|
İşte tablo ortada bankalar mevduat faizlerini artırmadan, kredi faiz oranlarını ciddi anlamda yükseltti. Buna ek vadeyi de kısaltmayı tercih ediyor.
Kısaca bankalar kendilerini garantiye almak için tek yanlı kararlar üretip uygulamaya koyuyor. Zorda kısılan işadamı da, sıradan vatandaş da resmen "gurvada" kısılmış durumda
Ne kadar ilginçtir, her şey yolundayken, hava günlük güneşlikken bankalar kredi vermek için ortalıkta dört döner.
Bardaktan boşanırcasına yağmur başladı mı aynı kuruluşlar bu kez toz keser.
Çok yaygın kullanılan benzetmelerdendir günlük güneşlik havada dağıttıkları şemsiyeleri, ihtiyaç duyulan yağmurlu günlerde geri toplamaya kalkarlar.
* * *
Kuzey Kıbrıs henüz global krizin etki alanına girmedi.
Yaşadıklarımız kendi dünyamızın ürünüdür.
Herkes söylüyor, herkes çıplak gözle görüyor... Piyasada "Tık" yok...
Kasalara fare düşse başı yarılır...
Bankalar inceden inceden panik içinde...
Piyasa parasızlıktan grak grak öterken, şemsiyelerin geri istenmesi gibi kredilerin acımasız bir takibi başladı.
Türkiye'de de benzer durum yaşanıyor, Başbakan Erdoğan, tatlı sert bir üslupla uyarısını yaptı.
Bizde durum ortada...
Yönetenlerde olması gereken en önemli beceri kriz yönetme becerisidir.
Durgun sularda herkes kaptan kesilebilir. Önemli olan fırtınalı günlerde gemiye başarıyla kaptanlık
yapmak.
Kullandığımız para birimi üzerinde söz hakkımız olmayabilir. Ama mevduat ve kredi akışında popülist yaklaşımlardan uzak, doğru temelde kararlar üretmek vazgeçilmez bir zorunluluktur.
İşte tablo ortada bankalar mevduat faizlerini artırmadan, kredi faiz oranlarını ciddi anlamda yükseltti.
Buna ek vadeyi de kısaltmayı tercih ediyor.
Kısaca bankalar kendilerini garantiye almak için tek yanlı kararlar üretip uygulamaya koyuyor.
Zorda kısılan işadamı da, sıradan vatandaş da resmen "gurvada" kısılmış durumda.
Kağıt üzerinde bizim sıkıntısız günler yaşamamız için yeterli, mevduat var.
5 milyar kusur YTL mevduata karşılık kullandırılan kredi miktarı yarısı kadar.
Finans uzmanı değilim ama kriz döneminde vatandaşın psikolojisinin bozulmaması için tutarlı kararlar üretmesi gereken bankalar bugünlerde tam tersi paniği tetikleyici bir tavır içine giriyor.
Mevduat faizleri sabit tutulup, kredi faizlerinin yukarı çekilmesi bankaların kriz döneminde daha yüksek kar etmesi değil midir? Nerede karşılıklı çıkar adaleti?
* * *
Son zamanlarda bana yansıyan şikayetlere bakıyorum, bunalımda olan işadamları ilk sırada.
Borçlu kısılanlar resmen yandı.
Onların yanmasının memleketin yanması olduğunu görmeyenler hala çare üretmekten aciz.
Aslında ilginç olan durumlardan biri hükümetin kendi sorumluluk alanında bile sözünün pek geçmediğidir.
Bakanlar Kurulu 20 ve 28 Ağustos 2008 tarihlerinde aldığı kararla 3 yıldız ve 3 yıldız altındaki otel ve 2. sınıf tatil köylerinin Kalkınma Bankası'ndan kullandığı kredi borçlarıyla ilgili tedbirler için kararlar aldı.
Kararlar hem zorda olan turizmcileri hem de Kalkınma Bankası'nı koruyordu.
Peki Bakanlar Kurulu kararlarından sonra ne oldu?
Turizmcilerden aldığım bilgilere göre kocaman bir HİÇ oldu.
Çok sayıda turistik tesisin kapısına icra memurları dayandı.
Yıllarını turizme vermiş bir otel sahibi aynen şunları söyledi: "Utanıyorum Hasan Bey. Utanma yanında kahroluyorum... Derdimizi kime anlatalım. Bizim insanımız diye seçtiklerimiz koltukta oturuyor ama siyasi erkleri sanki de yok. İktidarsız iktidarlar... Yoktan yarattığımız turistik tesislerimizin göz göre göre mahvolmasını seyrediyorlar. Düşünebiliyor musunuz icra memurları kapımıza dayanıp, otelde taşınabilir ne varsa alıp gitmek istiyor. Alıp gitmeleri çare mi? O zaman çalışma şansımız tümden ortadan kalkacak. Şimdi yaralıysak o zaman öleceğiz."
* * *
Durumun vahim olduğunu her fırsatta yazıp, söylüyorum...
Bu tür krizleri ilk kez biz yaşamıyoruz.
Çare mutlaka var.
Yetkililer, krizde olan işletmelerde kişisel hata payının yüksekliği gibi bir düşünceye sahipse, her işletmeye düzlüğe çıkana kadar kayyum görevi yerine getirecek isimler görevlendirilsin. Böylece gemi sağlıklı yüzene kadar kaptan köşkünde katkı koyucular olsun.
Çok zor günlerde Kalkınma Bankası bile sıkıntıda olan yatırımcının boğazına sarılırsa özel bankaların nasıl davranabileceğini gelin siz düşünün.
Günün sözü:
Çare üretmeyen dert üretir
|