|
Yıllar rüya gibi uçacak, biz seyredecektik...
O günler zor günlerdi...
Bir at arabasında başladık yolculuğa...
Bir bahar günü...
Baharlar, şimdiki baharlara benzemezdi...
İki yatak, birkaç sandalye, masa vesaire...
***
Cemal Süreyya da öyle der zaten...
"Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya...
Bir parça ekmek iki zeytin yetiyordu doymamıza."...
***
Cemal Süreyya'nın, Dersimli olduğunu söyledi bana Şule Perinçek...
Hüzünlü bir demokrat havasında...
Oysa fotoğrafa baktığınızda, ne kadar yanılırsınız...
Doğu Perinçek'in eşi(!)...
***
Hedef, Büyük Kaymaklı...
Niko'nun evi...
Eniştem ve halam kiracı...
Kirayı ödeyen Terzi Mehmet, yani babam...
Nafaka parası...
Onlar ayrıldı ya, "Besleme" verildim...
***
Ele avuca sığmayan bir çocuk...
Bazen mülayim, bazen saldırgan...
Ve, çok fazla şımartılan bir küçük adam...
***
Beş yıllık bir süreç orada yaşanacaktı...
Bir soğuk gecede sırtımdaki ceketle iliklerime kadar üşüyecek kadar...
Ve yarım millik yolu korkuyla aşacak kadar...
"1958 ben geldim" dediği yıllar...
|