Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Single Star" gece kulübünde patlama
Erdoğan: Bu yıl çözüm mümkün
Uyuşturucu ağzından çıktı
Erdoğan, KKTC'ye geldi
Akaryakıta "kuruş kuruş" zam

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Gençlik politikası

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Her ülkenin gençlik politikası olmalıdır. Gençler ülkenin geleceği olduğuna göre bu konuda kapsamlı politikalar geliştirmek son derece önemli. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan "en az üç çocuk" yaklaşımında ısrar ediyor. Bu konuda yaptığı en son açıklamada "keşke 5-6 çocuğum olsaydı" diyerek, bilinen görüşlerini tekrarladı. Bir ülkenin başbakanı "en az üç çocuk yapın" diyorsa, o ülkenin gençlik politikası olmasını beklemek doğaldır. Peki, Türkiye'nin gençlik politikası var mı? Yok. Bunu ben söylemiyorum. BM Kalkınma Örgütü (UNDP) söylüyor. 21 Mart 2008'de Ankara'da açıklanan UNDP Türkiye Gençlik Raporu'nda önümüzdeki 15 yıl açısından Türkiye'nin kapsamlı bir gençlik politikası oluşturması gerektiği belirtiliyor.

    UNDP raporunu hazırlayanlardan biri olan Aygen Aytaç, Radikal gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin dünyada gençlik politikası olmayan az sayıda ülkeden biri olduğunu belirtti. Aytaç, son 10 yıl içerisinde 155 ülkenin gençlik politikaları geliştirdiğini, 168 ülkenin gençlik koordinasyon mekanizmaları kurduğunu söyledi. Aytaç, Türk yetkililerin zamanın önemini anlamadıklarını, Türkiye'nin en kısa zamanda gençlik politikası oluşturması gerektiğini vurguladı. Bir yanda "en az üç çocuk yapın" diye çırpınan bir başbakan, diğer yanda da gençlik konusunda politikasızlık. Durum bu.

   Türkiye nüfusunun yüzde 18'i, 15-24 yaşları arasındaki gençlerden oluşuyor. UNDP 2008 raporuna göre 12 milyon civarında olan bu yaş grubundaki gençlerin yüzde 40'ı (5 milyon civarında genç) işsiz ve okula gitmiyor. Rapora göre 18-24 yaş grubunda bir milyon genç iş arıyor. Aynı yaş grubundan 300 bin genç ise, iş bulma umudunu yitirdiği için iş aramıyor. 18-24 yaş grubunda bulunan 2.2 milyon genç kız çalışmıyor ve okula gitmiyor. Toplam işsizler içinde gençlerin oranı yüzde 35. Fiziksel engelli gençlerin sayısı 650 bin.

   Sekiz yıllık ilk eğitimin zorunlu olmasına rağmen gençlerin yüzde 89'u ilkokul mezunu. İlkokuldan sonra orta öğrenime devam eden gençlerin oranı yüzde 56. Yani, gençlerin yüzde 44'ü ortaöğrenim görmüyor. Üniversiteye girebilen gençlerin oranı ise yüzde 18. Bu rakamlara baktığımızda Türkiye'nin gençlik potansiyelinin önemli bir bölümünün gerekli eğitimi alamadığını görürüz.

    Dünyamızda genç nüfusa sahip olmak kalkınma açısından büyük avantajdır. Doğu Asya ülkelerinin deneyimi bunu gösteriyor. Ancak bu avantajdan yararlanabilmek için gençlerin iyi eğitim alması şart. Türkiye, nüfusu genç bir ülke. Gençlerini eğitebilirse çok büyük avantaj elde etmiş olacak. Ancak, UNDP raporunda da belirtildiği gibi zaman çok önemli. Zaman iyi kullanılmazsa, bu avantaj kaybedilecek. En kısa zamanda gençlik politikası oluşturma zorunluluğu buradan kaynaklanıyor.

   UNDP raporunda şöyle deniyor: "Türkiye şimdi gençlerine doğru fırsatlar sunar ve gelecekte değeri yüksek işlere hazırlanmaları için eğitimlerine yatırım yaparsa, demografik fırsat penceresinden etkili olarak yararlanılabilir. Bu fırsat iyi yönetilmezse, gelecekte işsizlik, fakirlik ve sosyal huzursuzluk yaşanabilir." Raporda Türkiye'nin fırsat penceresinin 15 yıllık bir süre ile sınırlı olduğu belirtiliyor. Türkiye ya önümüzdeki 15 yıl içinde gençlerin eğitimine ağırlık vererek fırsattan yararlanacak ya da fırsatı kaybedecek. 15 yıl sonra Türkiye nüfusunun yüzde 70'i çalışabilir yaşta olacak. Bu nüfus nitelikli bir nüfussa, ekonomik kalkınmada önemli adımlar atılabilir.

   OECD ülkelerine göre Türkiye'nin eğitime harcadığı para yeterli düzeyde değil. OECD ülkelerinde ilk ve orta öğretimde öğrenci başına 81 485 dolar harcanıyor. Türkiye'de bu rakam 40 bin dolar. Avusturya, Danimarka, İzlanda, Lüksemburg, Norveç, İsviçre, ABD gibi ülkelerde bu rakam 100 bin dolar.

   UNDP raporunda gençlerin ekonomik büyümenin motoru olduğu vurgulanıyor. Umarız bu rapor ışığında Türkiye hükümeti en kısa zamanda kapsamlı bir gençlik politikası oluşturur. Aynı şeyi Kıbrıs'ta yapmakta da yarar var. Kıbrıslı Türk gençlerin eğitim düzeyi yüksektir. Ancak, hem eğitimin kalitesinin yükseltilmesi, hem de gençleri ilgilendiren diğer konularda bütünsel gençlik politikaları oluşturmak, belirli bir stratejiye sahip olmak günümüzün gereğidir.

   Başbakan Erdoğan "keşke 5-6 çocuğum olsaydı" diye hayıflanacağına, UNDP raporunu iyi incelesin ve gençlik konusunda hükümet olarak gerekli adımları atsınlar.

 

Not: UNDP Türkiye Gençlik Raporu hakkında daha fazla bilgi isteyenler www.undp.org.tr web sitesine baş vurabilir.

   1049 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ergenekon, ampul, El Beşir
13 Temmuz 2008, Pazar   Enerji, Türkiye, İran, ABD
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir de D-8 var
06 Temmuz 2008, Pazar   G-8 zirvesi
03 Temmuz 2008, Perşembe   Sarkozy'nin Akdeniz projesi
29 Haziran 2008, Pazar   Batı ve Türkiye
26 Haziran 2008, Perşembe   İsrail İran'ı vuracak mı?
22 Haziran 2008, Pazar   Petrol zirvesi
19 Haziran 2008, Perşembe   AB krizde (mi?)
15 Haziran 2008, Pazar   Dünya petrol krizi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KIBRIS'A SÖYLE...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Vatandaş olmadan Kıbrıs'ta yaşayanlar....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Ahmet Tolgay

SAVAŞ ANISI: İNSANIN BİR KURŞUNLUK CANI VA...

Bilbay Eminoğlu

Ne olacak bu memleketin hali diye söylenme...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kor...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Ergenekon, ampul, El Beşir

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Çikolatalı Bitkiler

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

KKTC TANINMAYA MI GİDİYOR

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital