|
Açarık dükkanı beklerik müşteri ama ne gezer. Bütün gün sinek avlarız. İçtiğimiz, ısmarladığımız kahvenin, çayın parasını bile çıkaramıyoruz artık. Bir de refah seviyemiz arttı derler. Ma ne artması, daha dibe battık deseler doğru olacak. Yaz Allah aşkına. Çünkü bizi kimse duymaz, dinlemez, sen bizim adımıza yaz, bizim adımıza söyle
Telefon trafiği dün her günkün daha erken hızlandı.
Önce Güzelyurt'tan bir vatandaş aradı...
Günaydın faslı çok hızlı geçti...
Daha ben hiç dokunmadan vatandaş bin ah yansıtmaya başladı.
"Aha Kıbrıs gazettası elimde... Yazını okudum, buldum numaranı ve aradım seni. Battık Hasan beyi battıkkkk..."
İkinci battık hem uzun hem de beyaz ciğeri kara olmuş bir insanın isyanını, öfkesini ve en acısı çaresizliğini yansıtıyordu.
Devam etti:
"Açarık dükkanı beklerik müşteri ama ne gezer. Bütün gün sinek avlarız. İçtiğimiz, ısmarladığımız kahvenin, çayın parasını bile çıkaramıyoruz artık. Bir de refah seviyemiz arttı derler. Ma ne artması, daha dibe battık deseler doğru olacak. Yaz Allah aşkına. Çünkü bizi kimse duymaz, dinlemez, sen bizim adımıza yaz, bizim adımıza söyle..."
* * *
Mağusa'dan bir başka okur...
"Yazdıklarınız hep doğru memleket battı. Üç kişi bir araya geldiği zaman ekonomik krizi konuşur. Bu memlekette artık zengin ve fakir değil, devletten aylık alanlar ve almayanlar diye iki sınıf oluştu. Özel sektör üvey evlattan beter. Kimse özel sektörü, hele küçük esnafı düşünmüyor. Hani küçük esnafa düşük faizli kredi verilecekti? Tıs yok... Beklerler iflasa bayrağını çekelim, ölelim. İnsana hayattayken tedavi yapılır, öleni ancak gömerler, tedavi medavi biter."
Aynı okur devam edip farklı bir kulvara kayıyor...
"Biz, işyerinde klima çalıştırmaktan korkarız. Elektrik parası can yakar. Ama dairelere gidersin kapılar açık ama klimalar gürül gürül çalışır. İş saatında böğrülce ayıklayan memurlar gördüm. Biz kan ağlarız onlar serinde para kazanır. Yüzde yetmişi, hatta sekseni aldıkları parayı Rum tarafında harcarlar."
Bazı yaklaşımlarını abartılı bulduğumu söylemeye çalıştım ama anladım ki dolup taşan vatandaşın dinlemeye tahammülü kalmadı.
* * *
Ay'da yaşamıyoruz.
Bu ülkenin insanıyız.
Günün çok uzun bir zaman dilimini değişik toplum kesiminden insanlarla konuşuyorum.
Yazımın tam burasında iş adamı bir arkadaşımla konuştum.
"Piyasada yaprak kımıldamıyor" dedikten sonra ekledi: "Piyasada para kalmadı. İş yaptırmak isteyen var ama sıra ödemeye gelince herkes alacaklarını alamadığını söyleyip yan çiziyor. Piyasadan dört yüz bin YTL alacağım var ama alamıyorum. En büyük korkum bu kadara alacağıma rağmen 20-30 bin YTL için çek yasağına girmek. Herkes ekonomik krizin paniğini gizlemeye çalışıyor ama nereye kadar gizlenecek? Yandık!"
* * *
Dün yazdım. Hiç ama hiç gecikmeden KRİZ MASASI kurulup, paniğe fırsat veremeden doğru kararlarla çare üretilmeli.
Yine bir işadamından dinlediklerim: "Bu ülkenin mevduatlarının büyük bölümü Türkiye'ye gitti. Bankalarda para yok. Olan parayı da hükümet kullanma çabasında. Kredi verecek bankalar ise ipotek aldığı taşınmaz malları yüzde elli değer azlığı ile değerlendiriyor. İpotek verdiğiniz taşınmaz malın % 75 değeri kadar kredi imkanı yaratılsa bu da iş dünyasını rahatlatacak. Malımız var ama dünyadaki uygulamalarına paralel değerlendirmeyle kredi alamıyoruz."
* * *
Yazımı yazıyorum ama aklım ağırlıkla Mağusa'dan arayan okurun, kamu çalışanlarına yönelik yaklaşımlarında...
Resmi ağızların devlet çalışanlarına yönelik ifadeleri toplumda etkisini göstermeye başladı.
Kamu ve özelde çalışanlar ciddi bir kamplaşmaya doğru gidiyor. Yani toplum çok ciddi bir bölünme yaşıyor. Halbuki bu toplumun çok önemli konularda dayanışma ve birlikte mücadeleye gereksinimi var. Şimdi bu konuda kamplaşan insanlar yarın nasıl birlikte mücadele edecek?
* * *
Elektrik kesintileri de artık iyice kabak tadı verdi.
Geçitkale'den 77 yaşında bir amca aramıştı Pazartesi günü... Söylediklerini buraya yazmak istemem. Ama bilinsin ki sıradan mazeretler kesintilerin kabulünü kolaylaştırmıyor. Dün gene kesinti vardı. Merak edip nedenini öğrenmek bile istemedim...
Günün sözü:
Bir milimetre iş, bin kilometre laftan değerlidir
|