|
Keyifli bir sohbetti ama güneş batma noktasına geliyordu.
Andreas ve karısına KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la ilgili görüşlerini sorup Rauf Denktaş'la kıyaslamalarını istedim.
Önce karısı yanıt verip, " Denktaş iyi değildi. Talat, Denktaş'a göre daha iyidir" dedi. Kocası Andreas'ın yanıtı ilginç oldu: " Futbolda oynamayan oyuncuyu eleştiremezsin. Rauf Denktaş senelerce oynadığı için onu eleştirmek kolaydır. Halbuki Talat, yeni oyuncu. Talat, daha ne kadar oynadı ki? Oynasın biraz daha bakalım da ona göre daha sağlam konuşabilelim."
Masa başı gazeteciliği hiç sevmedim, tercihim de olmadı.
Kaynağında buluşacağım konularda olanaklarımı zorlar, konuyla kaynağında buluşurum.
Kıbrıs'ın küçüklüğü kendi dünyamızdan konular için bir avantaj.
Kuzey Kıbrıs'ı karış karış kaç kez gezdiğimin hesabını ben de bilmem.
Aynı bölgeleri birden fazla gezmek pek çok açıdan kıyas imkanı da veriyor insana.
* * *
Karpaz, hangi açıdan bakarsanız bakınız bir gazeteci için konu hazinesidir.
Yolların şimdiki kadar iyi olmadığı günlerde de giderdim, şimdi de fırsat buldum mu giderim.
Dün Karpaz'ın kokusunu almak istedim.
Öğle saatleriydi yola çıktım.
Av günü olmasına karşılık yollar sakindi.
Erdoğan Özbalıkçı'nın mekanını severim.
Sakin bir gündü...
Sakinliği sordum, ekonomik krizden fazla av'a bağladılar.
* * *
Yemeğimizi yerken bir Rum aile geldi. Theresa'nın müşterilerinden olduğu rahatlıklarından belliydi.
Yan masaya oturdular. Yemeklerimiz bitince kahve kısmında sandalyelerimizi sohbete uygun şekle getirip sohbete başladık.
Larnaka'da yaşamını sürdüren bir çift.
Orta yaşlı.
Onlar Türkçe, ben Rumca bilmediğim için Erdoğan Özbalıkçı, tercümanlığımızı yaptı.
"Karı - koca bir Rum'la sohbet sizi ne kadar sağlıklı sonuca götürebilir?" sorusu aklınızdan geçebilir.
Sohbetin akışı bu bağlamda bir ipucu verir.
Hele söylediklerin uçları değil merkezi yansıtırsa ciddi ipuçları vermesi mümkündür.
Andreas Anthimou, Maraş göçmeni. Karısı ise şimdiki ismi Akova olan ipsos köyünden göçmen.
Sorularımda sohbete yön vermeye çalıştım.
Andreas Anthimou, uzun yıllar Maraş göçmeni Rumların örgütlerinde görev yapmış biri. DİSİ yanlısı...
"Maraş'a dönmeyi ne kadar istiyorsunuz?" diye sordum.
Yanıtı önce tek kelimeyle geldi. "Çok" ve devam etti. " Maraş'ın açılması çözüm yönünde Rumlar arasında ciddi değişim yaratır. En az 20 bin kişi Maraş'a döndü demek 20 bin kişi çözüm yanlısı olacak demektir. Biz zamanında özel statüde dönmeyi de kabul etmiştik."
Espri ile Maraş'ın yıkılmış halini anımsattım... Andreas ciddi ciddi yanıt verdi: " Maraş her haliyle bizim için önemlidir. Hiç unutmayın kapılar açıldığı zaman Kuzey'e geçip Maraş'ı görmek için arabalarımızın içinde üç gün kuyrukta beklemeyi göze aldık."
* * *
Konu evlerinden açılınca karısının da duygularını öğrenmek istedim. Bir an duraksadıktan sonra şunları söyledi: " Ben Akova'dan (Rumca ismini değil Akova ismini kullandı H.H) ayrıldığı zaman on iki yaşındaydım. Kapılar açılınca evimize gittiğimde çok heyecanlandım. Evimizde başkalarının oturmasını ne ben ne de annem kabullendi. Üç kez köyümüzü evimizi ziyaret ettik. Sonucu kabullendik ama evimizi, köyümüzü unutmadık."
Aklıma geldi sordum. "Evinizde Kıbrıslı Türk ya da Türkiye'den göçmen bir ailenin oturması sizin için fark eder mi?" " Hiç düşünmedim" dedi kısa süre düşündü ve devam etti: " Kıbrıslı Türk oturursa daha iyi."
* * *
Kıbrıs sorununun çözümü için ne düşündüklerini tabii ki sordum.
Andreas şunları söyledi: " Çözüm serbest dolaşım, serbest yerleşim ve serbest mülkiyeti içermeli. Biz evimize dönelim evlerimizde yaşayanlara da toplu konut yapılsın. Ben Kuzey'de yaşamayı kabul ederim. Pek çok Rum da kabul eder.
Çözüm için iyimserim. Hristofyas'ın manevra alanı geniş. Anastasiadis, çözüm yönünde yapılacak manevraları destekleyeceğini açık açık söyler. Hristofyas, başta değilken Türk askerinin ve Türkiyelilerin hepsinin geri gideceğini söylerdi halbuki şimdi ayakları yere bastığı için öyle demiyor."
* * *
Keyifli bir sohbetti ama güneş batma noktasına geliyordu.
Andreas ve karısına KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la ilgili görüşlerini sorup Rauf Denktaş'la kıyaslamalarını istedim.
Önce karısı yanıt verip, " Denktaş iyi değildi. Talat, Denktaş'a göre daha iyidir" dedi. Kocası Andreas'ın yanıtı ilginç oldu: " Futbolda oynamayan oyuncuyu eleştiremezsin. Rauf Denktaş senelerce oynadığı için onu eleştirmek kolaydır. Halbuki Talat, yeni oyuncu. Talat, daha ne kadar oynadı ki? Oynasın biraz daha bakalım da ona göre daha sağlam konuşabilelim."
Günün sözü:
Konuşa konuşa anlaşma insanların ayrıcalığıdır
|