|
Bugün, dünya çevre günü.
Hem ülkemizde, hem de dünyada çevre ile ilgili yaşanan hoş olmayan gelişmeler bugün konuşulacak.
Lokal ölçekteki çevre sorunlarının yanında son yılların küresel ölçekteki en büyük felaketi global ısınma ve buna bağlı olarak mevsimlerin değişmesi, tarım alanlarının azalması da konuşulacak konuların başında gelecek.
Dünya ciddi bir gıda krizinden geçiyor.
Onlarca ülkede milyarlarca insan açlık sınırında yaşıyor.
Diğer yandan da az sayıdaki gelişmiş ülke bolluk içinde yüzüyor.
Bir yanda insanların açlıktan öldüğü, diğer yanda fazla gıda tüketiminden sağlık sorunlarının yaşandığı adaletsiz bir ortamdan geçiyoruz.
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü geçen gün yaptığı toplantıda bu adaletsizliğe dikkat çekti ve dramatik bir dille gelişmiş ülkeleri uyardı.
Önce haberi okuyalım:
Küresel çapta fırlayan petrol ve gıda fiyatları alarm zilleri çaldırırken, BM'ye bağlı 192 üyeli Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Roma'daki merkezinde toplandı. 50 ülkenin lider düzeyinde katıldığı zirvede gıda üretiminin artırılmasının yolları aranırken, tahıllarını petrole alternatif biyoyakıt üretimine aktaran ülkelere odaklanan eleştiri oklarından Batılı şişmanlar da nasiplerini aldı. Biyoyakıtın başını çeken etanol üretiminin şampiyonları Brezilya ile ABD savunma konumuna geçerken, FAO Başkanı Jacques Diouf Batılı ülkelere şöyle çattı: "Obez kişilerin aşırı tüketiminin yılda 20 milyar dolara mal olmasının sebebini kimse anlayamıyor. Obezlikten kaynaklanan hastalıklarla erken ölümler de dolaylı yoldan 100 milyar dolara mal oluyor. 1984'te 8 milyar dolar olan tarıma destek 2004'te 3.4 milyar dolara inip yarıdan fazla azalırken, 2006'da silahlara 1.2 trilyon dolar harcandı. Kalkınma yardımlarında tarımın payı 1980'te yüzde 17'yken, 2006'da yüzde üçe indi." Yoksul ülkelerde çıkan gıda isyanlarını 'öngörülen bir felaketin vakayinamesi' diye niteleyen Diouf, 1996 zirvesinde konulan 2015'te açların sayısını yarıya indirme hedefi için çalışılmadığını hatırlatıp "Böyle devam ederse, bu amaca ancak 2150'de ulaşılabilir. Maalesef uluslararası toplum ancak medya ezilenlerin acı görüntülerini zengin ülkelerin oturma odalarına getirdiğinde tepki veriyor" diye çıkıştı.
***
Global ısınmanın sorumlusu, vatandaşlarının önemli bir bölümü obez olan gelişmiş ülkelerdir.
Sanayi üretimlerini gerekçe göstererek atmosfere sera etkisi yaratan zararlı gazlar salmaktadırlar.
Açlıktan ölümleri önleyecek olan gelişmiş ülkelerdir.
Açlık sınırında yaşayan milyarları kurtaracak olan da gelişmiş ülkelerdir.
Ama FAO uzmanlarının da belirttiği gibi bu konularda kıllarını bile kıpırdatmamaktadırlar.
***
Çevre sorunları, ülkemizin en yakıcı sorunlarının başında gelmektedir.
Çevre örgütleri bugünü "kutlanacak bir gün" değil, "uyarı günü" olarak algılanmasını istiyor.
Bu doğru bir istektir.
Çevremiz kutlama yapacağımız düzeyde değil, bilakis her gün uyarılarla ve tedbirlerle geçmesi gereken düzeydedir.
Umarız öyle de olur.
"Cennet ada" olarak anılan bu ülkeyi cehenneme dönüşmesine asla izin vermemek gerekir...
|