Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Durumumuz çok vahim...

Hasan Hastürer

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu hüzün çemberinden kurtulmak için ne olur yetkilileri göreve çağırın, ilgili merciler birşeyler yapsınlar, bazı şeyleri düzeltsinler ki bizler de uzun zamandır kaybettiğimiz yaşama sevincimize kavuşalım. Aksi halde gerçek olan şudur ki, çok kısa bir zaman sonra Kıbrıs Türk toplumu olarak gerek ruhsal gerekse bedensel olarak son derece hasta bir toplum konumunda olacağız. Durumumuz çok vahim

 

  Toplumsal ruh sağlığımızın bozuk ya da bozulma tehdidi altında olduğunu yazdım dün. Çok sayıda okuyucu tepkisi aldım. Yansıyan tepkilerin tümü de, "Yazdıklarında yüzde yüz haklısın" diyordu öz olarak.

  Mutluluk, sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmezdir.

  Anımsayalım, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Marazi bir toplum olduk" dediği zaman farklı yaklaşımlarla ele almıştık "Marazi" tanımlamasını.

  Ancak sanırım kimse toplumun mutluluktan uçarken Cumhurbaşkanı'nın karamsar bir tablo çizdiğini söylemedi.

  Mutlu olmayan, ruhu kararmış insanların verimli, başarılı olması olası değil.

  Deveye, "Boynun neden eğri?" diye sormuşlar. O da, "Nerem doğru ki?" diye soruya soruyla yanıt vermiş.

  Bizim toplum yapımızda da her yanımız yamuk yumuk olsa da öncelikli tamir edilmesi gereken yanımız toplumsal ruh sağlığımızdaki bozukluktur.

  Yazımın başlığı dün bana yansıtılan okuyucu mektubundan alıntı.

  Yorum eklemesi yapmadan Mağusa'dan ismini G.A olarak yazan okur mektubunu sizlere aktarıyorum:

  " Sayın Hastürer,

  Kıbrıs gazetesindeki köşenizde yazdığınız yazılarınızı her gün büyük bir takdirle okuyorum. Temas ettiğiniz konular o kadar yakın ki hepimize, okuyup da sizi takdir etmemek mümkün değil. Özellikle bugün (dün) "Sevinemiyoruz bile" başlığı altında yazdığınız yazınızda gerçekten toplum olarak yaşadığımız çok esef verici bir olguyu gözler önüne serdiniz. Aşağıda okuyacağınız yazımdan da anlayacağınız gibi maalesef durumumuz sizin de yazdığınız gibi hiç de iç açıcı değildir. Gerçekten "Sevinemiyoruz bile".

  Ben Gazimağusa'da ikamet eden ve çalışan bir bayanım. İşlerimden arta kalan zamanlarda fırsat buldukça gerek komşularım gerekse başka arkadaşlarımla buluşup kahve içmek benim içim büyük bir keyiftir.

  Ancak konuştuğumuz konular o kadar hüzün verici, o kadar umutsuz ve o kadar moral bozucu ki 'keyif bunun neresinde?' diye kendi kendime sorarım çoğu kez. Geçen gün her zaman olduğu gibi çok sevdiğim bir komşumun evine gittim. Kendisi avluda süpürüyordu. 'Merhaba, ne yapıyorsun?' dedim. 'Ben artık bu evi istemem' yanıtı ile karşılaştım. 'Niye?' dedim, 'hiç bilmiyorum' dedi. 'Ne iş yapmak isterim, ne yemek yapmak içimden gelir, ne de herhangi başka birşey.'

  Önce şunu belirteyim bahsettiğim komşumun kocası serbest meslek sahibi, işleri çok düşük olan bir kişi. İki evladı var, birisi kız diğeri erkek. Kızı 3 yıldır eşinden boşanmış, 10 yaşında bir çocuğu var, evli olan oğlu da eşi ile anlaşamadığı için ayrı bir ev tuttu, yalnız kalıyor ve bugün yarın boşanmak için o da mahkemeye başvuracak. Onun da 8 yaşında bir çocuğu var.

  Oturup kahvelerimizi yudumlamaya başladığımızda bana şu soruyu yöneltti. 'Sen bana söyle ben neye sevineyim, kızıma mı, oğluma mı, arada ezilen torunlarıma mı yoksa çektiğim sair maddi ve manevi sıkıntılara mı?"... ve daha bildiğim ve her zaman dinlediğim bir sürü sorunlar sıraladı.

  Az sonra başka komşular da geldiler. Konuşulan konuları hiç mübalaasız şöyle sıralayabilirim: İyileşmeyen kötü hastalıklar, ölümler, parasızlık, boşanan eşler, eşlerin birbirlerini aldatmaları, bir türlü çözüm bulunamayan Kıbrıs meselesi, gelecek endişesi v.s. Günün sonunda bu toplantılarda o kadar içimiz kararır ki ne kahve içtiğimizi anlarız ne de sohbet etmekten bir tat alırız.

  Ruhen o kadar çok çökmüşüz ki gün olur elimizi kıpırdatmak istemeyiz.

  Ne çocuklarımızla ilgilenecek enerji ne de eşlerimize gösterecek ilgimiz kaldı.

  Toplum olarak neden böyle olduk? Niye mutsuz ve umutsuzuz? Neden gencecik evlatlarımız eşlerinden boşanmak için her gün mahkemeleri aşındırıyorlar ve ailelerine tarifi imkansız üzüntü ve olumsuzluklar yaşatıyorlar?

  Tüm bunları yaşamanın bedeli de doğal olarak ya dermansız bir hastalığa yakalanmak, ya ruhsal bozukluğa uğramak ya depresyona girmek veya zamansız ölmektir.

  Bu hüzün çemberinden kurtulmak için ne olur yetkilileri göreve çağırın, ilgili merciler birşeyler yapsınlar, bazı şeyleri düzeltsinler ki bizler de uzun zamandır kaybettiğimiz yaşama sevincimize kavuşalım. Aksi halde gerçek olan şudur ki, çok kısa bir zaman sonra Kıbrıs Türk toplumu olarak gerek ruhsal gerekse bedensel olarak son derece hasta bir toplum konumunda olacağız. Durumumuz çok vahim.

  Yazılarınızla bizleri aydınlattığınız için teşekkürler.

  Saygılarımla,

  G.A. /Gazimağusa."

 

  Günün sözü:

 

  Her şey gizlenir, can sıkıntısı gizlenemez

   789 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma
06 Ocak 2009, Salı   Hade hayırlısı olsun...
05 Ocak 2009, Pazartesi   Dikilitaş hukuğunun bedeli...
04 Ocak 2009, Pazar   K. Kaymaklı'daki çıkmaz sokağımızı konuştuk...
03 Ocak 2009, Cumartesi   Siyasi çoban iyi ya da kötü olmuş ne fark eder?
02 Ocak 2009, Cuma   Kıbrıs sorunu "out" iç sorunlar "in"...
01 Ocak 2009, Perşembe   2008'in son gününde Londra'ya dokunurken...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Şöyle bir geriye dönüp bakınca...
30 Aralık 2008, Salı   İnanma be Memed!!!
29 Aralık 2008, Pazartesi   Dil Türkçe, anlayış çok farklı...


Yorum Sayısı:   1
  Anıl Kaya         - Magusa 09 Ekim 2008, Perşembe 12:43 
Sevgili Hastürer Sahra Çölünde bir fırtınada savrulan kum zerrecikleri gibiyiz..

Allah Hakkımıza Hayır Eylesin..
Artık Herkesin elini taşın altına koyması kaçınılmaz..

AYH miz her geçen gün yeni katılımlarla büyüyor 1 aya kadar Lefkoşada ve Girnede Yönetim kurulları oluşturuluyor..
İnsanlar bizlere ulaşıp gelmek istiyor...bunca yıllık siyasal partiler yaşamında hiç göremediğimiz yaklaşımlar sergileniyor..
Ve bir süre sonra sizleri yeniden davet edeceğiz o zaman biraz da neler yapılabilir üzerinde konuşabiliriz..

Selamlar

Anıl Kaya


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital