Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



EKONOMİNİN DENGE UNSURU: EŞEL MOBİL...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yükümlülüklerinin bilincindeki ideal vatandaşların azınlıkta, ideal hükümetin ise görünürlerde olmadığı bir ortamda duvarlara toslamaktan başka bir seçeneğimiz mi kalır?

Genel ekonomiyi ayakta tutan tüm sektörler tehlike çanlarını çalmaya başladı.

Uzmanlar büyük bir ekonomik krizin kapımızın eşiğinde olduğunu, kendi literatürlerine uygun söylemlerle yineleyip duruyorlar... Sektörlerin sözcüleri de öyle...

Ürettiğinden çok fazlasını tüketen harakiri modunda bir toplum...

Bu modu değiştirebilme adına hiçbir şey yapılmıyor...

Vergi kaçakçılığı ayyuka çıkmakta...

En sıradan işleri yapan esnaf bile, vergi kaçakçılığının uzmanı... Her gün hayatımızın içinde olan bu kişilerin kaç tanesinden fiş ya da makbuz alabilmektesiniz?...

Gittikçe kronikleşip büyüyen kaçakçılık karşısındaki hükümet edilgenliği ise şaşırtıcı boyutlarda...

Devlet erkini elinde bulunduranlar vatandaşlarına üretim, tasarruf ve adalet yönünde örnek oluşturmalılar. Oysa onlar ne yapıyorlar?.. Popülizmin türlü çeşitlisi, savurganlıkların ve tutarsızlıkların dik alasıyla, her şeyin üstüne tuz biber ekiyorlar!..

Çeşitli şekillerde yandaşlara dağıtılan devlet ulufelerinin nice örneği dillerde ve gazete manşetlerinde dolaşmakta...

Devlet hazinesine göz göre göre atılan kazıkları üst üste koysanız, arş-ı alaya çıkar...

Hep bu popülizm belası, hep bu üretimden kopukluk, hep bu yandaşları kayırmacılık, hep bu vurdumduymazlıklar ve hep "ben yaparım olur" ahkamları yüzünden bu yıkım...

Tamtakır kalan ve kaynakları gittikçe cılızlaşan devlet hazinesiyle işleri çevirmek zorlaştıkça her gün yeni bir marifetle çıkıyorlar halkın karşısına...

Şimdi de alengirli bir uygulamayla eşel mobil sisteminin eşelenmesine başlandı...

Ve efendim, yazın bu cehennem günlerinde, milletin kanı beynine sıçratıldı...

Enflasyonların, devalüasyonların ve kontrol edilemez hayat pahalılıklarının bunaltıcı kuşatmasındadır bordrolular... Eşel mobilden başka ferahlatıcı nefes borusu yoktur bunalanların...

* * *

Ülkemizin koşullarında eşel mobil sistemini gerekli kılan faktörleri ortadan kaldırmadıkça, eşel mobil sistemini yozlaştırmaya kalkışmak, en hafif tabiriyle kolaycılığa kaçmak demektir...

Ekonominin denge unsurunu berhava etmek demektir...

Sosyal barışı dinamitlemek demektir...

Güçsüzlüğü ve iktidarsızlığı belgelemek demektir...

Gücün varsa ve gerçek bir iktidarsan eğer, eşel mobili gerekli kılan enflasyonu, devalüasyonları, hayat pahalılığını sil, ya da hiç değilse asgariye indir toplum yaşamından...

İndir de görelim... Gördükçe alkışlayalım...

Bu faktörler gündemden kaldırılabilirse zaten, eşel mobil de kendiliğinden kalkar aynı şekilde gündemimizden...

Çünkü eşel mobil, enflasyonun, devalüasyonların ve tırmanan hayat pahalılığının vatandaşın cebinden acımasızca arakladıklarını üş aşağı beş yukarı tazmin eden bir araçtır...

Bu aracı devrede tutan faktörler gündemden düşerse, o aracın kendisi de gündemden düşer haliyle...

Kaldı ki, ceplerdeki paranın satın alma gücünün düştüğü oranda bordrolunun maaşına yapılan zam, genel ülke ekonomisinin dengelenebilmesinde de yaşamsal rol oynar...

Ürünü ve hizmeti satın alma gücü gittikçe düşen insanların ekonomik çarkların dönmesine koyduğu o katkı, dinamizm ve enerji de azalır...

Dolayısıyla eşel mobilin yozlaştırılıp günün sonunda gündemden kaldırılması, sadece bordroluları değil, o bordroluların harcamalarıyla ayakta duran sektörleri de sarsar...

Eğer eşel mobil kaldırılırsa, bordrolulardan hemen sonra, diğer ekonomik sektörlerin de feryat figan korosuna en yüksek perdeden katılması kaçınılmazdır...

Ki o çevrelerin sızlanmaları, daha şimdiden başlamıştır görüldüğü üzere...

* * *

Kamu maliyesinde devrimler yapan Salih Coşar'ın değişmez Maliye Bakanı olduğu günlerdi... Hükümet eşel mobil sistemini de kaçınılmaz bir seçenek olarak ve devrimci bir anlayışla yasallaştırdığında, devlet hazinesi para içinde yüzmüyordu... Hükümetin ekonomik durumu ve kaynakları, bugünkü hükümetten çok daha berbattı...

Ama karar verilip yola çıkıldıktan sonra, asla geriye dönülmedi... Yıllar boyu eşel mobil ödemelerine kaynak yaratılabildi...

Dahası; ilk başlarda eşel mobil bordrolulara her ay uygulanmaktaydı... Yani bordrolu, hayat pahalılığının tırmanmasından kaynaklanan tazminatını her ay alabilmekteydi...

Şimdi hayat pahalılığı iki ayda bir ödendiği halde, günün hükümetine bu da zor gelmektedir...

Bu durum iyiye gidişin değil, daha bir kötüye gidişin göstergesidir...

Ülkemize iktidar değişikliğini getiren vaatlerin özünde "daha güzel günler" vardı hani!

Kazanılmış haklara ve kurumsallaşmış sosyal-ekonomik dengelere darbe üstüne darbe indirerek vaatleri gerçekleştirmek mümkün mü?..

İktidar koltukları çaresizlik, çözümsüzlük, kaos ve mutsuzluk üretme yeri değildir...

   493 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...
22 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
21 Kasım 2008, Cuma   VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER GELİYOR!..
20 Kasım 2008, Perşembe   YİNE AYLARDAN KASIM MİROĞLU...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Ondokuzuncu delik!..
18 Kasım 2008, Salı   Alternatif enerji projesine savsaklama!...
17 Kasım 2008, Pazartesi   AYIP!.. BÖYLE ORGANİZASYON OLUR MU?..
16 Kasım 2008, Pazar   ELVEDA MUTALLO...
15 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
14 Kasım 2008, Cuma   Yağmurun altındaki o unutulmaz ve muhteşem dans...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital