|
"Rahat dur, yoksa seni yere vurur patlatırım"...
Hayatımda duyduğum ilk sözler bunlardı...
Ondan ötesini hatırlamam...
Gerekçelerim o kadar fazla ki, hatırlamam mümkün değil...
Çünkü üçüncü yaşıma henüz ayak basmamıştım...
Bu sözleri sarfeden adamsa öyle bir eylemi gerçekleştiremiyecek adamdı...
Benim Mustafa Dedem...
***
Alacalı bir akşam üstü...
Küçük Kaymaklı Polis Karakolu'nun hemen önü...
Hüzün dolu bir akşam vakti...
Ve benim inatçı karakterime bir karşı duruş...
"Sabrı hiç taşmayacak adam" diye düşündüğüm dedem...
Bir karıcayı incitmekten kaçan, en ağır yükü banamısın demeden sırtında taşıyan biri...
Yıllar sonra bana, onun en güçlü adam olduğu söylenecekti...
Kendi, pek birşey söylemezdi...
Sadece Ankara Radyosunu ve BRT'den Alekko ile Caher'i dinler...
Bazen ciddileşir, bazense sessizce gülerdi...
Bu benim dedemdi...
Cimri olarak bilinirdi...
Ancak, cüzdanı açtığında, en fazla parayı bana verirdi...
Belki de adını taşımış olmamdan...
Sonraları buna karşı çıkanlar olacak, ancak bu onun kırılmasının haricinde bir işe yaramayacaktı...
Çünkü edepsizleri iyi tanıyordu...
***
Tüm hayatımız kırmızı çizgilerle doluydu...
O yılları yaşanmamış yıllar olarak tanımladım hep...
Öfkenin sevgiyi yendiği yıllar...
Ancak, herşeye karşın yaşanan yıllar...
Buruk bir şarap tadında..
Buruk acılar, kırık hayatlar, kırılmış ve kırdırılmış insanlar...
Hepsi bu yıllarda yaşanacaktı...
|