Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Yağmur yağıyor, verin şemsiyeleri geri!!!

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Kasım 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İşte tablo ortada bankalar mevduat faizlerini artırmadan, kredi faiz oranlarını ciddi anlamda yükseltti. Buna ek vadeyi de kısaltmayı tercih ediyor.

Kısaca bankalar kendilerini garantiye almak için tek yanlı kararlar üretip uygulamaya koyuyor. Zorda kısılan işadamı da, sıradan vatandaş da resmen "gurvada" kısılmış durumda

 

 

 

  Ne kadar ilginçtir, her şey yolundayken, hava günlük güneşlikken bankalar kredi vermek için ortalıkta dört döner.

  Bardaktan boşanırcasına yağmur başladı mı aynı kuruluşlar bu kez toz keser.

  Çok yaygın kullanılan benzetmelerdendir günlük güneşlik havada dağıttıkları şemsiyeleri, ihtiyaç duyulan yağmurlu günlerde geri toplamaya kalkarlar.

  *          *          *

  Kuzey Kıbrıs henüz global krizin etki alanına girmedi.

  Yaşadıklarımız kendi dünyamızın ürünüdür.

  Herkes söylüyor, herkes çıplak gözle görüyor... Piyasada "Tık" yok...

  Kasalara fare düşse başı yarılır...

  Bankalar inceden inceden panik içinde...

  Piyasa parasızlıktan grak grak öterken, şemsiyelerin geri istenmesi gibi kredilerin acımasız bir takibi başladı.

  Türkiye'de de benzer durum yaşanıyor, Başbakan Erdoğan, tatlı sert bir üslupla uyarısını yaptı.

  Bizde durum ortada...

  Yönetenlerde olması gereken en önemli beceri kriz yönetme becerisidir.

  Durgun sularda herkes kaptan kesilebilir. Önemli olan fırtınalı günlerde gemiye başarıyla kaptanlık

  yapmak.

  Kullandığımız para birimi üzerinde söz hakkımız olmayabilir. Ama mevduat ve kredi akışında popülist yaklaşımlardan uzak, doğru temelde kararlar üretmek vazgeçilmez bir zorunluluktur.

  İşte tablo ortada bankalar mevduat faizlerini artırmadan, kredi faiz oranlarını ciddi anlamda yükseltti.

  Buna ek vadeyi de kısaltmayı tercih ediyor.

  Kısaca bankalar kendilerini garantiye almak için tek yanlı kararlar üretip uygulamaya koyuyor.

  Zorda kısılan işadamı da, sıradan vatandaş da resmen "gurvada" kısılmış durumda.

  Kağıt üzerinde bizim sıkıntısız günler yaşamamız için yeterli, mevduat var.

  5 milyar kusur YTL mevduata karşılık kullandırılan kredi miktarı yarısı kadar.

  Finans uzmanı değilim ama kriz döneminde vatandaşın psikolojisinin bozulmaması için tutarlı kararlar üretmesi gereken bankalar bugünlerde tam tersi paniği tetikleyici bir tavır içine giriyor.

  Mevduat faizleri sabit tutulup, kredi faizlerinin yukarı çekilmesi bankaların kriz döneminde daha yüksek kar etmesi değil midir? Nerede karşılıklı çıkar adaleti?

  *          *          *

  Son zamanlarda bana yansıyan şikayetlere bakıyorum, bunalımda olan işadamları ilk sırada.

  Borçlu kısılanlar resmen yandı.

  Onların yanmasının memleketin yanması olduğunu görmeyenler hala çare üretmekten aciz.

  Aslında ilginç olan durumlardan biri hükümetin kendi sorumluluk alanında bile sözünün pek geçmediğidir.

  Bakanlar Kurulu 20 ve 28 Ağustos 2008 tarihlerinde aldığı kararla 3 yıldız ve 3 yıldız altındaki otel ve 2. sınıf tatil köylerinin Kalkınma Bankası'ndan kullandığı kredi borçlarıyla ilgili tedbirler için kararlar aldı.

  Kararlar hem zorda olan turizmcileri hem de Kalkınma Bankası'nı koruyordu.

  Peki Bakanlar Kurulu kararlarından sonra ne oldu?

  Turizmcilerden aldığım bilgilere göre kocaman bir HİÇ oldu.

  Çok sayıda turistik tesisin kapısına icra memurları dayandı.

  Yıllarını turizme vermiş bir otel sahibi aynen şunları söyledi: "Utanıyorum Hasan Bey. Utanma yanında kahroluyorum... Derdimizi kime anlatalım. Bizim insanımız diye seçtiklerimiz koltukta oturuyor ama siyasi erkleri sanki de yok. İktidarsız iktidarlar... Yoktan yarattığımız turistik tesislerimizin göz göre göre mahvolmasını seyrediyorlar. Düşünebiliyor musunuz icra memurları kapımıza dayanıp, otelde taşınabilir ne varsa alıp gitmek istiyor. Alıp gitmeleri çare mi? O zaman çalışma şansımız tümden ortadan kalkacak. Şimdi yaralıysak o zaman öleceğiz."

  *            *            *

  Durumun vahim olduğunu her fırsatta yazıp, söylüyorum...

  Bu tür krizleri ilk kez biz yaşamıyoruz.

  Çare mutlaka var.

  Yetkililer, krizde olan işletmelerde kişisel hata payının yüksekliği gibi bir düşünceye sahipse, her işletmeye düzlüğe çıkana kadar kayyum görevi yerine getirecek isimler görevlendirilsin. Böylece gemi sağlıklı yüzene kadar kaptan köşkünde katkı koyucular olsun.

  Çok zor günlerde Kalkınma Bankası bile sıkıntıda olan yatırımcının boğazına sarılırsa özel bankaların nasıl davranabileceğini gelin siz düşünün.

 

  Günün sözü:

 

  Çare üretmeyen dert üretir

   559 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...


Yorum Sayısı:   1
  hasan         - magosa 27 Kasım 2008, Perşembe 09:20 
yine isminize ve tecrubenize yarasir super bir yazi


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital