Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



Bir fotoğrafın yazdırdıkları...

Mustafa Doğrusöz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Şubat 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü, kolonilerin karanlık kahramanlarının vatanseverlik edebiyatı altında masum insanlara namluları yönelttiği yıllardı...

O bir öğretmendi...

Adı Leman'dı...

Köy halkı arasında adının deliye çıkması, herhalde eşinin o zamanların sendikacıları arasında bulunmasından kaynaklanacaktı...

O dönemlerde adam karalama, şimdiki dönemden çok daha kolaydı...

Alnınıza bir kere vurulan "kara damgayı" silmek öyle pek kolay değildi...

İşte, bu "Deli Leman" denilen kadın, bizim anaokul hocamızdı...

İyi bir eğitimci, taviz vermez bir disiplinciydi...

Bu nedenle, yaptığım muziplikler nedeniyle beni cezalandırdığında ona kızsam bile, aradan uzun yıllar geçince onu haklı bulacaktım...

Çocukluğun verdiği o uçarılıkla dayak attığımız sınıf arkadaşlarımızın ağlaması, bizi o günler mutlu etse bile sonraki yıllarda epeyce üzecekti...

Acaba, bazı masum insanları vurarak cinayet işleyen karanlık adamlar hiç yaptıklarından pişmanlık duydu mu, bilemeyeceğim, ama çoğunun gece yarıları ürpererek uyandıklarından eminim...

* * *

Soğuk savaşın hüküm sürdüğü yıllardı ve emperyalistler kendi ülkelerinde sendikacılar için gösterdiği hoşgörüyü ne hikmetse kolonilerinde göstermiyordu...

Nedense herkes, kendi kapısının önünü temiz tutarken, hizmetkarların kapısının önünü kirli bırakmayı yeğliyordu o yıllar...

Ve paralı hizmetkarlar, kendilerine ucuz edebiyatlarla militan buluyorlardı...

İşte, Leman hoca ile eşi Ahmet Sadi ki, daha sonra Erkut adını alacaktı, bir akşam vakti vurulmuşlardı...

İşin ilginç yanı ise o vurulma olayında, ancak filmlerde görülecek bir dramın yaşanmasıydı zihinlere kazınacak olan...

Leman Hanım, saldırganlara vücudunu siper edecek ve mermilere kendisi hedef olacaktı...

İşte bu cesur girişim, hem kendinin hem de kocasının hayatını kurtaracaktı...

Ve biz, günlerce o sekilerdeki kan izlerine biraz da ürpererek bakacaktık...

Birçok insan ise o yıllarda, vurulmaktan kurtulamayacak, hatta bazıları gazete sayfalarına ilan verdikleri günün gecesi vurulacak ve vurulma olayı ertesi gün artık fayda etmeyecek ilanlarla aynı gazetede yer alacaktı...

Kapıdan çıkarken büfenin üzerinde duran fotoğrafa bakıyorum...

Aslından büyütülmüş bir fotoğraf...

Altındaki tarih 1953...

Yani elli üç yıllık bir anı fotoğrafı...

Leman Hanım ortada ve tam yirmi çocuk kollarının arasında...

On yedi erkek ve üç kız...

Kimi önlüklü kiminin bayramlık giysileri sırtlarında, sonradan yaşayacaklarının bilinmezliği içinde bakıyorlar objektife...

Kimler yok ki aralarında...

Onların hikayelerini yazarsak, hepsinin kendine özgü bir hikayesi vardır kuşkusuz...

Boşuna dememiş adam; "Hayatım roman" diye...

Aslında en güzel romanlar gerçek hayat hikayeleridir bana göre...

Not: Bu fotoğraftaki kişilerin bazıları rüzgara savrulup gitmiş, bazıları her türlü koşula karşı direnmiş, bazıları ise adressiz kaçaklara benzemiştir..

   1437 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
27 Kasım 2008, Perşembe   Kırmızı çizgili yıllar(53)...
26 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(52)...
25 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(52)...
24 Kasım 2008, Pazartesi   Kırmızı çizgili yıllar (51)...
23 Kasım 2008, Pazar   Kırmızı Çizgili Yıllar(50)...
16 Kasım 2008, Pazar   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49
15 Kasım 2008, Cumartesi   KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR (48)
12 Kasım 2008, Çarşamba   Kırmızı çizgili yıllar(47)...
11 Kasım 2008, Salı   Kırmızı çizgili yıllar(43)
25 Ekim 2008, Cumartesi   Kırmızı çizgili yıllar(45)...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital