|
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sonay Adem, geçtiğimiz günlerde yine "açtı ağzını, yumdu gözünü..."
"Hortumlanan bankalarda trilyonluk borcu olan vekillerden" bahsetti. Yani "kocaman" bir usulsüzlükten...
Benim Everest Bankası'na borcum vardı battığı zaman. Merkez Bankası'na tıkır tıkır bu borcu ödedim. Benim gibi binlerce vatandaş aldıkları kredilerin karşılığını ödedi.
Peki kim bu vekil? Sayın Sonay Adem, bunu biliyor, söylüyor ama gereğini yapmıyorsa bu büyük bir hatadır. Bilmek yetmez, gereğinin de yapılması şarttır.
Eğer usulsüzlüğü biliyorsanız, bunu söylüyorsanız ve gereğini yapmıyorsanız, akıllara başka başka şeyler gelir.
Mesela;
- Sonay Adem, söz konusu vekili neden kolluyor?
- Toplumun bu vekili bilme hakkı yok mu?
- Vekilin borcunu almayan yetkili kimdir?
- Konu Sonay Adem'in bilgisine ne zaman gelmiştir?
- Vatandaş kuruşuna kadar borcunu ödeyip hacize karşı gelemezken, vekile bu ayrıcalık neden?
- Hangi hükümet döneminde bu ayrıcalık yapıldı, hangi maliye bakanı buna izin verdi?
Soruları uzatmam mümkün.
Ama "bir vekilin borcunun alınmadığını" Sonay Adem, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı söylüyorsa, "vatandaşın da", "O zaman gereğini yap, biz dolandırıcılardan bıktık, hesap sorun" deme hakkı vardır.
Vekil misiniz, değil misiniz?
Demokrat Parti vekilleri, "ayakları bir içeride, bir dışarıda" tavırla gerçekten Kıbrıs Türk siyasi tarihine önemli notlar düşüyor.
Dün de mecliste yaşadık. Arka sıralara gelip oturdular.
Bu cumhurbaşkanına da hakaret değil midir?
"Biz istifa ettik" diyorsanız, oturuma katılmayın. Yok eğer oturuma katılacaksanız, o zaman da meclisteki konuk localarına oturmayın.
Sayın Ertuğrul Hasipoğlu meclis başkanlığı yaptı. Bu usulü doğru buluyor mu? Ha, diyeceksiniz ki, "Biz ÖP'le aynı sırada oturmayız". O zaman hiç katılmayın.
Nitekim bu konudaki sözünü dün, KIBRIS TV'de konuk olan sayın Talat da söyledi: Bu işe iki taraftan birisi son vermeli. "Ya DP hiç gelmemeli, ya da meclisteki diğer partiler DP'li vekillerin istifasını kabul etmeli."
Böyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Herkes halinden memnun. Memnun olmasa kimse, bu durum nasıl sürsün?
CTP, UBP ve ÖRP, DP'nin dışarıda olmasından rahatsız değil. DP de böyle memnun. Devlet katkısı geliyor... Maaşlar da geliyor... Maliye Bakanı da ödüyor... Meclis başkanı da ödenmesini istiyor
Ama bari cumhurbaşkanına saygısızlık yapmayın.
Elcil: Maaşlar yüzde 30 düşsün amma...
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil aradı dün. Dome Otel'deki tartışmalarda çadıra gitme nedenini "arayı bulma" olarak açıkladı. Doğrusu ben böyle bir açıklama hatırlamadım ama...
Ardından da BELÇA'daki önerilerine paralel olarak (biliyorsunuz yüzde 30 kesinti önerildi çalışanın bir kısmının maaşından) "Devletin her kademesinde de maaş alanlardan yüzde 30 kesinti yapılsın" dedi ve "Amma" diyerek şartlarını sıraladı:
- Polis sivil otoriteye bağlanacak...
- Merkez Bankası başkanı değişecek
- Koordinasyon kurulu dağıtılacak
- Türkiye'den para istenmeyecek... vs. vs..
E tamam işte Şener Hocam... Bekleyin bunlar olsun, ondan sonra senin maaşınla birlikte BELÇA çalışanlarının da maaşından yüzde 30 kesinti yapılır.
|