|
Sünuhât
12 Mart 1908
Perşembe; Sayı: 67
İç Haberler
İnanılır kaynaklarımıza göre Orman Dairesinde nisan ibtidasından itibaren görülen luzum üzerine bazı me'murlar daha alınacakmış. Eşitliği sağlamak BAKIMINDAN BU MÜNHALLERE İslamların ta'yin edileceklerini ümit ederiz. Zira, bugün bu dairede, söz-gelimi beş Müslümana karşı kırk-elli kadar Hıristiyan vardır.
Bir de Başkâtip Kostantinides Efendinin hizmetine ayrıca bir me'mur ta'yin olunması da kararlaştırılmıştır. Kazayı idare eden me'murun Türk ve raporların da Türkçe olduğu dikkate alınırsa bu me'murun da Müslüman olması gerekir.
Bundan başka Ada Orman Dairesi işçisine gündelik ve maaşlarını ödemek için kurulacak birimde çalışmak üzere, Defterden Dairesi kâtiplerinden merhum Cemal Efendi-zâde Münir ve Şevket Beylere teklifte bulunulmuş ve bazı yerinde sebeplerden dolayı da girişim gerçekleşememiştir. Bu mevkie yine bir Müslümanın atanmasını bekleyeceğiz.
Futbol
Geçen Cum'a günü Mağusa Hıristiyan gençleri futbol oynamak üzere Lefkoşa İngiliz Mektebini da'vet ederler.
O gün sabahleyin öğrenciler özel bir trenle Mağusaya giderler. Öğleden sonra yapılan maçta öğrenciler 9 def'a kazandılar; bunlara karşı bir def'acık olsun Mağusa Hıristiyanları başarı gösterememişlerdir. Belki ileride kazanacakları beceri ile maksatlarına ulaşırlar. (Anlaşılacağı gibi İngiliz Okulu, Mağusa'yı 9-0 yenmiştir H.F.)
Sünuhât
19 Mart 1908
Perşembe; Sayı: 68
Sağlık Dairesi
Bu dairedeki eczâ-hâne ve ameliyat-hânenin bazı eksikliklerini gidermek üzere 300 lira eklenmiştir.
Eğitim-Öğretim Dairesi
Hükümet tarafından okullara yapılan yardım 4554 liradan 5500 liraya çıkarılmıştır. İşbu meblâğıdan İngilizcenin öğretilmesi için senede verilmekte olan 200 liraya 100 lira eklenmiş; geriye kalan para da Ada'daki başka okullara ayrılmıştır.
Tarım Dairesi
Bu dairenin düzenlenmesi için bütçesi 5306 liradan 6042 liraya çıkarılmıştır. Bütçeye eklenen meblâğdan senelik 50 lira ağaç dikmek ve türetmek için gereken eğitime ayrılacak ve 110 lira da tarım dergisinin basımına verilecektir.
Orman Dairesi
Orman Dairesi Başkanı bulunan Mister Bovil'in senede 50 liralık maaşına artış verilmiş ve Ada'da orman türetmek için de bu daireye 5000 lira bir para ayrılmıştır.
İnşaat Dairesi
İnşâât Dairesinin bütçesi 22,325 liradan bu sene 40,931 liraya yükseltilmiştir.
İşbu eklenen meblâğla yeniden birçok yollar, köprüler inşa olunacak ve Baf limanının ta'miri gibi daha birçok gerekli işler yapılacaktır.
Girne Limanının Temizlenmesi
Geçen Perşembe Girne Komiseri (Kaymakamı), Girne ehalisinin önde - gelenlerini da'vet edip limanın temizlenmesi gerektiğini beyan ederek bazı görüşmelerde bulunduğu haber alınmıştır.
----
- Geçen hafta Mağusa ile Maraş arasında inşâ olunan hükümet dairesine Komiserlik, Tapu ve Kadastro Dairesi ve Polis daireleri aktarılmıştır.
- Mister Steward 05 Şubat 1908 tarihinden i'tibâren Leymosun Kaza Mahkemesi Reisliğine ta'yin olunmuştur.
- Geçen gün Lâğudra köyünde Mihaili Yorgiyu adlı kişi yakmış olduğu ateşten ısınmakta iken elbisesi tutuşarak yanmış ve bir-iki saat zarfında ölmüştür. Ateş elbisesine geçer geçmez söndürmeğe koyulmuş ise de, başaramayacağını anlayınca dışarıya atılıp bağırmağa başlamış, fakat ehali gelinceye değin birçok yerinden yanmış ve ehali sonradan ona ulaşabilmiştir.
----
Cinayet ve İntihâr
İçinde bulunduğumuz ayın 13. Cum'a günü Petre köyünden Akliyaniti adında bir Hıristiyan ba'zı sebeplerden dolayı orman tahresiyle karısını, baldızını, kayın vâlidesini feci bir surette katletmiştir. Kâtil, bu cinâyeti işledikten sonra, tahre elinde olduğu halde Ayyorgi köyüne doğru koşmağa başlamış ve yolda Baba Niyokli isminde bir papaza tesâdüf etmiştir. Kâtil, papaza hitâben, "dur, sana ne söyleyeyim" diyerek Papazı durdurur. Ve Papazın huzurunda hemân elindeki aletle kendi karnı üzerinde istavroz şeklinde iki büyük yara açar ve bulunduğu yere serilir; aldığı yaranın te'siriyle bir gün sonra hayatını kaybeder. Papaz da işbu korkunç intihâr karşısında fevka'l-âde bir dehşet içinde kalır.
- Geçen pazar günü akşamı ya'ni pazartesi gecesi Limni köyünde sokakta ba'zı gençler türkü çağırarak dolaşmakta iken, diğer ba'zı ıslık çalan gençlere tesâdüf ederler. Ve türkü çağıranlar diğerlerine karşı, neden ıslık çalarlar, diye saldırıda bulunup küfür de ederler. Bunun üzerine onlar da taşımakta oldukları bıçakları çekerek üzerlerine hücum ederler ve iki kişiyi bıçaklarlar. Aldığımız habere göre birisinin yarası tehlikeli imiş.
Kavânin (Yasama) Meclisi
Seçimleri İçin Açılan Da'vânın Masrafı
Evvelce yazdığımız üzre Lefkoşa ve Girne kazası Kavânin üyeleri aleyhinde İlyasidi ve yandaşları da'vâ açmışlardı.
Kaza ve İstinâf mahkemeleri mukayyidlerinin takdir ettikleri da'vâ masraflarını uygun bulmayan Teodotu'nun partisi konuyu Temyiz Mahkemesine aktarmıştı.
Geçen Perşembe ve Cum'a günleri İstinâf Mahkemesi Reisi Mister Tayzer tarafından davalı ile da'vâcıların ifâdeleri alınmış ise de bugüne kadar bir karar verilmemiş olduğunu haber aldık.
Emekliler
Bu sene aşağıdaki me'murlar emekliye ayrılmışlardır:
Senede 292 lira 10 şilin aylıkla Mister Cobham,
Senede 82 lira 17 şilin 5 kuruş aylıkla Mister Çemberleyin
Senede 57 lira aylıkla F. Kara Yorgiyadi Efendi ve 50 lira 2 kuruşla da V. Gibyades Efendi emekli olmuşlardır.
----
Sünuhât
19 Mart 1908
Perşembe; Sayı: 68
Karga - Büken
Kara Süleyman'a
Mir'ât-ı Zaman'ın 274. sayısında Karga - Büken ile Ak Süleyman'ın bir sohbetini okudum. Bu Kara Süleyman her ne kadar da gerçek adıyla basın alanına atılmağa cesaret edemeyerek maskaracasına bir ad ile kendisini gizliyorsa da; yine şahsı bence gizli kalamaz. Bu bir kara gençtir ki doğumundan şimdiye kadar bütün hayatını bildiğim için her halde kendisini özürlü görürüm. Perde arkasında oyun sergileyen bir hayal - perestin kullandığı sözlerden de aşağı bir üslupla kendisine yazarlık süsü vererek Mir'ât-ı Zamân'ı bütün bütün lekeleyen zavallı şopar gerçekten acınacak bir durumdadır. Bütün bilgimin ilkokulla sınırlı olduğunu söyleyen bu yazar, acaba kendi öğreniminin ne derecede olduğunu belirtebiliyor ve bugün Sadre'd-din Efendi'den başka bir kimsenin yüksek okuldan geçtiğini ileri sürebiliyor mu? Bütün Ada Müslümanları nerede öğrenim görmüş ise ben de orada; ve fazla olarak ayrıca özel öğretmenlerden de dersler aldığım halde beni cahil göstermesi bir delilik alâmetidir.
Mübarek mahluk kendisinde o kadar yetenek görüyor ki elinin hamuruyla erkek işine karışarak dünyanın en ünlü yazarlarından olan Shakespeare'in Hamlet adlı eserini tercümeye kalkışır; birçok kez de büyük edip Kemal Bey (Nâmık Kemâl) merhumun yeteneksizliğinden söz açar. Bundan dolayı böylesi çarpık fikirlere sahip bir ahkam adamın hakkındaki saçmalıklarına önem vermeyerek kendisine delidir gözüyle baktığımdan uzun uzadıya cevap vermek gereğini duymuyorum.
Bodamyalı-zâde
Mehmed Münir
Sünuhât'ın Notu:
Münir Bey!
Cevap vermediğin zâtın öğrenimi güzeldir. Hatta bu öğrenimi bitirdiği zaman bir konuşma yapmış ve bu veciz konuşmada burnunu soktuğu eğitim ortamından bir damla halinde becerinin sihirli şebnemini alarak çıkardığını söylemiş; ve burnundan düşürmediği bu sihirli şebnemle eğitim alanında koşmağa başladığını belirterek öğrencilerin kendisini izlemelerini istemiş. Bu koskoca burnuyla öğrencilere imam olmuş, Yeni Kapı Caddesi'nde burnu üzerinde titreyen şebnemiyle koşan ve şebnemini düşürmeyen bu zât, elbet eğitim - öğretim yolunda bir ilerleme sağlamıştır. Hatta burnuna o derece düşkündür ki kartallıktan çıksa karga - bükenliğe girer. İçinde 'burun' olmayan bir adı, mümkün değil, kullanamaz.
(Bu eleştiri Dr. Hâfız Cemâl'i ve kurmuş olduğu Sanayi Mektebi'ni hedef almaktadır - H.F.)
|