Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Köstek olunmasın yeter...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Eylül 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Toz pembe bir tablo çizmem.

İki liderin iyi niyetinin de mutlaka etki sınırı var.

Önemli olan Talat ve Hristofyas'ı bu önemli barış yürüyüşünde yalnız bırakmamak.

Kıbrıs'ta çözüm isteyen tüm merkezler köstek olacak yaklaşımlardan uzak durmalı

Bazı yürüyüşler vardır ki, o yürüyüşlerde destekten daha önemli olan köstek olunmamasıdır.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas'ın Kıbrıs sorununa çözüm bulmaya yönelik yürüyüşlerini de bu tür bir yürüyüş görüyorum.

Talat ve Hristofyas dün Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için liderler düzeyinde müzakerelerin ilk toplantısını yaptı.

Yazımın hemen başında şu noktanın altını çizmek isterim. KIBRIS SORUNUNA ÇÖZÜM BULUNMASINI İSTEYENLER KADAR İSTEMEYENLER DE VAR.

Ancak bunu çok açık olarak söyleme cesareti olanlar yok denecek kadar azdır.

"Biz de barış isteriz" deyip hemen ardından "Amma!" diyerek gerçek niyetlerini dolaylı da olsa dile getiriyorlar.

* * *

Talat ve Hristofyas'ın dünkü görüşmesiyle ilgili pek çok yorum yapılabilir.

Ancak çok net olarak belirteyim dünkü görüşmede her iki lider çözüm sürecinde çok yapıcı bir anlayışla rol üstlenmek istediklerini ortaya koydular.

Pek çok durumda küçük ya da önemsiz gibi algılanabilecek yaklaşımlar çok önemli sonuçlara veri teşkil eder.

Dünkü görüşmenin arifesinde Pirgolu Rumları, Yeşilırmak Kapısını kullanarak Güzelyurt'taki Ay Mamas ayinine gitmelerinin bizim tarafça engellenmesinin sorunu yaşandı.

Bu sorunun Talat - Hristofyas buluşmasına etkisi merak ediliyordu.

Hristofyas, konuyu masaya taşımadı.

Buna karşın BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, konuyu masaya getirir gibi oldu ama Hristofyas, çok ciddi bir siyasi olgunlukla konuya yapışmadı.

Bunca yılın olumsuz birikimleri toplumlarda barışçıl değil tam tersi düşünceleri besledi.

Böyle bir ortamda karşı taraf düşmanlığına dayalı politikalar daha kolay prim yaptı.

Ay Mamas ayinine ulaşımda Pirgoluların yaşadığı hayal kırıklığı ve buna bağlı tepkileri sıcaklığını korurken Hristofyas'ın sergilediği tavır barışı besler niteliktedir.

Birilerinin, "Ama Hristofyas şunu da dediydi" dediğini duyar gibiydi.

Söyleyebilir.

Talat'ın da bizim tarafta kendi toplumsal yapımız içinde söyledikleri var.

Karşılıklı söylevlerde rahatsı edici yanlar olabilir.

Önemli olan bardağın dolu kısmını görmek, iyi niyetli barışçıl yaklaşımları beslemek...

Hiç kuşkum yok bu yaklaşım karşılıklı olarak benimsenirse zaman içinde rahatsız edici yanlarda azalma olacak.

* * *

Kapsamlı müzakereler dün başladı.

Dünkü buluşmanın en önemli, en umut verici yanı ilk kez barışın yaşam biçimi olarak benimseyen iki liderin masada buluşmasıdır.

Tam bu noktada KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın hakkını vermek isterim.

Talat, KKTC Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyduğu ilk günden hedefini Kıbrıs sorununun çözümüne imza aşamasına kadar etkin katkı koymak olarak belirledi.

Barış için elini ilk günden uzattı.

Karşısında Papadopulos olmasına rağmen elini bir gün bile geri çekmedi.

Karşı taraftan rahatsız edici çıkışlara tepkisini koydu ama köprüleri hiç bir zaman atmadı.

Rum tarafı kökenli sıkıntı yaşarken kendi içimizden, Türkiye'nin sivil ve asker yüzlerinden de sorunlar yaşadı. Sıkıntılarını gördük. Ama eleştirilerimizle sıkıntı kaynaklarına da mektup yolladık.

Talat, pes etmeyerek yeni ve umut dolu yeni sürecin başlamasında en önemli rolü oynadı.

* * *

Toz pembe bir tablo çizmem.

İki liderin iyi niyetinin de mutlaka etki sınırı var.

Önemli olan Talat ve Hristofyas'ı bu önemli barış yürüyüşünde yalnız bırakmamak.

Kıbrıs'ta çözüm isteyen tüm merkezler köstek olacak yaklaşımlardan uzak durmalı.

Gerçekler biliniyor.

Çözümden etkilenecek merkezler biliniyor.

Talat ve Hristofyas, hassas dengeleri koruyacak siyasi olgunluk ve beceriye sahiptir.

Geçmişi unutmadık. Ama yaşayabilir bir çözüm için geçmişin deneyimleriyle geleceğe barış duygularıyla yürümek gerekir.

Bir de şunu bilelim. Gerçek ortadayken kelimelerle oynamaya hiç gerek yok. BM Genel Sekreteri dünkü mesajında "Tüm Kıbrıs halkı" (all the people of Cyprus.)

İfadesini kullandı. Bu satırların yazarı olarak bunu Kıbrıs Türk halkını görmezlikten gelen bir tanımlama olarak algılamadım. Adada ağırlıklı olarak Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum halkı var. Sorun aynı halkı oluşturan insanlar arasında değil dili, dini, ulusal kökeni ayrı iki toplum, iki halk arasındadır. Bunu inkar eden yorumlar geniş tabanlı değil.

... Talat ve Hristofyas'a yürekten başarılar diliyorum...

Günün sözü:

Barış, yürekten beslenen güçle inşa edilir.

   752 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital