Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Devlet ve belediye malı, deniz mi?...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Aralık 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Ekonomik krizin dalga dalga yayılarak ülkemizi de sarmalına aldığı bu günlerde tasarruf her zamankinden daha fazla gerekli... Durum oldukça nazik... Ekonomi, savurganlıkları kaldıramayacak denli naifleşmekte...

   Nitekim Maliye Bakanı Ahmet Uzun'un kısa süre önce bir gazetede okuduğumuz özel demeci de acilen alınması gereken tasarruf önlemlerine dairdi... Uzun, bu bağlamda resmi hizmet araçlarının kullanımına da sıkı denetim getirileceğinden söz ediyordu...

   Savurganlıkların önlenmesinde geç kalınmış ve ipin ucu kaçırılmıştır. Şimdiye dek savurganlıkların önleneceğine, hele de resmi hizmet araçlarının kullanımının denetim altına alınacağına dair çok şeyler söylenmiş, ne ki söylenenlerin hepsi de sözde kalmıştır.

   "Devlet malı deniz, yemeyen keriz" moduna fena kaptırdılar kendilerini... Oysa özellikle ekonomik kriz ortamlarında devlet malının deniz olamayacağı ve esasında denizin bittiği yere gelindiği kesindir...

   Savurganlıklar aleni ve pervasızdır... Vatandaş olup biteni görmekte, sorgulamakta ve yargılamaktadır. Hükümet yetkilileri ve belediyeler para darlığından yakındığında ve hazinelerini doldurmak için vergilerle harçları ve cezaları artırdıklarında da bilinçli vatandaş haklı olarak isyanları yaşamaktadır. 

   Nakledeceklerimin biri Hükümeti, öteki de Lefkoşa Belediyesi'ni ilgilendirmekte...

                              *    *    *

   Değirmenlik'te oturan, adı yanımda saklı,  emekli bir memur telefonla aradı... Ve şunları anlattı:

   "25 Kasım Salı günü bir torba zeytinimi Yeniceköy'deki değirmene götürdüm. Değirmenci, ürünlerin hep birlikte değirmene verilebilmesi için başkalarının da bekleneceğini söyledi. Bekleme süresini köyün iki kahvesinden birinde geçirmek istediğimde, iki kahvenin de kapandığını öğrendim. Nedenini sordum. Maliye'nin koyduğu vergilere dayanamayıp kepenk indirmişler... Değirmenciyle oturup beklemeye başladım. Bir süre sonra yeni müşteriler geldi...Devlet Planlama ve İnşaat Dairesi'ne ait bir resmi hizmet aracı içinde 2 erkek, 2 de bayan!.. Bayanlardan biri kaymakam M. T.nin kız kardeşiydi. Ötekileri tanımıyorum. Saat 10 sıralarında, mesai saatinde, devlete ait araçla geldiler ve uzun süre orada oyalandılar. Olayın özeti şu: Bir yanda maliyenin talep ettiği vergileri ödemekte zorlanıp dükkânlarına kilit vuran esnaf, bir yanda da o vergilerle ödenen memurlar ve o memurların yine o vergilerle alınıp çalıştırılabilen devlet araçlarını özel işlerinde ve mesai saatlerinde pervasızca kullanması!.."

                              *    *    *

   Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları da belediyeye ait hizmet araçlarında kantarın topuzunu kaçırdı. Lefkoşalılar bu araçları her gün özel işlerde kullanılırken görmekte. Vergi, harç ve cezalardan gına getirenler; "Ödediğimiz paralar Lefkoşa'nın refahından çok lükse, araçlara ve gereksiz istihdamlara harcanıyor" yakınmalarında.

   Bizzat başımdan geçen olayı anlatayım:

   Belediye'nin faturalarını ödemeye gittiğimde her zamanki gibi "saray"ın otopark alanı doluydu. Bayan zabıta görevlisine arabamı nereye park edebileceğimi sorduğumda "Yer yok; o senin sorunun" dedi. Vay canına!.. Lefkoşalıların ödediği vergilerle istihdam edilen bayanın tafrasına bakın!..  Ön taraftaki bir boşluğu görünce oraya direksiyonu kırıp arabamı park ettim. 15 dakika içinde faturalarımı ödeyip dışarıya çıktığımda çıkış yolumun bir belediye binek aracıyla kasıtlı tıkandığını gördüm. Oysa o arabanın konulabileceği birkaç yer boşalmıştı ben çıkına dek... O sırada kulübeden eşgeren erkek zabıta görevlisi "Arabanı belediye araçlarına ait park yerine koydun. Bundan sonra sen geldiğinde arabanı dışarıya park edeceksin" demesin mi?. İkinci kez vay canına!.. Daha önce yine bu parkta yer bulamayınca arabamı karşıdaki apartmanların birinin önüne park etmek zorunda kalmış ve apartman sakinlerinin haklı itirazıyla karşılaşmıştım. Bunu söyledim erkek zabıtaya. "Bu bizim sorunumuz değil" demesin mi?. Üçüncü kez vay canına!..

   Belediye veznelerine para getirmeye gelen vatandaşlar arabalarını park edecek yer bulamazken, o gün orada ben "saray"ın park yerinde tam 41 tane belediyeye ait binek aracı saydım. Dedim ki o görevliye "41 tane belediye arabası yanında her halde bir o kadar da personel arabası var. Peki vatandaşlar arabalarını nereye park edip belediyedeki işlerini görsün?.."

   El cevap: "Onu siz belediye başkanına söyleyiniz!.."

   O halde  ben de söylüyorum şimdi: "Belediyenin veznelerine para taşıyan vatandaşların oraya taban teperek gelmekten başka şansı yok mu Cemal Başkan?.."

   Belediyemiz kronikleşen park sorununu kendi mekânında bile çözememiş...

   Bir vay canına da buna!..        

   424 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...
06 Ocak 2009, Salı   KÜLLERDEN YENİDEN DOĞMAK...
05 Ocak 2009, Pazartesi   İKİ MEKTUP: SU ARITIM PROJESİ VE GENÇLİK SORUNLARI...
04 Ocak 2009, Pazar   ŞEKEROĞLU'NUN ŞEKER GİBİ YAPITLARI...
03 Ocak 2009, Cumartesi   LAFORİZMALAR
02 Ocak 2009, Cuma   ...VE TANRI KADINI YARATTI...
01 Ocak 2009, Perşembe   NEREYE GİTTİ GÜZELLİKLERİMİZ?..
31 Aralık 2008, Çarşamba   O RENKLİ İNSAN MANZARALARIMIZ...
30 Aralık 2008, Salı   AVUSTRALYA...
29 Aralık 2008, Pazartesi   YILIN ASPARAGASI!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital