Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Kara Kitap
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var

YORUMLANANLAR
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [1]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [2]
Bu kez Girne zehirlendi [2]



Kalitesizlikten öte kullanılamaz su...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Haziran 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu ülkede doğal nedenlerle su temininde sorun vardır. Ancak su teminindeki sorundan çok daha önemli şebekelere verilen suyun kalitesizliğidir.

Herkesin evinde her an tahlil yapacak altyapı yoktur, olması da düşünülemez. İnsanlar çeşmelerinden akan suyla ilgili kokusu, rengi ve tadıyla ilgili duyu organları aracılığıyla bilgi ve yorum sahibi olabilir. Ötesinde rakamlara ulaşmaları olası değil.

O noktada laboratuar bulguları tek kaynaktır.

 

 

  Sağlıkla ilgili sistem olarak ne yaparsanız yapınız eğer kültür, düşünce olarak en genel tanımlamayla sağlığa önem, değer vermezseniz yaptıklarınız halk diliyle hikaye bile değildir.

  Koruyucu hekimliğin sağlıkla önemi tartışılmazdır.

  Bütün mesele hastalık riskini hayatın her alanında olabildiğince aşağıya çekmek.

  Çevre koşulları yanında insanların sağlıklı ürünler tüketerek beslenip, hayatını sürdürmesine özen gerekir.

  Beslenmenizde almadığımız bazı besinler olabilir.

  Ancak sağlıklı bir yaşam için her gün asgari içilmesi gereken su var. Bunun altında su içildiği zaman sağlık açısından riskler gündeme gelebilir.

  Su içilebilir özellikteyse içilir, kullanılabilir özellikteyse de içilmez ama kullanılır.

  Çocukluk günlerimizde ağzımızı çeşmeye dayar kana kana su içerdik. İşte o günlerde bir gün içeceğimiz suları çeşmeden değil para ile alacağımızı söyleseler inanmazdık. Biz zamanlar inanmadığımız şimdi hayatımızın vazgeçilmezi oldu.

  Ekonomik durumu ne olursa olsun insanlar içeceği ya da yemeklerde kullanacağı suyu para ile özel sektörden alıyor.

  Ancak içecek suyu para ile almakla derdiniz sonlanmıyor.

  Çeşmelerden akan su hayatımızın hala çok önemli bir parçasıdır.

  O suyla yıkanıyor, o suyla yemek sonrası ağzımızı yıkıyoruz... Bulunduğu oranda o suyla çiçekler sulanıyor...

  İçilmese de kullandığımız suyun da olması gereken kalitede olması şarttır.

  Suyun kalitesi denetlenebilirdir.

  Eş aralıkla ya depolardan ya da şebekeden su örnekleri alınıp tahlil edilir, sonuçları da halkla paylaşılır.

  ***

  Tuzluluk oranı da suyun kullanılabilirliği bakımından önemlidir. Sudaki tuzluluk (NACL) oranına göre su beş sınıfa ayrılır.

  1.Sınıf 0-175, 2. Sınıf 176-525, 3. Sınıf 526 - 1400, 4. Sınıf 1401- 2100, 5. Sınıf 2101 ve yukarısıdır.

  Dördüncü sınıfa giren su kalitesizdir, beşinci sınıfa giren su ile kullanılamazdır.

  Elimde KKTC Sağlık Bakanlığına bağlı Devlet Laboratuarı Dairesi Müdürlüğü'nün D.Lab No: 8132/08 sayı ve 11 Haziran 2008 tarihli Kimyasal Su Analiz raporu var.

  Suyu tahlil için laboratuara gönderen devletin Su İşleri Dairesi. Örnek suyun Hidroloji Bölgesi, Dikmen. Örneğin alındığı yer Dikmen Deposu.

  Örnek 11 Haziran 2008'de laboratuara gönderilip aynı gün sonuç alınıp, rapora dökülmüş.

  Rapora göre örnek sudaki tuzluluk oranı 2984... Yanlış okumadınız iki bin dokuz yüz seksen dört. Yani o su kullanılamaz.

  Peki bu rapor alındığı zaman ne yapıldı.

  KOSKOCAMAN BİR HİÇ.

  Bu depodan Lefkoşa ve Mağusa'ya su verilir.

  Lefkoşa ve Mağusa belediyeleri en önemlisi bu suyu kullanan insanlara haberdar edildi mi? HAYIR EDİLMEDİ.

  ***

  Şimdi birileri çıkacak ve ahkam kesip, bunun mikrobikliği üzerine yorum yapacak.

  Sorum çok açıktır.

  Tuzluluk oranı 2984 olan bir suyun şebekeye verilip insanlara ulaştırılması doğru mudur yanlış mıdır? İnsan sağlığı ile bağlantılı bir konuda bu duyarsızlık niye?

  İnsan sağlığına önem verilen hiç bir ülkede böyle bir duyarsızlık olamaz.

  ***

  Tabii bu su o depoya ulaşırken kalitesinin ne olduğu mutlaka biliniyordu.

  Bu ülkede doğal nedenlerle su temininde sorun vardır. Ancak su teminindeki sorundan çok daha önemli şebekelere verilen suyun kalitesizliğidir.

  Herkesin evinde her an tahlil yapacak altyapı yoktur, olması da düşünülemez.

  İnsanlar çeşmelerinden akan suyla ilgili kokusu, rengi ve tadıyla ilgili duyu organları aracılığıyla bilgi ve yorum sahibi olabilir. Ötesinde rakamlara ulaşmaları olası değil.

  O noktada laboratuar bulguları tek kaynaktır.

  Elimdeki örnek rapor devletin bilgisi dahilindedir.

  Hade soralım bakalım... "EFENDİLER BU RAPOR ELİNİZE GEÇTİKTEN SONRA NE YAPTINIZ?"

  Yanıtınız varsa yollayın yazalım...

 

  Günün sözü:

  İnsan sağlığı ile oynayanların, insana değer vermesi söz konusu olamaz

 

   434 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı?
10 Ekim 2008, Cuma   Barışın elçileriyle yürümek...
09 Ekim 2008, Perşembe   Durumumuz çok vahim...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...
07 Ekim 2008, Salı   "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"
06 Ekim 2008, Pazartesi   Kötü senaryolar kurmak istemem
05 Ekim 2008, Pazar   Mehmet Ali Talat'ı dikizledim...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Teknoloji içeri, emek dışarı...
03 Ekim 2008, Cuma   Dünyanın merkezi Dikilitaş değil...
02 Ekim 2008, Perşembe   Dün Strasbourg'ta bizim için tarihi bir gündü...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital