|
Adı Güven...
Soyadı Hüdaverdi (Akgün)...
Pençizade Sokağı sakini, bizim arkadaşımız...
Herhalde hala Güzelyurt'tadır...
Hatice Hanım'ın oğlu...
İnanılmaz bir tip...
Babası şöför, annesi Cemaat Meclisi'nde santralci, emekli öğretmen...
Ana baba parası harcayan bir şehzade...
***
Rahmetli annesine "para" deyince, "Para para parça olasın" sözlerini sıkça duyduğumuz günler...
Nerede şimdi Pençizade Sokağı, nerede Arif İşgüzar'ın babası Salahi Dayı...
Udun nağmelerinde kaybolan şehir...
Yüzümüze tükürüyor farkında değiliz...
***
Ama, Güven ilginç bir tip...
Yıllarımız beraber geçti...
Ne günlerdi o günler...
***
Onu, 2008 yılında Yakın Doğu'da gördüm...
O, beni görmedi...
Tanıdıklarına o izdihamda yer gösteriyordu...
Her zamanki havasıyla...
***
Zamanın gerisine sarktığımızda daha ilginç şeyler yakalarız...
Yaseminlerin kollarda ve boyunda taşındığı günler, "Baylara bir şilin, bayanlara meccanen" dendiği günler...
Sinemaların kapılarının kapanmadığı günler...
***
Çocuk Bahçesi'nde üç model tip...
Tescilli esrarkeş...
Yanımda yürüyen Güven'i gösterdiler...
"Hatırladın mı bunu, paklavaları yeyen buydu"...
Keyfin ötesinde "tatlı" alışkanlıkdı o zaman...
Taksici baba ile Aplıç'ta keyif yapan adamlar, oğluna kurban gitmişti...
İşte Güven benim için buydu...
İyi bir insan, iyi bir dosttu...
Arabayla gezmenin zor olduğu dönemde hep yanımızdaydı...
1967'de kar yağdığı gece yaşadıklarımız hariç...
|