Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]



Talat, daha ne kadar oynadı ki?

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Kasım 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Keyifli bir sohbetti ama güneş batma noktasına geliyordu.

Andreas ve karısına KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la ilgili görüşlerini sorup Rauf Denktaş'la kıyaslamalarını istedim.

Önce karısı yanıt verip, " Denktaş iyi değildi. Talat, Denktaş'a göre daha iyidir" dedi. Kocası Andreas'ın yanıtı ilginç oldu: " Futbolda oynamayan oyuncuyu eleştiremezsin. Rauf Denktaş senelerce oynadığı için onu eleştirmek kolaydır. Halbuki Talat, yeni oyuncu. Talat, daha ne kadar oynadı ki? Oynasın biraz daha bakalım da ona göre daha sağlam konuşabilelim."

 

 

  Masa başı gazeteciliği hiç sevmedim, tercihim de olmadı.

  Kaynağında buluşacağım konularda olanaklarımı zorlar, konuyla kaynağında buluşurum.

  Kıbrıs'ın küçüklüğü kendi dünyamızdan konular için bir avantaj.

  Kuzey Kıbrıs'ı karış karış kaç kez gezdiğimin hesabını ben de bilmem.

  Aynı bölgeleri birden fazla gezmek pek çok açıdan kıyas imkanı da veriyor insana.

  *              *               *

  Karpaz, hangi açıdan bakarsanız bakınız bir gazeteci için konu hazinesidir.

  Yolların şimdiki kadar iyi olmadığı günlerde de giderdim, şimdi de fırsat buldum mu giderim.

  Dün Karpaz'ın kokusunu almak istedim.

  Öğle saatleriydi yola çıktım.

  Av günü olmasına karşılık yollar sakindi.

  Erdoğan Özbalıkçı'nın mekanını severim.

  Sakin bir gündü...

  Sakinliği sordum, ekonomik krizden fazla av'a bağladılar.

  *             *          *

  Yemeğimizi yerken bir Rum aile geldi. Theresa'nın müşterilerinden olduğu rahatlıklarından belliydi.

  Yan masaya oturdular. Yemeklerimiz bitince kahve kısmında sandalyelerimizi sohbete uygun şekle getirip sohbete başladık.

  Larnaka'da yaşamını sürdüren bir çift.

  Orta yaşlı.

  Onlar Türkçe, ben Rumca bilmediğim için Erdoğan Özbalıkçı, tercümanlığımızı yaptı.

  "Karı - koca bir Rum'la sohbet sizi ne kadar sağlıklı sonuca götürebilir?" sorusu aklınızdan geçebilir.

  Sohbetin akışı bu bağlamda bir ipucu verir.

  Hele söylediklerin uçları değil merkezi yansıtırsa ciddi ipuçları vermesi mümkündür.

  Andreas Anthimou, Maraş göçmeni. Karısı ise şimdiki ismi Akova olan ipsos köyünden göçmen.

  Sorularımda sohbete yön vermeye çalıştım.

  Andreas Anthimou, uzun yıllar Maraş göçmeni Rumların örgütlerinde görev yapmış biri. DİSİ yanlısı...

  "Maraş'a dönmeyi ne kadar istiyorsunuz?" diye sordum.

  Yanıtı önce tek kelimeyle geldi. "Çok" ve devam etti. " Maraş'ın açılması çözüm yönünde Rumlar arasında ciddi değişim yaratır. En az 20 bin kişi Maraş'a döndü demek 20 bin kişi çözüm yanlısı olacak demektir. Biz zamanında özel statüde dönmeyi de kabul etmiştik."

  Espri ile Maraş'ın yıkılmış halini anımsattım... Andreas ciddi ciddi yanıt verdi: " Maraş her haliyle bizim için önemlidir. Hiç unutmayın kapılar açıldığı zaman Kuzey'e geçip Maraş'ı görmek için arabalarımızın içinde üç gün kuyrukta beklemeyi göze aldık."

  *             *            *

  Konu evlerinden açılınca karısının da duygularını öğrenmek istedim. Bir an duraksadıktan sonra şunları söyledi: " Ben Akova'dan (Rumca ismini değil Akova ismini kullandı H.H) ayrıldığı zaman on iki yaşındaydım. Kapılar açılınca evimize gittiğimde çok heyecanlandım. Evimizde başkalarının oturmasını ne ben ne de annem kabullendi. Üç kez köyümüzü evimizi ziyaret ettik. Sonucu kabullendik ama evimizi, köyümüzü unutmadık."

  Aklıma geldi sordum. "Evinizde Kıbrıslı Türk ya da Türkiye'den göçmen bir ailenin oturması sizin için fark eder mi?" " Hiç düşünmedim" dedi kısa süre düşündü ve devam etti: " Kıbrıslı Türk oturursa daha iyi."

  *             *             *

  Kıbrıs sorununun çözümü için ne düşündüklerini tabii ki sordum.

  Andreas şunları söyledi: " Çözüm serbest dolaşım, serbest yerleşim ve serbest mülkiyeti içermeli. Biz evimize dönelim evlerimizde yaşayanlara da toplu konut yapılsın. Ben Kuzey'de yaşamayı kabul ederim. Pek çok Rum da kabul eder.

  Çözüm için iyimserim. Hristofyas'ın manevra alanı geniş. Anastasiadis, çözüm yönünde yapılacak manevraları destekleyeceğini açık açık söyler. Hristofyas, başta değilken Türk askerinin ve Türkiyelilerin hepsinin geri gideceğini söylerdi halbuki şimdi ayakları yere bastığı için öyle demiyor."

  *           *          *

  Keyifli bir sohbetti ama güneş batma noktasına geliyordu.

  Andreas ve karısına KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la ilgili görüşlerini sorup Rauf Denktaş'la kıyaslamalarını istedim.

  Önce karısı yanıt verip, " Denktaş iyi değildi. Talat, Denktaş'a göre daha iyidir" dedi. Kocası Andreas'ın yanıtı ilginç oldu: " Futbolda oynamayan oyuncuyu eleştiremezsin. Rauf Denktaş senelerce oynadığı için onu eleştirmek kolaydır. Halbuki Talat, yeni oyuncu. Talat, daha ne kadar oynadı ki? Oynasın biraz daha bakalım da ona göre daha sağlam konuşabilelim."

 

  Günün sözü:

 

  Konuşa konuşa anlaşma insanların ayrıcalığıdır

   668 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...


Yorum Sayısı:   1
  Oznur Ermetal Modro         - FARKETMIYOR,, TRNC FOREVER..... 25 Kasım 2008, Salı 13:09 
Sn hasturer,

Siz bir gazeteci olaraktan sanki kendiniz yazdiniz bu sozleri.
Bu baslik ciranin agzindan cikan laf mi sizin basliginiz mi? Tirnak isareti goremedik de... bilginize...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital