Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Para yeme" diye bir deyim var. Çok yanlış...

   Çünkü para, yenebilen bir meta değil... Sadece yiyebileceklerimizi satın almaya yarayan bir araç...

   Ama öyle durumlar olur ki yoklukların ve kıtlıkların girdabında, yiyebileceklerimizi almaya paramız da yetmez...

   İşte o kıtlık ve yokluk ortamlarında yiyin bakalım paranızı yiyebilirseniz...

   Doyurun bakalım karnınızı doyurabilirseniz o para desteleriyle...

   Ünlüdür şu Kızılderili sözü: "Son ağaç öldüğünde, son akarsu kuruduğunda ve zehirlendiğinde, son balık tutulduğunda, son kuş avlandığında, son buğday tükendiğinde karnımızı doyurabilmek için parayı yiyemeyeceğimizi anlayacağız..."

   Bakir toprakları mahvetmeye başlayan beyaz adama söylemişti bunu bir Kızılderili şefi... Günümüze dek yankılanarak ve yankılandıkça büyüyerek gelen gerçekçi bir mesaj...

   Çok değil 50 yıl kadar önce, Kıbrıs, insanlarını doyurabilen bir tarım ülkesiydi... Doğada insan eliyle yaratılan yıkımlardan sonra, şimdi şu geldiğimiz duruma bakınız: Beslenmede dışa bağımlı bir ülke haline geldik...

   Yediğimiz ekmeğin buğdayını ve ununu bile dışarıdan ithal etmek zorundayız...

                        *    *    *

   Ekolojik dengelerimizi mahvetmekten kaynaklanan felaketler hala aklımızı başımıza getirmeye yetmiyor...

   Ormanları tükettik... Nice doğa güzelliğini ve kaynağını betonlarla kapladık... Su kaynaklarını teker teker kuruttuk... Kirletilmedik alan bırakmadık... Taş ocaklarıyla Beşparmak Dağları'nın canına okuduk...

   Ama aklımız hâlâ başımıza gelmedi... Doğa magandalığına devam...

   Şimdi sadece Kıbrıs'ımızın değil, Akdeniz Bölgesi'nin de eşsiz cennet köşelerinden biri olan İpsaro'yu katletme girişimleri başladı...

   Orada 8 tane mermer ocağı açılması için  izin verildi...

   Cennet, cehenneme dönüştürülecek... Bereketin yerine kıtlık getirilecek...

   Devlet bütçesindeki açıklar büyüdükçe ne yapacaklarını şaşıranlar, kira bedeli karşılığında doğal zenginliklerimizi gözden çıkarıyorlar...

   Bir de "her şeyi çocuklarımız için yapmaktayız" diye hava atmaları yok mu!..

   Hadi oradan demagoglar!...

   Siz çocuklarımızın emaneti olan doğal zenginlikleri teker teker yok ediyorsunuz... Gelecek nesiller bu ülkede doğa ve kaynak namına hiçbir şey bulamayacaklar...

   Çocuklarımız için yapılan "her şey" bu mu?..

                        *    *    *

   İpsaro'ya hiç gittiniz mi?..

   Gitmemişseniz lütfen birkaç saatinizi ayırarak gidiniz oraya...

   Ve orada, para uğruna, 8 adet mermer ocağı için, nasıl bir cennet parçasına kıyılmak üzere olduğuna gözlerinizle tanıklık  ediniz...

   Kimbilir... Belki de son kez görmüş olacaksınız o eşiz  doğa cennetini...

   Karpaz Yarımadası'nın giriş kapısında...

   Altınova ile Çınarlı köyleri arasında, tarihi Pluşa Manastırı'ndan İncirli Mağara'ya dek uzanır o cennet vadisi... Akdeniz doğasına özgü çeşitli bitki örtüleri, ağaç türleri, meyve bahçeleri, sulu ziraat alanları oralara yeşilin her tonunu serpiştirmiş...

   Hâlâ kurumayan pınarlar, hâlâ akan dereler var orada inatla...

   Bu eşsiz güzelliklere, günün her saatine kuş cıvıltıları eşlik eder...

   Kıbrıs'ın hiçbir köşesine yağmur yağmazken, buraya yağmurların da yağdığını söylüyor yöre insanları...

   Küresel ısınmanın ulaşamadığı bir köşe...

   Gelin görün ki, küresel ısınma hallerini oraya da getirmek için pervasız girişimler yapılmakta...

   Mermer ocakları devreye girdiğinde oralarda haftada 8400 kilo Anfo ve 200 dinamit lokumu patlatılacak...

   Patlamalarla birlikte cenneti ilk terk edecek olanlar kuşlarla börtü-böcek...

   Ses ve hava kirliliğinin sarmalında bölge insanları ile bitki örtüleri sağlıksız koşulların ortamına sürüklenecek...

   Sulu ve kuru ziraat alanları, meralar, geliştirilmeye çalışılan ormanlar, yer altı ve yer üstü su kaynakları, biyolojik ve jeolojik çeşitlilikler, mevcut eko sistem, yoğun taşımacılık dolayısıyla kara yolları mahvolacak... Binlerce ağaç kesilecek... Kesilmeyenler alçının  toz bulutları altında kuruyacak...

   Üretimden koparılan yöre insanlarına tazminat ödeme zorunluluğu doğacak...

   Bütün bunlara karşılık değer mi o mermer ocaklarından kazanılacak paralar?..

Ha, değer mi?...
   330 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Trodos: Dünü ve bugünü...
04 Eylül 2008, Perşembe   Cumhurbaşkanımıza açık mektup...
03 Eylül 2008, Çarşamba   Dinamit gibi bir mektup...
02 Eylül 2008, Salı   Gizemli olayların çekiciliği...
01 Eylül 2008, Pazartesi   ÇOK AYIP!..
31 Ağustos 2008, Pazar   Arasta'dan geçmeyen, Lefkoşa'dan geçmiş sayılmaz...
30 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
29 Ağustos 2008, Cuma   OKUYUCUDAN: PİLE VE ACI GERÇEKLER...
28 Ağustos 2008, Perşembe   Konuşmayan şarkılar...(*)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Bu köşe yeni değerlere açık...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital