Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Kara Kitap
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [1]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [2]
Bu kez Girne zehirlendi [2]



Kaygıları çabalara takoz olmamalı...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

2004 Nisan'ında Annan Planı oylandı. Biz Kıbrıslı Türkler evet dedik, Kıbrıslı Rumlar hayır... O tarihi fırsat da gitti.

Sonunda Papadopulos kaybetti Hristofyas, Cumhurbaşkanı seçildi. AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, yedi yıl önce taşıdığı kalıcı bölünme kaygısı üzerine kurulan bir propaganda ile seçim kazandı.

Müzakere masasında, barış kültürü olan iki lider şimdi görüşmeci.

Karşılıklı kaygılar gene var. Barış ve çözüm gelecekse kaygılar abartılı hale taşınıp sürecin önünde takoz olmamalı

Kıbrıs sorunu elli yılı aşkın süredir vardı.

1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşu taraflarca özümsenmiş bir çözüm modeli olmadığı için anayasal kimliği ile ancak üç yıl yaşayabildi.

Şimdi BM ve AB üyesi uluslararası tanınmış bir Kıbrıs Cumhuriyeti var ve bu cumhuriyetin kuruluşu 1960'tır. Ama bu cumhuriyet 1960-1963 arası iki toplumlu kimliğe sahip Kıbrıs Cumhuriyeti değil.

Soruna çare bulmak için 1968'den beri iki toplumlu görüşmeler yapılıyor. Bir umutla başlayan görüşmeler kesiliyor...

Daha görüşmelerin kesilmesinin ertesi günü yeni çabalar başlıyor.

Bir bakıyoruz Kıbrıs sorununda görüşmelerin kesilmesi de, başlaması da her defasında bir öncekilere benziyor.

* * *

Yaklaşık yedi yıl önce. 1 Eylül 2001'de bu köşede, "Yeni bir sınav verilirken..." başlıklı yazımı okurlarla buluşturmuştum.

O zaman KKTC'nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda Rauf Denktaş, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda ise Glafkos Kleridis oturuyordu.

AKEL iktidarın ortağı değildi ama Rum Toplumunun siyasal yaşamında en etkili siyasi partilerden biriydi.

Bizleri Annan Planı Referandumuna kadar götüren süreç başlamak üzereydi.

İşte 1 Eylül 2001 tarihinde yayımlanan yazımın önemli bir bölümü:

"Kıbrıs konusunda çözüm yönünde trafik kızışınca Rum tarafından yükselen endişeler sürpriz değil. Ancak bu ülkeye taraflarca kabul edilir, kalıcı bir barış gelmesini çok çok isteyen biri için ciddi bir üzüntü kaynağıdır.

Kıbrıs'ın son 50-60 yıllık dönemi tüm siyasi unsurlar için sınavlarla doludur. Sağdan en sola kadar herkes oturduğu sınavı ve aldığı notu çok iyi biliyor.

Rumların ENOSİS ideali Kıbrıslı Türklerle ortak mücadele önündeki en büyük engeldi. İngilizlere karşı verilen mücadelenin amacı adanın Yunanistan'a bağlanması olunca Kıbrıslı Türkler o mücadelenin saflarında nasıl yer alabilirdi?

1974'e kadar yaşanan sıcak gelişmelerde kaybeden taraf Kıbrıslı Türkler oldu.

1974'te bu kez tekerlek ters döndü, Rum tarafı öyle bir tokat yedi ki terazinin eşitliğe gelmesi bir yana kayıplar bakımından Rumların terazisi çok ağır bastı.

Bu satırların yazarı olarak asla, "Yukarıdaki gonnora yemez, oh gelsin!" basit yaklaşımına sempati duymadım. Aksine çektikleri acıyı daha önceki deneyimlerle hissettim.

Yeniden o acılar yaşanmasın diyerek de kalıcı barışa giden yolda mücadeleye karınca kararınca omuz vermeyi sürdürdüm.

AKEL'in tavrı her zaman için daha bir duyarlılıkla izlendi. AKEL Genel Sekreteri Hristofias'la yaptığım ve KIBRIS Gazetesi'nde yayınlanan söyleşide, ENOSİS'le ilgili AKEL geçmiş tavrını sorduğumda yanıtın şu bölümü önemliydi:

"Enosis" davası tarihsel bir olgu olarak algılanmalı ve bunun değerlendirilmesi tarihe ve tarihçilere bırakılmalıdır. "Taksim" de aynı biçimde değerlendirilmelidir. Geçmişi silmiyoruz, fakat bakışlarımızı geleceğe çevirmeliyiz. Geçmişin acı deneyiminden gelecekte de aynı şeyleri yaşamamak için dersler çıkarmalıyız. Eğer Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk halkımızı bugünkü felaket durumdan kurtarmak istiyorsak hepimiz her tür samimiyetimizle açıklamalıyız: Taksim konusu olmadığı gibi Enosis konusu da yoktur. Kıbrıs ne bir ikinci Helen devleti olarak yaşayabilir ne de Ankara'nın protektorası ve Anadolu'nun bir uzantısı olarak yaşayabilir. Biz, iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyonu öngören ve "Enosisi" ayrılıkçılığı, başka bir devlete bağlanmayı ve her tür taksimi "YASAKLAYAN" BM kararlarını kabul ettiğimizi açıklıyoruz."

* * *

Şimdi Kıbrıs konusunda çözüm umutları gündeme geldi. Çözüme yönelik önerileri kaygıyla karşılayıp, kaygının ötesine taşan yaklaşımlar sergileyenler arasında AKEL'in yine varolması hem dikkat çekici hem de düşündürücüdür.

Bulunacak çözümün, adaya kalıcı bir bölünme getirip, bir sonraki aşamada kuzeyin Türkiye'ye bağlanma olasılığına kapalı olması konusunda AKEL'in endişesi yeni değildir. Ulaşılacak çözümün adanın tümü veya herhangi bir parçasının bir başka ülkeyle bütünleşme olasılığına açık olmasına karşı çıkmak başka, endişeler nedeniyle çözüm önerilerine takoz koymak ya da takoz koymak isteyenlere destek vermek başkadır."

* * *

Aradan yedi yıl geçti.

Bu sürede köprülerin altından çok sular geçti.

Önce Klerides'in yerine Papadopulos, Cumhurbaşkanı seçildi. Denktaş - Papadopulos döneminde çözüm yönünde mesafe alınamadı.

KKTC'de Denktaş dönemi kapandı Talat, Cumhurbaşkanı oldu. Talat, elini barış için uzattı ama eli hep havada kaldı.

2004 Nisan'ında Annan Planı oylandı. Biz Kıbrıslı Türkler evet dedik, Kıbrıslı Rumlar hayır... O tarihi fırsat da gitti.

Sonunda Papadopulos kaybetti Hristofyas, Cumhurbaşkanı seçildi. AKEL Genel Sekreteri Hristofyas, yedi yıl önce taşıdığı kalıcı bölünme kaygısı üzerine kurulan bir propaganda ile seçim kazandı.

Müzakere masasında, barış kültürü olan iki lider şimdi görüşmeci.

Karşılıklı kaygılar gene var. Barış ve çözüm gelecekse kaygılar abartılı hale taşınıp sürecin önünde takoz olmamalı.

Günün sözü:

İlk hata saflığın, sonrakiler suçun ürünüdür

   554 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital