|
Hem sorularımı sorup Eroğlu'nu dinliyorum hem de vücut dillerini okumaya çalışıyorum.
İki saat boyunca Derviş Eroğlu'nun telefonu hiç susmadı.
Arayanların tümü de UBP Genel Başkanlık yarışında Eroğlu'ndan yana tavır içinde olanlardı.
Derviş Bey, "Kimseyi rahatsız etmeyin, artık herkes kararını verdi" diyor
Ulusal Birlik Partisi'nde (UBP) kurultay için geriye sayım devam ederken artık iyice sona yaklaşıldı.
UBP Genel Başkanı ve başkanlığın adaylarından Tahsin Ertuğruloğlu'nu Lefkoşa Merit Hotel'de gazeteci arkadaşlarla dinleyip izlenimlerimizi sizlerle paylaştım.
Tahsin Ertuğruloğlu'nun davetiyle bu sabah Saray Otel'de birlikte kahvaltı yapıp, kurultaya artık sayılı saatler kala bir kez daha konuşacağız.
* * *
Mağusa ve Lefkoşa kongrelerinde desteklediği ilçe başkan adaylarının açık farkla kazanmasından sonra genel başkanlık yarışında yaygın kanaat favori gösterilen Derviş Eroğlu'nun dün öğleyin evinde konuğuydum.
Lefkoşa Köşklüçiftlik'ta iki saati aşkın süre sohbet ettik.
Öğle yemeğini de birlikte aldık.
Eşi Meral Eroğlu ev sahipliği yaptı.
Molohiya, pirinç pilavı ve salatadan oluşan öğle yemeğini yerken de sohbetimiz devam etti.
* * *
Eroğlu ailesi siyasetle, seçimle iç içe yaşamaya alışmış.
Hayatları siyasete endeksli olmasa da siyasetin hızlı temposuna, gerginliğine alıştıkları kolayca fark ediliyor.
UBP ve siyasetle özdeşleşen bir aile gördüm dün.
Meral Eroğlu, süreci ve gelişmeleri yakından izliyor. "Sabırla karışmamak için elimden geleni yapıyorum" diyor.
Meral Hanım bana göre tipik bir Kıbrıslı. Duygu ve düşüncelerini gizleyemiyor. Susmak için kendi kendine telkinde bulunmasına rağmen vücut dili çok şey anlatıyor.
Yemek masasında Derviş Eroğlu'nun kızlarından Gencay ve Aslı Eroğlu da vardı. Gencay Eroğlu'na göre Aslı babasının seçim çalışmalarından sağ kolu gibi. Ancak şunu net söyleyim Meral Hanım dahil herkes duracağı yeri biliyor.
Eroğlu ailesi, aile boyu partinin kaderinde söz sahibi olmaya çalışmıyor ama UBP, Eroğlu ailesinin kaderinde etkili.
UBP'yi kendilerine ait görmüyorlar ama UBP onlar için farklı bir değer taşıyor.
* * *
Hem sorularımı sorup Eroğlu'nu dinliyorum hem de vücut dillerini okumaya çalışıyorum.
İki saat boyunca Derviş Eroğlu'nun telefonu hiç susmadı.
Arayanların tümü de UBP Genel Başkanlık yarışında Eroğlu'ndan yana tavır içinde olanlardı.
Derviş Bey, "Kimseyi rahatsız etmeyin, artık herkes kararını verdi" diyor.
Bunun üzerine rahatlığının nedenini soruyorum: " Siyasi hayatımda pek çok seçim yaşadım. Bir yerden sonra, sonuçla ilgili tahminden öte fikir sahibi olursunuz. Cumartesi günkü kurultaya giderken tablo bana göre çok net."
* * *
Eroğlu ile geçmişte de sohbet ettim. Aklımdaki tüm soruları her zaman rahatlıkla sordum.
"Yirmi iki yıl genel başkanlık, onsekiz yıl başbakanlık ve yetmişindeki yaşıyla UBP'ye ve topluma verecek neyiniz kaldı?" diye sordum.
Yüzüne gülümsemeyi iyice yerleştirdikten sonra şöyle konuştu: " Politika ve de ülke, dünya koşulları durağan değildir. Tecrübe ve dinamizm çok önemli. İnanın kendimi partiye ve topluma hizmet bakımından en verimli çağda hissediyorum. Parti başkanlığı ve hükümet sorumluluğundan uzak geçen süre içinde dinlendim, kendimi sorguladım, geçmiş dönemi her bakımdan dikkatle gözden geçirdim. Tecrübem ortada... Dinamizm bakımından da kendimi çok zinde hissediyorum. Partideki tüm kesimlerle birlikte gençlerin de benim yanımda olmasının mesajını bence herkes almalı."
* * *
Genel Başkanlığa yeniden adaylığının, seçimi kazanması durumunda UBP'de yenileşme bakımından olumsuz etken olacağı yönündeki seslendirmeleri anımsattığım zaman Eroğlu şunları söyledi: " Hiç kimse farklı yorumlamasın ama delegelerin yansıyan desteği kurultay öncesinde Genel Başkan sorumluluğunu hissetmeme neden oluyor. Kurultay sonrası yapacaklarımı düşünüyorum... UBP, toplumu en geniş şekilde kucaklayan parti olacak. Toplumca kabul gören, bilgili ve deneyimli akademisyenler, iş adamları ve siyasi sorumluluk üstlenmek isteyen isimlerle halkımızdan iktidar sorumluluğu talep edeceğiz. Bu talebimizin halkımızdan onay göreceğinden hiç kuşkum yok."
" Peki mevcut kadrolarınız ne olacak?" deyince daha sorum bitmeden yanıtı geldi: " Mehmet Bayram aday olmayacağını açıkladı. On üç milletvekilimiz var şu an. Tümü yeniden aday olmak istese bile otuz yedi yeni isme kucak açacak durumdayız. UBP, toplumun beklentilerine yanıt verecek en güçlü, en yeni, en dinamik kadroyla seçim başarısını yakalayacak. Buna adım gibi eminim."
* * *
İki saatlik sohbetin sonunda ayrılmak için ayağa kalktım. Son sorumu sordum: "İki saatlik süre içinde Tahsin Ertuğruloğlu'ndan neredeyse hiç bahsetmediniz. Kurultaya az kala bu suskunluk niye?"
Eroğlu şöyle konuştu: " Daha önce de seçimli başkanlık yarışı yaşadım. Tahsin Ertuğruloğlu'nun benzer üslubuyla hiç karşılaşmadım. Keşke başkanlık yarışından düzey aşağı çekilmeseydi. Delege son sözü söyleyeceğine göre kırgınlığa hiç gerek yoktur. Tahsin Bey'e de önerim daha soğukkanlı olarak kurultay iradesinin ortaya çıkmasını beklemesidir. Bizler kurultayda son bir sesleniş yapıp susacağız, delege konuşacak. Demokrasinin kestiği parmak acımaz. Bunu herkes bilecek."
Günün sözü:
Örgüt başarısından yoksun kişisel başarı, kurumsal kazanım getirmez
|