Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

(Irkçı hakaretleri umursamayanlar bu yazıyı okumasın, es geçsin!..)

 

   Lokmacı barikatı açıldıktan kısa bir süre sonra, Arasta'da canlanan ticareti görmeye gittim. Beş-on dakika içinde Belediye Pazarı dahil bütün çarşıyı gezdim. Çarşıda bir canlanma vardı gerçekten.

   Çok boş vaktim vardı daha..Bir de Rum tarafına Uzun Yol'a gideyim dedim.

   Barikatı geçtim ve eskiden "Metaksas", şimdi ise "Elefteriya Meydanı" dedikleri yere kadar yürüdüm.

   Bu meydan, eski ünlü bir Yunan başbakanı olan Metaksas'ın ismini 60 yıl kadar taşıdı. Biz eskiler burayı hep bu isimle biliriz. Daha sonra Rumlar, Metaksas'ın faşist bir kişi olduğunu öğrenmişler!.. Ve meydanın ismini değiştirip "Elefteriya" (Hürriyet) yapmışlar.

   Neyse.... Kendi bilecekleri iş... Ben meydandan geriye döndüm. "Uzun Yol" (yayalaştırılmış Ledra Caddesi) kalabalık idi. Caddedekilerin çoğu da Türk...Yolun sağ kenarından Lokmacı'ya doğru yürürken yolun sol tarafında  çocuklu kalabalık bir Türk ailesi sokaktaki dondurmacıdan neşe ile dondurma almaya çalışıyordu.

   Bu arada karşıdan gelen iki Rum kadından biri arkadaşına Türkler'i göstererek ''İRTDASİN  İ  ŞİLLİ'' dedi. Aaaa!.. Bunun anlamı ''KÖPEKLER GELDİ''... Döndüm baktım 45-50 yaşlarında iyi giyinmiş iki kadın.

   Biz çocuk iken Rum arkadaşlarımız bize ''KÖPEK TÜRK'' derlerdi. Bunun hep bir çocuk sövüşmesi olduğunu sanıyordum. Ama doğrusu bu ya, böyle, devlet memuru, öğretmen, avukat hatta doktor bile olabilecek aydın görünüşlü iki bayandan bunu beklemiyordum.

   Şok içinde arkalarından bakarken, belki evlerinden kaçan köpeklerinin yanlarına gelmiş olabileceğini düşünerek gözlerim köpek aradı. Fakat öyle bir şey yoktu. Onlar, dondurmacıya para vermeye çalışan medeni görüşlü ve iyi giyimli  güzel Türk ailesine nefretle bakarak yollarına devam ettiler.

   Demek ki, Rum milleti bizi hâlâ daha köpeklerle özdeşleştiriyor. Biz de onlara en fazla  ''GAVUR'' deriz ama, bunun  anlamı "Müslüman olmayan , Gayrimüslim" demektir. Yani bir hakaret sayılmaz bu söylediğimiz...

   Köpek de kötü bir hayvan değil ama ne de olsa ''KÖPEK TÜRK'' demenin ağır bir hakaret olduğu kesin. Bu yazıyı yazmamak için uzun süre  direndim, ama yine de bir türlü hazmedemedim ve halkımız ile paylaşmaya karar verdim.

   Anladığıma göre Türkler'in Orta Asya'dan gelip Anadolu'ya yerleşmeleri, daha sonra Kıbrıs'ta ENOSİS'e engel olmaları Rumlar'ın gözünde köpek olmalarına yetiyormuş.

   Rumlar'a göre bin yıllık kin ve 'MEGALO İDEA'nın hedefi olan Türkler'in köpek olmaları gerekir.

   Biz de yakında Rumlar ile ortaklık yapacağımıza ve beraber yaşayacağımıza göre, onların en medeni ve aydın görünüşlü insanlarının bile bize layık gördükleri sıfata alışmamız gerekmiyor mu?

   Bizim bu  "KÖPEKLİK"ten kurtulabilmemiz için Kıbrıs'ı Rumlar'a vermemiz yetecek mi? Yoksa, Yunanlılar'ın "BÜYÜK İDEAL"lerinin, (megalo idea) yani İzmir'in, İstanbul'un, Trabzon'un da ellerine geçmesi için daha binlerce yıl bekleyecek miyiz?

   Yoksa,  kısa yoldan dinimizi değiştirip, Rum olup bu "KÖPEKLİK"ten  kurtulmamız mı gerekecek?

   O hakareti o gün resmen yüzüme karşı duyduktan sonra, Rumların nazarında şahsen kendimi nasıl görmekte olduğumun fotoğrafı yazımın ekindedir... 

 

AHMET SANVER

 

   (*) Duvarların kısmen yıkılmasından ve Türklerle Rumların karşılıklı geçişlere başlamalarından sonra, adada kalıcı barış ve çözüm adına umutlu bir sayfa açılmıştır. Bu sayfayı kirletmemek ve umuda gölge düşürmemek için Türkler ellerinden gelen özeni göstermektedir. Kuzeye geçen hiçbir Rum'a kötü davranılmamış, hakaret edilmemiş, dostlukta kusur edilmemiştir... Ne yazık ki aynı şeyi karşı taraf için söyleyebilmek olanaksız. Güney Kıbrıs'ta Türklere karşı bastırılamayan bir ırkçılık, kin, nefret ve horlama var. Kişilerin ve arabaların saldırıya uğraması dahil, çeşitli örneklerine rastlanıyor bu hastalıklı davranış bozukluklarının. Saldırıya uğrayan Türkler Rum polisine şikayetçi de olmaktadır çoğu zaman... Ne var ki, Türklere karşı işlediği insanlık suçundan dolayı yargılanıp mahkum olan bir tek Rum'a bugünün ortamında bile rastlanmıyor. Bunu görebilenler varsa beri gelsin... Geçmişin kana ve nefrete bulanmış çok acı günlerini çağrıştıran ayırımcı ve ırkçı tablolardır bunlar. Tanınmış iş ve düşünce adamı Ahmet Sanver dostum da tanık olduğu bir aşağılama olayını içine sindiremedi. O kadar ki montajla bir köpek bedenine kendi başını yerleştirerek  fanatik ve ırkçı kimi Rum'un Türkleri nasıl gördüğüne dair cesaretli ve ilginç bir ironi oluşturdu. Duygularını ve bu ilginç montajı kamuoyuyla paylaşmak için köşemi yeğleyen Ahmet Sanver dostuma teşekkürler... A. TOLGAY.

 

   553 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...
22 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
21 Kasım 2008, Cuma   VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER GELİYOR!..
20 Kasım 2008, Perşembe   YİNE AYLARDAN KASIM MİROĞLU...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Ondokuzuncu delik!..
18 Kasım 2008, Salı   Alternatif enerji projesine savsaklama!...
17 Kasım 2008, Pazartesi   AYIP!.. BÖYLE ORGANİZASYON OLUR MU?..
16 Kasım 2008, Pazar   ELVEDA MUTALLO...
15 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
14 Kasım 2008, Cuma   Yağmurun altındaki o unutulmaz ve muhteşem dans...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Özker Hoca, "Bundan sonra?" diye s...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...

Akay Cemal

Yarım yüzyıldan sonra dükkânı kapatıyorsa....

Ahmet Tolgay

GECİKEN BİR YEMEKTE NAİL ATALAY'LA...

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Global Eğilimler 2025

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital