Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



Hısardaki basamaklar...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Eylül 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün sahip olduklarımız o yıllara göre çok fazla. Sıkıntılara rağmen dünle kıyaslandığı zaman maddi anlamda zenginiz. Zengin olmaya zenginiz da o eski günlerin, çocukluk günlerimizin tadı damağımızda. Hayatı yeniledik da mutluluğa giden yollarımızı yenileyemedik

 

 

  Zaman tünelinde yolculuk yapmayı sevmeyen yok sanırım.

  Bayramlar bu bağlamda ciddi bir yolculuk fırsatıdır.

  Bir şarkı var, "Bayram gelmiş neyime, aman aman garibem"... Şarkı bayrama istediği kadar hüzün pompalasın bayram duygumu erozyona uğratmadan koruma çabam sürer.

  Her bayram ailede ziyaret ettiğimiz büyüklerin sayısı azalır. Ziyaret ettiğimiz kapılar azalırken mezarlıkta ziyaret ettiklerimiz çoğalır.

  1974'te babacığımı, 1984'te de anacığımı yitirdik. İkisinin de ölüm yaşı altmış sekizdi. Yaşamış olsalardı ulaşacakları seksenli yaşlara kadar "Keşke" diyerek anacığım ve babacığımın da görmesini istediğim mutluluk tabloları hep oldu.

  Anıları bizlerle yaşıyor ama ölümlerini artık daha kolay kabulleniyorum.

  Bugün bayram, hüzün çağrıştıran yaklaşımları buraya almak istemem ama aklımdan geçenleri de yazmak istiyorum.

  Bir söz var, "Allah sırayı bozmasın"... Ölümü insan kimseye yakıştırmaz... Ancak gencecik evlatlarımızı yitirmeyi kabul etmek çok ama çok zor. Onların acıları daha yaşlı büyüklerimizin ölümlerini kabullenmemize de neden oluyor galiba.

  *           *          *

  Sizler bu satırları okurken ben Strasbourg için ya yolda ya da varmış olacağım.

  Avrupa Konseyi'nden arayıp daveti ilettikleri zaman bayrama denk gelmesi nedeniyle gidip gitmemeyi düşündüm. Sonunda gitmeye karar verdim.

  İkilemden sonra gitmeye karar verme nedenim, Kıbrıs sorununa yönelik toplumda ilgi erozyonunun beni de sarmalına almasına karşı direnmek.

  Hem görüşülecek Kıbrıs raporu var hem de Talat ile Hristofyas'ın konuşmaları.

  Strasbourg yolculuğuma rağmen köşem bayramlık olsun istedim.

  Yazmak için konular birikti.

  Geniş kesimlerin canına tak dedirten sorunlar var gündemimde. Ama bayram ve Strasbourg seyahatini sonuna kadar ertelemeye karar verdim.

  *           *         *

  Dün öğleden sonra yağmur yağarken şöyle bir Lefkoşa turu yaptım.

  Çocukluğumun geçtiği K. Kaymaklı'nın merkezi belirli geçiş saatleri dışında sivil geçişlere kapalı.

  Gene da sık sık ulaşabileceğim noktasına kadar K. Kaymaklı'ya ulaşıp adeta öperim.

  Dün ilkokul yıllarımızın okuluna baktım.

  1960'lı yıllarda K. Kaymaklı'dan Lefkoşa'ya gittiğimiz günler sayılıydı. Kaymaklı, şimdiki gibi Lefkoşa'nın içinde bir mahalle değildi.

  Benim anımsadığım ilk bayramlar Yusuf Kaptan Sahası'nın üzerinde şimdi Mücahitler Sitesi'nin bulunduğu tabya üzerindeydi.

  Abilerim ve onların arkadaşlarıyla cami ve okulun yanından geçer, şimdiki K. Kaymaklı kulüp binasının ordan hâlâ enkazı duran Taksim Sineması'na dokunarak Yusuf Kaptan sahasına varırdık.

  Bayram yerine kestirme yolumuz hısar üzerinde ine çıka oluşan ayak izleriydi. Bayramlık ayakkabıların kayganlığına rağmen o basamakları adeta koşarak çıkardık.

  Son basamaktan sonra kendimizi bayram yerinde bulurduk.

  Bayram yerinin bize çeken yanları neydi?

  O günün şartlarında ne oyuncak vardı ne de eğlence ortamı.

  Ayakkabılar da elbiseler de bayramlıktı. Aynı şekilde sosyal yaşamda bayramın yerini tutacak başka bir etkinlik Lefkoşa'da yoktu.

  Bayram yerinde arabacıklarda şanslar denenirdi.

  Hızla çekilen bilyenin düştüğü numaranın elimizdeki kartta olup olmadığını merakla takip ederdik.

  Benim ilgimi çeken küçük tavşancık ya da bir tür fareyle denenen şanlardı. Toprak zeminde çepeçevre numaralı minik yuva gibi kutular vardı. Ortadaki tavşancığın üzerindeki tel kafes kaldırıldıktan sonra o minik yavrunun hangi kutuyu gireceği bir heyecan kaynağıydı. Yönelişlerinin davet ettiği ince tazahüratları da unutmam. Sonunda kimse büyük ikramiye kazanmıyordu ama kazanma arzusu orada tatmin edilirdi.

  Kebaplar, kuru yemişler, lokma, şamişiler de bayram yerinin tatlarıydı.

  *             *           *

  Bugün sahip olduklarımız o yıllara göre çok fazla. Sıkıntılara rağmen dünle kıyaslandığı zaman maddi anlamda zenginiz. Zengin olmaya zenginiz da o eski günlerin, çocukluk günlerimizin tadı damağımızda.

  Hayatı yeniledik da mutluluğa giden yollarımızı yenileyemedik.

 

  Günün sözü:

 

  Bayram, güzel duyguların dayanışma içinde buluşturulmasıdır

   633 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital