|
Yeniboğaziçi'nden bir feryat yükseliyor ama kimse duymuyor.
Konutların arasından geçecek olan yüksek gerilim hattı, insanları endişelendiriyor, korkutuyor.
Korkmalarını gerektirecek geçerli nedenleri de var; yüksek gerilim hatları insan sağlığına zararlı.
Başta lösemi olmak üzere, kansere yol açıyor, kalp hastalarının ömrünü azaltıyor.
Bunu Yeniboğaziçililer söylemiyor, ben söylemiyorum, dünyadan uzmanlar söylüyor.
Yüksek gerilim hatlarının sağlığa zararlı olduğunu dünya kabul ediyor ama köylüler, hükümet yetkililerine, elektrikten sorumlu bakanlık olan maliye bakanlığına meramını anlatamıyor.
Hükümet sağırları oynuyor da çevreciler ne yapıyor?
Nerede bu çevreciler, nerede bu çevre örgütleri?
Bir avuç köylü, kendi yağı ile kendi ciğerini kavurmaya çalışıyor ama yetmiyor...
Var kuvvetleriyle bağırıyorlar ama sesleri yine de kısık çıkıyor çünkü gereken desteği göremiyorlar.
Çevre örgütleri, belli başlı günler için basına açıklama yapmak için mi kuruldu?
Çevreci arkadaşlar, eğer hayati tehlike yaratan konularda halkın yanında olmayacaksanız kapatın o dernekleri.
Küresel ısınma hakkında ahkam kesip, demeçler vermek kolay, burnunuzun ucunda insanları zehirliyorlar, gıkınız çıkmıyor.
Nedir bu duyarsızlık?
İnanılır gibi değil.
Kusura bakmayın ama bu insanların yanına gitmeyecekseniz, onlara destek olup, daha geniş kitleleri oraya taşımayacak, kamuoyu yaratmayacaksanız, vazgeçin.
Ya hükümet yetkililerine ne diyeceksiniz?
İnsanların feryatlarını duymazlıktan geliyorlar.
Neymiş efendim, bu insanlar oradan yüksek gerilim hattının geçeceğini bildiği halde oralara ev yapmış.
Peki, siz niye izin verdiniz, siz görmediniz mi buralara ev yapıldığını, madem ki ülke için bu kadar önemliydi bu proje, burayı istimlak etseydiniz de bu sorunlar yaşanmasaydı.
"Ya bu hat çekilecek ya da bazı bölgelerde elektrik krizi yaşanacak" diyerek, yüksek gerilim hattını çekmekte kararlı olduğunu ortaya koyuyor hükümet.
Hiçbir gerekçe insan yaşamından daha önemli değildir, insan yaşamı bu kadar hafife alınmamalıdır.
Ya güzergahını değiştirin, ya da yer altından geçirin bu hattı.
Biliyorum, yer altından hat geçirmek çok pahalı ama AB'yi hedefleyen bir ülke, halkının insanca yaşamasını isteyen bir hükümet, kolay ve demode olanı seçmemelidir.
Bölge halkı adına iki kişi dün KIBRIS TV'de Taylan Kav'ın konuğuydu, ekrandan bile ruh hallerini anlayabildik; üzgün, çaresiz, endişeli, dikkate alınmamaktan şikayetçiydiler...
Yüksek gerilim hatlarının zararları konusunda sayısız kaynağa ulaştıklarını söylüyorlar.
Zaten yetkililer de çıkıp "zararı yok" diyemiyor ama bildiğini okumaya devam ediyor.
Üstelik o bölgeden hat geçiren hükümet ÇED raporu dahi alma gereğini duymamış, yani hükümet yasalara da uymuyor.
Dünkü yazımda "koltukları 23 Nisan'da beş dakikalığına çocuklara bırakmak yetmez" derken tam da bunları kastetmiştim...
Çocuklarla ilgili şirin sözler söyleyip de onları koltuğa oturturken ne kadar da babacandınız ama Yeniboğaziçi'nde yüksek gerilim hattı nedeniyle lösemi olacak çocukları aklınıza getiremeyecek kadar canavar olduğunuzun farkında mısınız?
Ahhh ahh, bugün muhalefette o geçmişin CTP'si olsa ve bu hattı çeken de başka bir parti olmuş olsaydı, CTP oraları parçalardı da bu hattın geçmesine izin vermezdi ama şimdi bu partinin, önemli makamlarda bulunan kişileri, bu kadar hassas, bu kadar insani bir konuda şuurunu kaybetmişçesine hareket ediyor.
CTP'li bir hükümet, insan yaşamının yerine başka çıkarları koyabiliyor, haykıran insanları duymuyor, gerçekten insanın üzülmemesi, kederlenmemesi, hayal kırkılığına uğramaması elde değil.
Hükümetin tez zamanda bu yanlıştan dönmesini dilerim ama belli ki tuttukları yoldan dönmeyecekler, o nedenle bölgedeki diğer yerleşim birimlerinden vatandaşlar, çevre örgütleri, muhalefet partileri bu insanları yalnız bırakmayın, bugün onların başına gelen yarın sizin de başınıza gelebilir.
HAYDİ KISA FİLM FESTİVALİNE
Lefkoşa'da bugün "Kıbrıs Uluslararası Kısa Film Festivali" isimli önemli bir uluslararası kültürel etkinlik var.
Kuzey Kıbrıs'ta ilk kez, bu kadar ciddi, uluslararası bir etkinliğe imza atıldı.
Memleketin tanınmamışlığının verdiği bezginlikle (ya da rahatlıkla) doğru dürüst bir uluslararası organizasyon gerçekleştirmedik bunca yıl.
İdealist insanlardan kurulu Kıbrıs Film Derneği, böyle organizasyonların ülkemizde de yapılacağını kanıtlarcasına, çok güzel bir işe imza attı.
Uzun süredir hazırlıkları yapılan "Kıbrıs Uluslararası Kısa Film Festivali", bugün saat 18.00'de Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi'nde başlıyor.
Üç gün sürecek olan festivalde, "yarışma filmlerinin gösteriminin" yanı sıra, "yarışma dışı gösterimler", "Kıbrıs'tan kısalar", "Dünyadan ödüllü kısalar", "Özel Basque seçkisi" ve "Denizden gelen şiirler - Hollanda" kuşakları var.
Festival kapsamına çok güzel kısa filmler alındı.
Böyle bir festivalin Kuzey Kıbrıs'ta yapılıyor olduğuna inanamıyorum.
Kısa film daha özeldir, 2 saatlik, 3.5 saatlik film yapmak kolaydır da dünyaları kısacık filmlere sığdırmak zordur...
O kısacık sürede çok anlamlıdır, filmlerin söyleyecekleri...
Bugün açılış sonrasında saat 19:00'da başlayacak film gösterimleri, cumartesi ve pazar günleri de devam edecek, kaçırmamanızı tavsiye ederim.
|