|
Memlekette başka sorun kalmadı mı ki "Çağlayan Parkı'nın isminin değişmesini", "Lefkoşa'ya Kıbrıslı Türklerin Lefkoşe demeye başlamasını", "başkentin en güzel yerine cami yapılacak olmasını" yazıp durduğumuzu soruyor bazı dostlarımız...
Doğru, memlekette çok sorun var, hem de çok.
Hayatımız her geçen gün daha da zorlaşıyor...
Yükselen döviz yüreğimizi ağzımıza getiriyor...
Pahalılık artıyor...
Vergiler yükseltiliyor...
Cebimizdeki paranın uçup gittiği bir gerçek...
Çek yasağına girenler, hacizler arttı.
İşyerine kilit vuranlar da öyle...
Hırsızlık, soygun, gasp, katle teşebbüs, tecavüz, fuhuş, kumar, kaçırılma, uyuşturucu, çevre sorunları, trafik kazaları...
Hepsi de yakıcı sorunlar.
Hepsi de bizlerden bir şeyleri koparıp götürüyor.
Adeta, mayın tarlasında gezer gibiyiz, kendimizi, ailemizi, çocuklarımızı bu tehlikelerden korumak için eskisinden daha fazla efor sarf etmeliyiz, öyle de yapıyoruz.
Yukarıda saydıklarımın her biri ayrı bir yazı konusu mutlaka, zaten onları da zaman zaman ele alıyoruz ama bu sorunlar var diye "Çağlayan"ı, "Lefkoşe meselesini", "Lefkoşa'ya cami yapma girişimini" yazmayalım mı?
Kimliğimiz, kültürümüzle ilgili yozlaşmaya karşı nasıl duyarsız kalmamız istenebilir ki?
Bugün önemsiz gibi gördüğümüz konuların zincirleme daha büyük hasarlar yarattığını görüyoruz.
İnsanın kendi ülkesinde yabacılaşması kadar acı bir şey olabilir mi?
Pasif bir yaşam tarzı seçmişiz kendimize, "ne isterse olsun" mantığıyla yaşıyoruz.
"Niye zamları, vergileri yazmıyorsunuz?" diyorlar.
Yazıyoruz, onları da yazarız ama inanın kültürel değerlerimizi yitirmemiz, Kıbrıslı Türk kimliğinin gittikçe kaybolması, kendi ülkemizde yabancılaşmaya başlamamız çok daha ciddi sorunlardır.
Bir şekilde zamlar geri alınabilir, vergiler de düşürülebilir ama kaybolan kültürümüzü inanın geri getirmek zordur.
"Ne olmuş yani?" sözünden nefret etmeye başladım.
Şimdi de "Belça'nın arkasına cami yapılırsa ne olmuş yani?" demeye başladılar.
Neden, neden cami yapılsın, en başta gelen ihtiyaçlarımızdan mıdır?
Mevcut camiler doldu taştı da ihtiyaç mı doğdu?
Bu camiye aktarılacak 3 trilyon ile neler yapılmaz ki insanlarımızın yararına?
Şimdi böyle diyorum diye, Müslümanlığa karşı olduğum sanılabilir, hayır değilim.
İnanan insanların ibadet etmesine söyleyecek sözüm yok, camiye giden insanlara da karşı değilim.
İnanan insanın en doğal hakkıdır camiye gitmek ama Lefkoşa'nın bu camiye ihtiyacı yok.
Ülkenin de Lefkoşa'nın da birçok ihtiyacı var, kaynaksızlıktan birçok ihtiyaç yerine getirilemiyor.
Ama sırf AKP'ye şirin görünmek için böyle bir projeye onay verilmesi doğru değil.
Yıllardır Türkiye insanına Türklüğümüzü kanıtlamak için uğraşıyoruz, şimdi de Müslümanlığımızı mı kanıtlamaya çalışacağız?
AKP'yi ikna edemedi mi bu ülkeyi yönetenler, bu halkın Müslüman olduğuna?
Cami inşa etmezsek kafir mi sayılacağız?
Gerçekten AKP Hükümeti mi istiyor bu camiyi inşa etmeyi yoksa bizimkiler mi kraldan çok kralcı oldu?
Yani bu parayı buraya aktarmak, gerçekten de fuzuli değil midir?
Bizim yetkili makamlar, "Be arkadaşlar biz Müslüman'ız ama halkımızın camiye gitme alışkanlığı pek yoktur. Çok azı cumaları, çoğu da yalnızca bayramlarda camiye gider, boşuna masraf etmeyin, mevcutları bile dolduramayız" demeye utandı mı?
Yoksa AKP, camileri bizim için değil de aktaracağı nüfus için mi yaptırıyor?
Acaba AKP'nin ılımlı İslam projesi içerisinde Kuzey Kıbrıs da mı vardır?
İyi de biraz daha para alabilme, koltuğu kaybetmeme uğruna bunlara katlanmak doğru mudur, inanmadığınız şeylere, sırf konumunuzu korumak için izin vermek ilkesizlik değil midir?
Siz "ne olmuş yani?" demeye devam edin bakalım, daha neler göreceksiniz bu memlekette neler neler?
|