Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun!!!"

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kasap, vitrin buzdolabının arkasındaydı, kız çocuğu yavaşça yaklaştı, usulca avucunu açıp parasını uzatarak kasaba dedi ki: "Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun."

O küçük çocuk beş YTL'lik dana etinin çok az olduğunu biliyordu ve utana utana istiyordu. Takip ettim. Beş YTL'lik dana eti avuç içi kadar ya var ya yok...

Merak edip çocuğa sordum: "Kaç kardeşsiniz?" Yanıt: "Yedi kardeş"... Yani yedi kardeş artı anne baba etti dokuz. Dokuz kişi avuç içi kadar etle, etli yemek yemiş olacak.

 

 

  KIBRIS Gazetesi, "Güney Zengin, Kuzey Pahalı" diye manşet atınca Maliye Bakanımız Ahmet Uzun açıklama yapma gereği duydu.

  Söylediklerini dün okudunuz.

  Kendi içinde bütünlüğü var mı? Var. Aslında bu bütünlük, KKTC'deki olağanüstü zorluklarla sürekli iki yakayı bir araya getirmenin sıkıntısını yaşayan Maliye Bakanı olmaktan geliyor.

  *           *         *

  Kapılar açılana kadar Kuzey'de herhangi bir ekonomik karar için Güney'e bakmak gerekmeyebilirdi. Çünkü karşılıklı geçişler sınırlıydı.

  Sonra gün geldi kapılar açıldı.

  Alışverişte ince eleyip sık dokumak durumunda kalanlar iki tarafın fiyatlarını kontrol etmeye başladı.

  Bu ince eleyip sık dokuma, aile bütçesi sıkıştığı zaman daha da ciddi yapıldı.

  Örneğin yakıt fiyatları arasındaki fark hep takip edildi.

  Biz de ucuz olduğu zaman Güneyden gelip bizden yakıt alındı. Tam tersi olduğu zaman da Kuzey'den Güney'e gidilip depolar dolduruldu.

  *             *           *

  Tablo ortada Kıbrıslı Türklerin, Güney Kıbrıs'tan alış veriş yapma eğilimi Rumların bizim taraftan alış veriş yapma eğilimine göre daha yüksek.

  Bunun nedenini salt, "Rumlar daha milliyetçidir; kilise etkilidir" gibi gerekçelere bağlayamayız.

  Refah düzeylerinin daha yüksek olması nedeniyle de birkaç kuruşun hesabını yapmıyorlar.

  Bize gelince durum farklı.

  2008'de maaşlara SIFIR ARTIŞ DENİLDİ.

  Maaşlar büyümedi ama giderler büyüdü.

  Her türlü öteki giderleri bir yana bırakın sadece elektriğe gelen zaman dar ve sabit gelirlinin beline ciddi bir darbe oldu.

  Gelirin rakamsal olarak yerinde kalması, ya da çoğalır gibi olması çok önemli değildir. Önemli olan satın alma gücünün ne denli korunabildiğidir.

  Eğer gideriniz belirli kalemlerde artıyorsa hayat düzey çıtanız aşağıya kayma riskine girmiş demektir.

  Bu durumda ya kemerleri sıkacaksınız ya da bugüne kadar satın aldıklarınızı almaya devam etmek istiyorsanız daha ucuza almanın yollarını bulacaksınız. Bu kadar basit.

  *            *           *

  KIBRIS gazetesi özel bir çalışmayla mukayeseli bir fiyat tablosunu okurlarıyla buluşturdu. Bu tabloyu, güncelleştirerek ezbere bilen çok sayıda insanımız olduğunu biliyorum. Ve bunu bilenlerin tümüne yakını dar ve sabit gelirli insanlardır.

  KIBRIS'ın yazdıkları gerçeği yansıtmıyorsa Sevgili Ahmet Uzun hiç merak etmesin kimse Rum tarafından alış veriş için yönelmez.

  Aynen akaryakıtta da biz daha ucuzsak kimse arabasını deposunu doldurmak için Güneye geçmez.

  *           *          *

  Siz istediğinizi söyleyin durumun iyi ya da kötü olduğunu anlamak için insanlar cüzdanları, mutfaklarına, aylık gelirlerinin giderlerini karşılamaya ne yettiğine bakar.

  Geçenlerde kasaba gittim. Almak istediklerimizi söyleyip hazırlanmasını beklerken içeri on yaşlarında, eli yüzü düzgün, temiz giyimli bir kız çocuğu girdi.

  Sağ avucunda sıkı sıkıya parayı tutuyordu.

  Kasap, vitrin buzdolabının arkasındaydı, kız çocuğu yavaşça yaklaştı, usulca avucunu açıp parasını uzatarak kasaba dedi ki: " Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı bol olsun."

  O küçük çocuk beş YTL'lik dana etinin çok az olduğunu biliyordu ve utana utana istiyordu. Takip ettim. Beş YTL'lik dana eti avuç içi kadar ya var ya yok...

  Merak edip çocuğa sordum: "Kaç kardeşsiniz?" Yanıt: "Yedi kardeş"... Yani yedi kardeş artı anne baba etti dokuz. Dokuz kişi avuç içi kadar etle, etli yemek yemiş olacak.

  O durumda ne yapmam gerekirse onu yaptım.

  *            *          *

  Ben Ahmet Uzun'u anlıyorum. Ama anlamam çare değil.

  "Beş YTL'lik kuyruk yağı bol et" alan çocuğun ailesinin durumunda kaç aile var. Ne kadar olduğunu bilmem ama az olmadıklarına eminim.

 

  Günün sözü:

 

  Çarşı, ekonominin aynasıdır

   705 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...


Yorum Sayısı:   1
  Hasan Ali         - Londra-Girne 09 Ekim 2008, Perşembe 12:30 
Kibris'ta bizlere once ADALET lazim. Adalet yoksa ne Ekonomi, ne Siyaset ne de Huzur olur. Londra'da 300 bin Kibrisli türk oldugu soylenir.Kibrisa gelenlerimize ne yapildi? Yazmaya gerek yok. Herkes biliyor. Birkac tane yazarimizdan mada kimsenin umuru degil. Yapanin yanina kalir. Bunun icin erken zamanda Hukumet'in KöKLÜ bir Yargı reformuna gitmesi gerekir. Gerisi boş iş.
Saygılar


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital