Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

... Narenciye üreticisi gerçekten dert küpü. Sorunlar, sıkıntılar, hafife alınmalar üretici yeniden birlik - beraberlik içinde mücadele noktasına getiriyor. Üreticinin sesini duymayan, sorunlarına çare üretmeyenler çok ciddi bir tepkiye hazır olsun...

Çarşamba akşamı Güzelyurt'taydım.

Kıbrıs Türk Narenciye Üreticiler Birliği Başkanı Mehmet Ali Aybar davet etmişti.

"İlk akşam" dediğimiz saatlerde gittim. Saat 19.00 gibi...

Güzelyurt Bostancı yolu üzerindeki birlik lokalinde buluşmamızı bekleyen üreticilerin ilgisini daha arabamı park etmeden fark ettim.

Aslında toplantıda narenciyecinin sorunlarını ve derdini dinlemek kadar yeni görüşme süreci başlarken Güzelyurt'ta toprağa en yakın insanların ne düşündüğünü de merak ediyordum.

* * *

Ağustos sıcaklarının geride kaldığı serin sayılan bir eylül akşamında 150 kadar üreticiyle sohbet ediyoruz...

Başkan Mehmet Ali Aybar konuştu önce... Küçük bir Baf köyünden başlayan yaşam yürüyüşünün yorgunluğunu okuyorum sözlerinde. Yorulmuş ama bıkmamış... "Yetmiş bin dönüm narenciyenin yarısı kaldı. Narenciye kalmadı, narenciyecide de merak kalmadı" derken çok şeyi anlatıyordu.

Çoğunlukla dinlemeyi tercih ettim yaklaşık üç buçuk saatlik sohbetimizde... Ama bir noktanın altını çizerek vurgu yaptım: "Basit kâr - zarar hesabıyla yaşamını topraktan kazananları elinizin tersiyle bir kenara itemezsiniz. Tarımın her türüyle uğraşan insanlar toplumların tırnaklarını toprağa geçiren kesimidir. Topraktan kopan toplumların topraklarına sahip çıkması olası değildir. Bunun en güzel örneği İsrail'dir. Bir yana dünya finans dünyasındaki egemenlikleri öte yanda İsrail'de tarım alanında yaptıkları. İşte bu nedenle narenciye üreticisinin yanındayım."

* * *

Üreticiler gerçekten dert küpü. Kıbrıs sorunu çok da umurlarında değil. Tepkileri sırasında ne söylerlerse söylesinler, "Anlaşma olursa nere gideceğiz?" sorusunu soran yok gibi.

Dertlerini anlatmak için çalmadık kapı bırakmadılar. Siyasiler onların derdine çare bulmak yerine bir yolunu bulup ana üretici birliğine ek iki örgüt daha kurdurtmuşlar.

Ayrı örgüt kurmanın arkasında narenciye paketleme tesislerine bazı kişilerin sahip olma hesaplarının yattığını daha önceden duymuştum.

Anlayacağınız narenciyecinin çok büyük kısmı sıkıntı yaşarken aradan küçük, mutlu bir azınlık çok ciddi ve özel kazançlar elde etmiş.

Bunu ben görürüm da görmesi gerekenler görmez? Görmemeleri, bilmemeleri olası mı?

* * *

Hem narenciye hem de narenciyeci ihmal edildi.

Narenciye üreticisi üvey evlattan da geri muamele gördü.

240 YTL'lik doğrudan gelir desteğinin 380 YTL dolayına çıkması beklenirken 160 YTL ödeneceği söylendi. 160 YTL'ye tepki koymaya hazırlanan üretici o hale getirildi ki aylardır 160 YTL'lik doğrudan gelir desteğinin peşinde koşuyor. Güzelyurt bölgesinden bir meclis başkanı iki de bakan var... Birlik Başkanı Aybar, "Her kapıyı çaldık. En son Meclis Başkanı Ekenoğlu'na gitti. Ağustos sonuna kadar ödeme yapılacak dedi. Ağustos sonu da geçti gene para yok. Üretici ile dalga geçiyorlar. Belli oldu ki bizi düşünen bir hükümet yoktur" dedi.

* * *

Birliğin bir önceki Başkanı Abdullah Cangil yaptığı konuşmada can alıcı soruyu sordu... Cangil, şunları söyledi: "Bizler günü kurtarma peşinde değiliz. Devletin politikasızlığından bıktık, usandık. Hükümet oturup karar verecek, NARENCİYE DEVAM ETSİN Mİ ETMESİN Mİ? Öyle nutukla olmaz bu işler. Kararlarını verip açıklayacaklar üretici de ne yapacağına karar versin."

Cangil'in, bu sözlerine yaşlı bir üretici, "Be Abdullah Bey, bunlar hem bizi hem de Güzelyurt'u gözden çıkardı. Onun içindir ki derdimizinan ilgilenmezler" diyerek katkı koydu.

* * *

Güzelyurtlu narenciye üreticisini en büyük üzüntüsü narenciyenin, hükümet kaynaklı tüm sıkıntılarına ek ekonomideki yerinin bilmezlikten, görmezlikten gelinmesi.

Bir üretici söz alıp kalem kalem bir ton narenciyecinin ihracat aşamasına kadar maliyetini bulup ihraç edilen ürün miktarıyla çarpıyor. Aynı şekilde iç piyasada tüketilen narenciyeyi de hesaplıyor. Ulaşılan rakam 80 milyon dolar civarında.

Buna karşılık ihracat noktasında sırf vergi ve harçlar düşük olsun diye ton başı maliyet düşük gösteriliyor ve hükümet narenciye geliri ona göre hesaplanıyor. O hesaplara göre konuşulduğu için de narenciyenin ekonomiye girdisi gerçeği yaklaşık beş kat daha az olarak ifadelendiriliyor.

... Narenciye üreticisi gerçekten dert küpü. Sorunlar, sıkıntılar, hafife alınmalar üretici yeniden birlik - beraberlik içinde mücadele noktasına getiriyor. Üreticinin sesini duymayan, sorunlarına çare üretmeyenler çok ciddi bir tepkiye hazır olsun...

Günün sözü:

Herkesin, ürettiği kadar söz hakkı olmalı

   636 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital