|
(Geçen haftanın devamı)
Bir de şu önemli nokta var: Ada'da eşya fiyatları eskiye göre kat kat artmış ve yerli memurlara maaşları yetmez olmuştur. Bu para, idarelerine kâfi gelmeyip geçinemez duruma, dara düşmüşlerdir. Konunun İngiltere Devlet-i Fahimesine aktarılarak maaşların uygun ölçülerde artırılmasını istirham ederiz.
Ele alınması gereken görevlilerden bir kısmı da askerlerdir. Bunların maaşları da o ölçüde azdır ki acınacak duruma düşmüşlerdir. Erler bir şilin alıp (her halde gündelik olacak - H.F.) terfi ettikçe pek az bir artış yapılıyor. Ödenen maaş geçinmeye yetmediğinden halk, bu sınıfa katılmaktan kaçınıyor. Bugün adada güvenliğin sağlanması için zabıta güçleri yeterli sayıda değildir. Bu cümleden olarak geçenlerde Leymosun kasabasındaki Hıristiyanların bir top mes'elesinden Polise, hatta İnspektör'e yapmadık hakaret bırakmadılar. Her nedense bu mes'ele Lefkoşa Mahkemesine havale edilerek saldırganlar hüküm giymişlerdir. Bu kasabanın büyüklüğü, nüfus yoğunluğu ve zabıtasının miktarı göz önüne alındığında, denebilir ki, burada zabıta hemen hemen yok gibidir.
Geçenlerde limana gelen bir Osmanlı savaş vapuruna Hıristiyanlar hücum ile Bâb-ı Ali'nin sürgün cezasına mahkum ettiği bir Bulgar papasını almak cür'etinde bulundukları halde, üzülerek söyleyelim, zabıta bunda da kuvvetini göstermemiştir.
Bugün Leymosun'un İslâm ehâlisi güvenlerinin sarsıldığından, imkânsızlıklar içerisinde bulunduklarından feryâd ediyorlar. Ve yine bu cümleden olarak birçok köy ve kasabalarda Hıristiyanlar zâbıtanın yokluğundan yararlanarak yurttaşları olan İslamlara insanlığa yakışmayan hakaretlerden çekinmiyorlar. Mağusa kazasına bağlı Angastina (Aslanköy) köyünde hakareti o denli ileri götürürler ki zavallı Müslümanlar evlerinden çıkmağa cesaret edemiyorlar. Bununla da yetinmeyerek evlerine kadar silâh atıyorlar. İşte bu önemli konuyu barış-sever kişiliğinize arz ile zabıta güçlerinin ve o ölçüde de maaşlarının arttırılmasını istirham ederiz.
Ada halkı, bazı kasabalar dışında, hemen genellikle çiftçidir. Fakat, üzülerek söyleyelim, tarım hala eskisi gibi olup yeni uygulamalar ile topraktan gereği kadar yararlanılamıyor. Memleketin bu hali de soylu kişiliğinize arz ile Hükümet tarafından örnek çiftlikler kurularak bu yolla tarım tekniklerinin ehali arasında yaygın hale getirilmesi.
Ada Müslümanlarının önemli bir istekleri de bir müddetten beri Kaza Mahkemeleri başkanlıklarına yerli Hıristiyanların atanması için Hıristiyanlar tarafından ileri sürülüp ısrar edilen isteklere itiraz etmekdir.
Biz, Kaza Mahkemeleri başkanlıklarına, geçmişte ve şimdiki gibi İngilizlerin atanmasını dileriz. Lefkoşa Belediye Başkanlığı sürekli olarak Hıristiyanlara bırakılmıştır. Bu ise memleket ehâlisinden ve nüfusca eşit demek olan İslam haklarının ellerinden alındığı anlamına geldiğinden bu haktan Müslümanların da yararlanması.
Eğitim - öğretim bir ülkenin ruhu demek olduğundan, Ada İslâm eğitim - öğretiminin yıllık ödeneği olan bin küsur liranın daha ileri adımlar atabilmek için iki bin liraya çıkarılması İslâm halkının isteklerindendir.
Sünuhât
05 Aralık 1907
Perşembe; Sayı: 54
Yazışmalar:
İskele'den:
Çok değerli Sünühât Gazetesine
Gazetenizin sütunları öteden beri vatana yazılarıyla yararlı olduğundan Larnaka Belediye Doktoru Mister Williams Cenâblarından acizâne gördüğüm ve sonsuza değin unutamayacağım bir iyiliği bildirmekten dolayı övünç duyarım. Şöyle ki:
Ansızın tutulduğum bir boğaz hastalığı, geçen gecenin yarısında şiddetini çok artırmış ve beni boğulmak tehlikesiyle karşı karşıya bırakmıştı. Yukarıda adı geçen Doktor Williams Cenâblarını acizane evime çağırdım. Gelmek nezaketinde bulunan Doktor, yaptığı muayene sonucu gerekli reçeteyi vermiş ise de; eczaneler açık olmadığından ilâçların alınmasının hemen hemen mümkün olmadığını mahzun duruşmadan anlamasıyle bu uzelli Doktor, eczane açtırarak ilâçları yaptırmış ve bana getirmiştir.
Bu vesile ile tehlikede olan hayatım kurtulmuştu. Adı edilen Doktor başka hastaları için de ayni özveride bulunduğundan ona açık teşekkür mahiyetinde olan bu yazımın gazetenizde yayımlanmasını temenni ederim.
25 Kasım 1907
Larnaka Osmanlı
Telgraf Müdürü
Mehmed Şakir
----
Sünühât
05 Aralık 1907
Perşembe; Sayı: 54
Sayın Yazar!
Sünuhât birkaç haftadır yayımlanmıyor. Bence bunun sorumlusu senden başka kimse olamaz. Sunuhât yayımlanmalı. Bunu emredercesine söylemeyorum. Fakat hiçbir zamanda bunun sorumluluğundan kurtulamıyorum. Bundan dolayı basın dünyasına mensub benim gibi tecrübeli bir ihtiyar adam, sana bu yolda seslenmek hakkına sahiptir.
Sünuhât nefis bir gazetedir; doğrusu takdir edilir. Gazetemiz Ada'da İslâm haklarının kefilidir. Denebilir ki, böyle bir eseri kapatmakta, ya da yayımlanmasından yan çizmekte hiçbir sebep yoktur.
Yazar! Bu konuda inad, ısrar edersen; milliyet açısından bağışlanamayacak bir suç işlemiş olursun.
Bir yaşlı kimsenin (pir-i fâninin) sözleri seni öfkelendirmemeli. Eğer senin de benim gibi tecrübeli olduğundan emin bulunsa idim, bu sözleri söylemeyi gereksiz sayardım ve de söylemezdim. Fakat gençsin!
Ciddi bir usavurma yürütürsen bu konunun sence bir görev olduğunu anlarsın. Kuşkusuz, yazarlık, senin görevindir. Zira erkli olmakla beraber millete karşı mecbur bulunduğun bir şeydir. İnsanlar bu türden genel konularda görmezlikten gelip kaçınamazlar. (Sürecek)
|