|
Maliye Bakanı Ahmet Uzun'a halkın kafasındaki sorulardan sordum
CTP'nin hükümet günlerinde kazanılmış hakların tartışması bile yapılamaz. Kazanılmış haklara ne dokunuruz ne de dokundururuz. Çalışanlar bu konularda en küçük kaygı taşımasın. On üçüncü maaş Aralık ayı içinde ödenecek, emeklilik uygulama ve emeklilerin haklarına da dokunulmayacak
Maliye Bakanı Ahmet Uzun'la dün yaklaşık bir saat sohbet ettik.
Maliye Bakanıyla, sağlığın, eğitimin sorunlarını konuşacak halimiz yok.
Maliye devletin kasası.
Hiç kuşku yok ki para her şey değil. Ama gerçek olan bir diğer yan parasız da olmuyor.
Böyle olduğu için herkesin gözü maliyede.
Bakan Uzun'u en az kırk yıldır tanırım.
Dünkü sohbetimizde kendisinin KTAMS'da benim de KTÖS'de aynı döneme denk düşen sendika günlerimizi ve özellikle BELÇA'nın doğuşunu ve o dönemdeki sendikal özveri ve dayanışmayı da konuştuk.
* * *
Yüzüne söylediğim için burada da rahatlıkla yazabilirim, Bakanlık Ahmet Uzun'u gerçekten hem yoruyor, hem de yıpratıyor.
Randevumuz saat 14.00'teydi.
İçeri girdiğimde yemeğini yeni bitirmiş tabağı hâlâ masanın kenarındaydı. Yemeği sormama gerek yoktu. Tabakta bir kısmı duruyordu. Kuru böğrülce. Takılıp "Tam Kıbrıs yemeği" dedim. Bildik kahkahasını atıp, "Vallahi anacığımın evinde alıştığımız yemekler ve tatlardan ayrılmam söz konusu olamaz" dedi.
* * *
Sohbetimiz geniş içerikli ve rahattı.
Hem sorularıma verdiği yanıtlardan hem de kendi anlattıklarından almak istediğim bilgileri aldım.
Maliye Bakanı Ahmet Uzun'a " 2009 bütçesi ne kadar gerçekçi?" diye sordum.
"Kesinlikle çok gerçekçi" deyip ekledi: " Dünya ciddi bir kriz yaşıyor. Bizim bundan etkilenmemiz olası değil. Mutlaka bizler de krizden nasibimizi alacağız. Bu dönemde atılım amaçlı bütçe yaptığımızı söylersek kimse inanmaz. Zaten bütçeyi inceleyenler, 'bu bütçe atılıma müsait değil' diyor. Söyledikleri doğru. 2009 bütçesi açıkladığım gibi ELDE EDİLENİ KORUMA BÜTÇESİDİR.
Kriz günlerinde herkes ayağını yorganına göre uzatması gerekir, devlet de aynı özeni gösterecek.
Kriz nakit darlığı, iş azlığı ya da pahalılık olarak etkisini gösteriyor. Çok şükür bizde BELÇA dışında hiç bir yerde mali sıkıntı gerekçe gösterilerek toplu işçi durdurmasına gidilmedi."
Fark ettim ki Ahmet Uzun, BELÇA'da yaşananlardan huzursuz. Ve devam ediyor: "BELÇA'yı sendikal dayanışmanın çok güzel bir ürünü olarak kendi ellerimizle yarattık. Gün geldi raflara ürünleri kendi ellerimizle yerleştirdik. Ancak zaman içinde emaneti devralan arkadaşlar BELÇA'ya sahip çıkamadı. Güneye gidip salatalık alıp bize sallayan arkadaşlar Salatalık Politikasıyla BELÇA'yı yöneteceklerini sanıyorlardı. BELÇA'ya yazık ettiler."
* * *
Sözü gene bütçeye getirdim. Devletin halkın tepki koyduğu harcamalarda da tasarrufa gidip gitmeyeceğini sordum. "Mutlaka gidilecek" diye Uzun şunları ekledi: " Çok açık belirteyim ekonomik önlem ve tasarruflar öne çıkarıldı. Tüm harcama kalemlerinde ciddi tasarrufa gidilmiştir. 2009'da her kuruşun hesabını yaparak harcama yapacağız."
Tam bu noktada çalışanların kaygılandıran ya da merakla bekleme noktasına getiren konuya dokunup, "Sayın Bakan çalışanlar on üçüncü maaşı merak ediyor. Emeklilik konusunda kazanılmış haklara dokunularak taksitlendirme ve vergi yönüne gidileceği iddiaları çalışanları huzursuz ediyor. Bu konularda durum nedir?" diye sordum.
Ahmet Uzun, "Öncelikle şunu belirteyim CTP'nin hükümet günlerinde kazanılmış hakların tartışması bile yapılamaz" deyip şöyle konuştu: " Kazanılmış haklara ne dokunuruz ne de dokundururuz. Çalışanlar bu konularda en küçük kaygı taşımasın.
On üçüncü maaş Aralık ayı içinde ödenecek, emeklilik uygulama ve emeklilerin haklarına da dokunulmayacak."
* * *
Özel sektördeki sıkıntıları da anımsattım. Özellikle mali krizle borçlarını ödeme zorluğu çekenlerin durumunu sordum.. Bakan Uzun, konu özel sektörün sıkıntılarına gelince önce derin derin soluk aldı sonra konuştu: " Devlet için özel sektörün sorunları çok özel önem taşır. Kamu çalışanlarını ödemekle kendimi görevimizi yapmış sayamayız. Özel sektörün sorunlarını ve çıkış yollarını ilgili sivil toplum örgütleriyle görüşüyoruz. Hem ekonomik yaşama hareketlilik hem de borçların yeniden yapılandırılması için tamamen özel sektöre dönük kaynak arayışımız var. Konuyu TC Hükümetiyle de masaya yatırdık. Ankara'dan yanıt bekliyoruz. Kimse sıkıntıları bilmediğimizi sanmasın. Hem sıkıntıları hem de çıkış yollarını biliyoruz. Teşhis konulmuş, reçete yazılmıştır. Şimdi ilacı temin aşamasındayız."
* * *
Maliye Bakanı Ahmet Uzun'a en son dünyada düşen petrol fiyatlarının bizde elektrik ve akaryakır fiyatlarını neden yansımadığını sordum. Sakin sakin anlattı:
" Petrol fiyatlarında aşağıya doğru hareket nedeniyle elektrik fiyatlarını Eylül ayından beri aşağıya doğru çekiyoruz. Ancak her karar bir sonraki ayın faturalarına yansıdığı için indirim aşamalı olarak hesaplara yansıyor. Bu arada kilovatsaat başına iki kuruş alma kararını iptal etme ön kararını aldık. Bunu uygulama aşamasına taşıdığımız zaman herkes kullandığı elektriğe göre geçmiş faturasıyla kıyaslandığı zaman indirim hissedecek.
Akaryakıt fiyatlarına gelince. Avrupa ülkelerinin hemen hemen tümünde akaryakıtta devletin vergi payı % 70'lerdedir. Rum kesiminde bu oran % 35'lerdedir. Bu uygulamanın biraz da bizleri olumsuz etkilemeye dönük olduğuna inanıyorum. Güneydeki fiyatları görmezlikten gelerek akarkayıt fiyatı belirleyemeyiz. Bizde de oranlar % 35'lerdedir."
Günün sözü:
Zor günlerin kararları da zor olur
|