Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Sürekli öncü ve ilerici olmak...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Adamlar öteki markaları karalayarak değil, kendi ürünlerinin kalitesiyle piyasada yerlerini koruyorlar...

Öteki markalar sadece mukayese için orada vardı. Bir kelimeyle bile öteki markalara söz söylenmedi. Sonuçta ürünlerine güveniyorlar...

Konuşmaları dinlerken aklıma bizim partiler geldi. Bizimkiler söz haklarının yüzde doksanını ötekileri karalamak için kullanır. Neden? Çünkü kendi malları sayılan, görüşlerine güvenmiyorlar, projeleri yok...

 

 

BUDAPEŞTE- Teknolojik gelişim, en yalın tanımlamayla insanlığın gelişiminin somutlaşması, elle tutulur, gözle görülür hal almasıdır.

En önemlisi teknolojide, bilimde yaşanan gelişme yeni gelişmelerin, yeni buluşların yolunu açıyor...

***

Dün sabah beş gibi Kuzey Kıbrıs'tan ayrıldım. Sekizi biraz geçe İstanbul'dan Budapeşte için havalandık. Bir saat kırk dakikalık yolculuğun ardından Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye bir zamanlar çok yaygın kullanılan tanımlamayla ayak bastık.

Seyahatimin nedeni teknoloji ile buluşma.

Yaklaşık yetmiş yıl önce hoparlör üreterek teknoloji dünyasına adım atıp geçen zaman içinde ses ve görüntü ürünlerinde dünyanın en prestijli markası haline gelen Pioneer firmasının yeni ürünlerini tanıtım etkinliğine davetliler arasındayım.

Avrupa'nın hemen hemen tüm ülkelerinden gazetecilerle teknoloji brifingi için Budapeşte'de buluştuk.

***

Macaristan denince aklıma ilk gelen bir zamanlar dünya futbolunun yıldız isimlerinden olan Puşkas gelir...

Macaristan'a ve doğal olarak Budapeşte'ye ilk gelişim.

AB üyesi olduktan sonra hızlı bir şekilde yeni Avrupa'ya ayak uydurma çabasında olduğunu biliyordum.

AB üyeliklerini özellikle Almanya desteklemişti. Anımsıyorum, yıllar önce Almanya Dışişlerinin davetlisi olarak Berlin'e gitmiştim. Avrupa'nın değişik ülkelerinden gazeteciler vardı. Programı yapan Almanlar, bir bildiklerinin ürünü olarak programa Macaristan elçisinin ülkesini tanıtım sunuşu ve yemeği de eklemişlerdi.

Uçak alçalırken baktım, en azından uçaktan gördüğümüz her yer gözünüzün gördüğü yere kadar düzlük...

Kent merkezinde sosyalizm günlerinin mimari izleri fark ediliyor.

***

Neyse konumuza yeniden dönelim.

Dün öğleden sonra yaklaşık üç buçuk saat çok keyif aldığım sunuşlar dinledim.

Dünya pazarında ayakta tutunmak için nelerin yapılması gerektiğini gördüm.

Pioneer bir dünya markası. Eğer en ön sıralarda yer bulmak "olmaksa" Pioneer olmuş bir marka. Ama adamlar biliyor ki zirvelere çıkmak değil, zirvede kalmak önemli.

Sürekli pazar araştırması, müşteri konumundaki insanların beklentileri... Bunlar yolun sonunda Japonya'daki merkezde toplanıyor ve istenilen, öteki firmaların önünde yer almalarını sağlayacak yeni ürünler piyasaya sunulacak hale getiriliyor.

***

Televizyonda siyah beyaz günleri anımsarım.

Detayı boş verin, izlerken "Güzel göstermesi" yeterliydi.

Teknoloji sıçraya sıçraya LCD televizyonlar üretildi. LCD teknolojisi ürünü televizyonları görenler teknolojinin en uç noktaya ulaştığını sanıp hayretini ifade etti.

Ancak dünkü sunuşlarda gördüm ki teknoloji yarışında son yok... En mükemmel bulunduğu sanılırken siyahın önemi fark edildi.

Halbuki konuya yabancı olanlar için renkli televizyonda siyahın ne önemi var ki? Halbuki dün öğrendim ki en önemli renk siyah.

Siyahı kusursuz olmayan ya da en iyi olmayan televizyonun öteki renkleri de kusurludur.

Siyah tüm renkleri etkiliyor.

Siyah en kolay görünen ama en önemli renk.

Pioneer, "Her zamankinden daha siyah" diyerek siyaha verdiği önemi sloganlaştırıp, sonunda Plazma teknolojisinde,"Dünyanın en iyisiyim" dedi.

***

Şu an 60 inçlik televizyonu altı buçuk santim kalınlıkla üretebiliyorlar.

Dünkü sunuşta açıkladılar, yeni hedef yaklaşık bir santimetre.

Benzetme yerindeyse karton kalınlığında televizyon yapacaklar.

***

Dünkü tanıtım etkinliğinde sadece televizyonlar tanıtılmadı.

Hiç kuşku yok Pioneer, plazma televizyonda dokuzuncu jenerasyon Pioneer'le piyasaya iddialı girmeye çalışıyor. Japoncada siyah anlamına gelen KURO, farklı markalarla yan yana gösterildi. Farkı çok kolay fark ediliyor.

Ancak öteki ürünlerdeki teknolojik gelişimin de insanı etkilememesi mümkün değil.

... Pioneer'in kelime anlamı ÖNCÜ VE İLERİCİ olmak... İsim olarak seçerken vazgeçilmez bir hedef olarak da seçmişler. Dün buna gözlerimle tanık oldum. Adamlar öteki markaları karalayarak değil, kendi ürünlerinin kalitesiyle piyasada yerlerini koruyorlar...

Öteki markalar sadece mukayese için orada vardı. Bir kelimeyle bile öteki markalara söz söylenmedi. Sonuçta ürünlerine güveniyorlar...

Konuşmaları dinlerken aklıma bizim partiler geldi. Bizimkiler söz haklarının yüzde doksanını ötekileri karalamak için kullanır. Neden? Çünkü kendi malları sayılan, görüşlerine güvenmiyorlar, projeleri yok...

 

 

Günün sözü:

 

Her buluş bir sonraki buluşun babasıdır

   441 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital