|
Farklı anketlerin ortaya koyduğu ortak sonucu Kıbrıslı Türklerin 24 Nisan 2004 referandumunda ortaya koydukları iradenin uzağında olduklarını mı gösteriyor?
Bu soruya son günlerde anketlerle ilgili yapılan tartışmaların uzağında bir yanıt vermek gerekiyor.
Önce de şu vurguyu yaparak: Yerine bir başkası konulmadıkça geçerli olan 24 Nisan iradesidir. Şüphesizdir ki anketler halkın doğrudan oy kullandığı referandumun yerini alamaz.
Fakat bu gerçek anketlerden yansıyan eğilimleri görmezden gelmemize de neden olamaz.
Dimitris Hristofyas'ın başkanlığa seçilmesinden sonra Kuzey'de çözüm konusunda umutlar arttı.
Elbette bunun farklı nedenleri vardır.
Kanımca en önemli nedeni çözüm karşıtı Tassos Papadopulos'un tavrından kaynaklanmaktaydı.
Unutulmaması gerekir ki umutların en yüksek olduğu bir zamanda plana hayır diyen ve sonrasında da "uzun erimli mücadele" stratejisiyle gerginliğe ve düşmanlığa yatırım yapan Papadopulos'un ta kendisiydi.
Onun döneminde iki toplum arasındaki sınırlı ilişkiler bile berhava edilmiş ve hatta Kıbrıs sorununda güç kullanma olgusu yeniden geri gelmişti.
Dolayısı ile Kıbrıslı Türkler arasında çözüme olan inanç azalmış ve başka seçenekler gündeme gelmişti.
Bence anketlerde hala ortaya çıkan eğilim bu günlerden kalmadır.
Yani geçmişten.
***
2004 referandumunda ortaya çıkan sonucu etkileyen önemli bir faktör de o koşullarda ülkeye hakim olan ceberut rejimdi.
"Şimdi ne değişti" diye mırıldananları duyar gibiyim ama Kıbrıs Türkü'ne karşı psikolojik savaş yöntemleri uygulayanlar önemli ölçüde geri adım attılar, onların yerli işbirlikçileri de etkisiz pozisyonlara düştüler.
İtirazlar olsa da ve daha iyisi istense de ekonomideki gelişmeler 2000'li yıların başındaki durumla kıyas edilmeyecek düzeydedir.
Bundan çıkan sonuç "Kıbrıs Türkü daha rahat bir pozisyondadır ve çözümden uzaklaştı" değildir herhalde.
Çıkarılacak sonuç çözümden uzaklaşılması nedeniyle Kıbrıs Türkünün kendi içine döndüğü ve yararlı sonuçlar elde ettiğidir.
Bu yararlı sonuçlar Kıbrıs Türkünü "ne olursa olsun da çözüm olsun" noktasından uzaklaştırmıştır.
Ve tüm seçenekleri değerlendirmesini sağlamıştır.
Yani Kıbrıs Türkünün "çantada keklik" olmadığını göstermiştir.
***
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas arasındaki görüşmeler olumlu bir ortamda seyretti ve pozitif sonuca ulaştı.
İki lider 3 Eylül'de kapsamlı müzakerelere başlıyor.
Bu günlerde anketlere bakıp da "24 Nisan iradesi ortadan kalktı" diye ellerini ovuşturanlar erken bayram yapmasınlar.
Günü geldiğinde bu halk tarihi sorumluluğunu yine üstlenmekten geri durmayacaktır.
Aksinin olacağını sananlar Kıbrıs Türkünü tanımayanlardır.
Ya da tanımamakta ısrar edenler...
|