olan geleneksel bitki türleri üzerinde ısrar edilmesi, mantıklı görünmüyor. Çünkü önümüzdeki yıllarda; tuzluluk, kuraklık ve aşırı sıcaklar bitkilerin verimli bir şekilde yetiştirilebilmesini daha da engelleyecektir. Bu nedenle sorunun çözümü için; çok yönlü ve dikkatli uyum çalışmaları yapılarak, yeni koşullara uygun, yeni bitki üretim deseni hazırlanmalı ve hangi türlerinin yetiştirilmesinin daha uygun olacağı hususunda vatandaşlara yol gösterilmeli.

Ayrıca bizim için suyun değeri her geçen gün daha da artacağına göre, her damlasının en verimli bir şekilde kullanılması sağlanmalı. Bu amaçla da öncelikle, pazarlanmasında sıkıntı çekilen ürünlerin zorlanarak yetiştirilmesi politikasından vazgeçilmeli.

Şehirlerdeki ev bahçelerinde ve Belediyelerin yeşil alanlarında da en az su ile yetişebilen kaktüs gibi bitki türleri ön plana çıkarılmalı.

Ticari yetiştiricilikte artık; kavurucu sıcaklara, kuraklığa, tuzlu toprak ve sulara dayanıklı olan yerel ve eksotik bitki türleri tercih edilmeli.

Örneğin, aşırı sıcaklardan korkmayan ve kökleri 40 metreden derinlere inebildiği için sulama gerektirmeden yetişebilen Gappar'ın da yeni dönemde dikkate alınmasında yarar vardır. Özellikle İspanya'nın gappar ve gappar mamülleri dış satımından yılda 16 milyar dolar gelir elde etmesi, bu bitkinin büyük ekonomik değere sahip olduğunu gösteriyor.

Aşırı sıcaklardan zarar görmeyen aksine hoşlanan, tuzlu ve atık sulara son derece dirençli olan hurma'nın da, alkol üretimine dönük üretimine geçilmesinin isabetli olacağı görüşündeyim. Bilindiği gibi son zamanlarda etanol (alkol), otomobil yakıtlarında kullanılmaya başlanılıyor. Hurma meyvesinde de % 60 - 65 oranında şeker bulunması, alkol üretimi bakımından oldukça avantajlı olmasını sağlıyor.

Otomobillerde yakıt olarak kullanılan etanol üretimine dönük, şeker darısı yetiştiriciliği de son yıllarda birçok ülkede önem kazanmıştır. Yıllık yağış ortalaması 150-300 mm.de yetişebilen Şeker darısının ülkemizde yetiştirilebileceği görüşündeyim. Yapraklarında % 70-80 oranında şeker bulunan şeker darısı yetiştiriciliğinde, hektardan 5000 kg. şeker elde edilir. Şekerin fermantasyonu durumunda da, hektardan 2-3 ton petrol eşdeğerinde etanol üretilebiliyor.

Kurak koşullarda yetişebilen ve biyo-dizel üretiminde kullanılabilen; aspir, kolza (kanola),keten, jojoba, hint yağı bitkisi (gurtunya) gibi bitkilerin de ülkemizde yetiştirilmesinin sağlanması isabetli görünüyor. Hele bunlardan aspir, Arabistan yarım adasında yetişen kuraklığa çok dirençli bir bitkidir. Ayrıca , % 25 dolayında protein içeren küspesi de çok iyi bir hayvan yemidir. Görüldüğü gibi küresel ısınmaya karşı tamamen çaresiz değiliz. Ancak çok ciddi sıkıntılarla karşılaşmamak için, yeni ekolojik koşullara uygun olmadığı açıkça anlaşılan, geleneksel bitki türlerimiz üzerinde saplanıp durulmaması gerekir. Bunun için de Tarım bakanlığının, yeni koşullarımıza göre hangi tür bitkilerin yetiştirilmesinin daha uygun olacağını saptamak amacı ile, derhal adaptasyon denemeleri başlatması gerekir.

Denemelerden alınacak sonuçlar ve pazarlama olanakları ışığında da, ülkemiz için yeni bir üretim planlaması hazırlanması ve bunun da çeşitli yöntemlerle üreticilerimize benimsettirilmesi gerekir inancındayım.

   742 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ekim 2008, Cumartesi   Girne Belediyesi’nin alkışlanacak uygulaması
27 Eylül 2008, Cumartesi   Yaşam Alanlarımızdaki Kanser Riskleri
13 Eylül 2008, Cumartesi   Çevre Kirliliği Ve Çözüm Yolları
03 Eylül 2008, Çarşamba   Dünya Barış Günü
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Ülkemizin asayiş sorunu
12 Ağustos 2008, Salı   Tarımsal Üretim Planlaması
29 Temmuz 2008, Salı   Denizlerimizdeki Kirlilik
24 Temmuz 2008, Perşembe   Su Kıtlığı Üzerine
22 Temmuz 2008, Salı   Taş Ocakları Hakkında Görüşler
15 Temmuz 2008, Salı   Taş ocakları sorunu



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital