Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



"Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi....

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dimitris Hristofyas, seçim başarısını taksim korkusu üzerine kurmuştu. Hristofyas'ın öz olarak söylediği, "Çözüm olmazsa ada kalıcı bir şekilde bölünecek" diyordu. Kilise şimdi tam farklı bir duruş içinde. Kilisenin duruşu zemin kazandığı oranda Hirstofyas, zemin kaybedecek

 

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas arasındaki doğrudan görüşmeler önümüzdeki hafta, 3 Eylül'de resmen başlayacak.

Her iki tarafın siyasi mutfağı yoğun bir şekilde çalışıyor.

Siyasi mutfaklar harıl harıl çalışırken, "Ne olacak bu Kıbrıs meselesi?" sorusunu soranlar Kuzey Kıbrıs'ta çok az.

Annan Planı döneminde Kıbrıs sorunu halkın gündeminin ilk sırasındaydı.

Müthiş bir heyecan vardı.

Lefkoşa'daki İnönü Meydanı'nın tıka basa dolması için sıra dışı bir çabaya hiç gereksinim yoktu. Halk toplanmanın olup olmayacağını değil ne saat olacağını merak ediyordu.

Şimdi halkın gündeminde Kıbrıs sorununun çözüm çabaları ön sıralarda değil.

*              *             *

Birkaç gün önce akşam üzeri arabayla eve dönüyorum.

Yolda tanıdık bir yüzle karşılaştım.

Mücahitler Derneği'nin aktif isimlerinden biri... Kıbrıs sorununa ilgisinin genelde canlı olduğunu biliyorum.

Arabaya durdurup, camı indirdim...

Çok kısa bir girişten sonra sordum: "Kıbrıs konusundaki görüşmelerden ne bekliyorsun?"

Yüzünde bir anlam dalgalanması olduğunu fark ettim.

Bir an duraksadıktan sonra, "Ben sana önce bir konuşmamı aktarmak isterim" dedi.

"Aktar bakalım" dedim esprili bir vurguyla...

Başladı anlatmaya:

"Geçenlerde çok üst düzey biriyle karşı karşıya geldim... Neyse ismini vermeden söyleyim, bir generalle. Bana sordu, "Kıbrıslı Türkler, Türkiye'ye bağlanmak ister mi?" Sorusuna soruyla yanıt verdim. "Kıbrıslı Türkler, Türkiye'ye bağlanırsa, Kıbrıslı Rumlar da Yunanistan'a bağlanmayacak mı? O zaman da Yunanistan, adanın güneyiyle de olsa Türkiye'nin Güney sahillerini kuşatma konumuna gelmeyecek mi? Komutan yüzüme baktı ve tek kelime ile konuştu, "Haklısın". Kıbrıs sorunu Türkiye'nin bütünlüklü çıkarlarına uygun çözülebilir. Farklı bir çözüm olamaz. Şu an için de çözüm için mevsim uygun değil."

*             *            *

Yolda rast gele karşılaştığım bir kişiden bunları dinlerken aklıma haziran ayında Kıbrıs Televizyonu RİK'te bir programda konuşan Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu 2. Hrisostomos, "Taksim bizi korkutmamalı" sözleri geldi.

O programda Hrisostomos şunları söylemişti:

"Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasındaki anlaşmazlık olmadığını, sorunun jeopolitik olduğunu herkesin anlaması gerektiğini. Buradaki sorun jeostratejiktir.

Türkiye, elinin Kıbrıs'ın tamamının üzerinde olmasını istiyor, taksim istemiyor. Siyasiler, taksimin korkunçluğunu dillerine sakız edebilirler, ancak bana göre taksimi, çıkarlarından dolayı ne Türkler istiyor, ne de İngilizler.

İngilizler çözüm istiyor, ama kendilerini zorladığımızda anlaşmaya atıfta bulunacakları ve yardımlarına ihtiyacımız olacağı için kendilerine koşacağımız, doğru olmayan bir çözüm istiyor. Her şeyden önce herkeste bir korku olan taksim kelimesi bizi korkutmamalı. Şimdi neyimiz var? Bu taksim değil mi? Bize daha iyisini sundular da biz mi kabul etmedik?"

Aynı programda Kıbrıs Rum halkının Annan planını, "mevcut durumdan daha kötü olduğu için reddettiği" görüşünün de altını çizen 2. Hrisostomos, sözlerini şöyle tamamlamıştı:

"Bize, taksimden daha beterini sundular. Herkes, mevcut durumun çözüm olmadığını haykırıyor. Tamam, katılıyorum, çözüm değil. İsterseniz, mevcut durum kötü çözümdür diyelim. Annan planı mevcut durumdan daha mı iyiydi? Kıbrıs Rum halkı planı bu yüzden reddetti. Bana daha kötüsü sunulsa kabul mü edeceğim?"

*           *           *

Kıbrıs Türkü'nün siyasi nitelikli ilk sloganından biri "Kıbrıs Türktür, Türk kalacaktır" öteki ise, "Ya taksim, ya ölüm"dü.

Bu sloganlar 1950'li yılların sonlarında atıldı.

O sloganları yaratıp attıranlar ya da atanlar bir "Ya taksim, ya ölüm" sloganının özünün Rum Başpiskopos tarafından dile getirilip savunulacağını hayal ediyor muydu?

Bence kimse hayal bile edemiyordu.

Dimitris Hristofyas, seçim başarısını taksim korkusu üzerine kurmuştu. Hristofyas'ın öz olarak söylediği, "Çözüm olmazsa ada kalıcı bir şekilde bölünecek" diyordu. Kilise şimdi tam farklı bir duruş içinde. Kilisenin duruşu zemin kazandığı oranda Hirstofyas, zemin kaybedecek.

 

Günün sözü:

 

Her hesap kendi sınırları içinde doğrudur

   751 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital