|
ABD'nin Lefkoşa Büyükelçiliği'ne bağlı İki Toplumlu Destek Projesi'nin İstanbul'daki son ekinliği, Sabah gazetesine düzenlenen ziyaretti.
Kıbrıslı Türk, Kıbrıslı Rum ve Yunanlı gazeteciler dün Sabah gazetesi tesislerinde misafir edildi.
Tabii ki Sabah ile aynı çatı altındaki ATV stüdyolarını ve haber merkezlerini de ziyaret etme imkanı bulduk.
Burada bizi gazetenin ünlü yazarlarından Yavuz Baydar karşılayıp gezdirdi, ayrıca Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Doğan Satmış da ziyaretçi gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Daha çok Rum gazeteciler soru sordu Doğan Satmış'a...
Hem de ne sorular, arka arkaya neredeyse 50 soru sordular.
Tirajından tutun da personele kaç para ödendiğine kadar...
Konu konuyu açtı ve laf ünlü gazeteci Mehmet Barlas'ın ATV ve Sabah'a transferine geldi.
Bu konuda başka gazetelerde bu konuda bazı yayınlar yapılmıştı ama ilk kez birinci ağızdan duyma imkanı bulduk, Mehmet Barlas 1 milyon YTL transfer parası almış...
Evet tamı tamına 1 milyon YTL...
Yaklaşık da 20 bin YTL aylık maaşı varmış...
Korkunç rakamlar değil mi?
Gözümüz yok ama biz ömrümüzün sonuna kadar 1 milyon YTL'yi ne bir arada göreceğiz ne de 1 milyon YTL'miz olacak herhalde...
Bir arkadaş, "Sen kendini Mehmet Barlas'la mı karşılaştırıyorsun?" dedi şaka olarak ama ben ciddiye aldım bu lafı.
Kesinlikle hayır, kendimi onunla bir tutamam tabii...
Çok sevmiyorum tarzını ama saygı duyduğum, tecrübeli gazetecidir, elbette sektörde marka olmuştur, diğer birkaç isimli gazeteci gibi ama asgari ücretin 400 YTL civarında olduğu bir memlekette 1 milyon YTL transfer de çok para ediyor be kardeşim...
Ve işte can alıcı sorulardan birini sordu bir Rum gazeteci; "personeliniz ne kadar alıyor?"
Doğan Satmış, bu soru üzerine biraz duraksadı, Yavuz Baydar ile bakıştılar ve "900 dolar" dedi.
900 doları Türkiye'deki kurla çarptığınızda bin YTL civarında, biraz üstünde bir rakam ediyor.
Ancak personel arasında yürürken aslında bu rakamın utanma pazar söylenen, abartılmış bir rakam olduğunu öğreniyoruz.
Bin YTL'yi biraz tecrübelilere veriyorlarmış, alında işe başlayanlar 300- 400 YTL civarında bir para alıyormuş, hatta birçoğu parasız çalışıp, kendini kanıtlayıp işe girmeye çalışıyormuş.
Aradaki uçurumu görebiliyor musunuz?
Mehmet Barlas vitrinde ATV haberleri sunacak ama altında tüm bu haberlerin peşinde koşan, getiren, montaj yapan da 300- 400 YTL alacak...
20 bin YTL nerede, 400 YTL nerede?
Bir de Doğan Satmış, "personelimiz, daha çok genç elemanlardır" diyor ve yine personelden öğreniyoruz ki bu paraya ancak gençler, yeni mezunlar dayanabiliyor.
Aslında çok da tuhaf gelmiyor bana gazetelerin, televizyonların haberci kadrosunu daha çok yeni mezunların, gençlerin oluşturmasını, çünkü durum Kıbrıs'ta da aynıdır.
Maalesef ülkemizde de gazeteciler çok çalışıp az kazanan emekçilerdir.
"Gazetecilik" nedense pek önemsenmiyor ülkemizde de ve o yüzden bu işi gerçekten sevenler, idealistler kalıyor bu meslekte, diğerleri ilk fırsatta kapağı başka işlere ya da devlet dairelerine atıyor...
Bu işi yapan birçok kişi ise maddi olarak mutlu olmadığı için kendisi gazetede ruhu başka yerde, öylesine çalışıyor.
Bana göre ruhu çalıştığı yerde olmayan insan o işi hemen bırakmalıdır, çünkü bu beytambal iş ruh olmayınca ya da ruh ölünce yapılacak bir iş değil gerçekten.
Biliyorum, sevmek ya da idealizm de gerçekten karın doyuran şeyler değil ama ne yaparsın gazetecilik de öyle bir iştir.
Ben bugünkü kabul edilebilir miktardaki müdür maaşını alana kadar yıllarca çok komik rakamlarla çalıştım, çoğu kez üzerine annemden babamdan aldığım parayı da koyarak devam ettim...
Yapsatçılardan ev aldım, evliliğimin ilk yıllarında döviz krizinin de vurması ile evi geri vermekle karşı karşıya kaldım ama pes etmedim, gece KIBRIS gazetesinde, gündüz başka işte çalıştım ama gazeteciliği bırakmadım, hem de önüme o kadar fırsat geçmişken.
Siz zannedersiniz ki bugün istesem bir bakanlıkta basın sorumlusu, bir belediyede basın bürosu elemanı, hatta bir özel kalem olamaz mıydım, olurdum elbet ama istemiyorum, çünkü ben bu mesleği seviyorum, hayatta yapacak hiçbir iş beni gazetecilik kadar mutlu edemez.
Tüm zorluklarına rağmen bu işi değiştirmedim, aile baskısı ve çevre baskısı ile bırakma noktasına geldim zaman zaman ama bir yolunu bulup geri döndüm.
Arkamızdan enayi de dediler ahmak da ama olsun...
Biz hiçbir zaman Mehmet Barlas kadar 1 milyon YTL transfer ücreti, 20 bin YTL maaş alamayacağız ama aç kalmayacak, çocuk çoluğumuza bakacak kadar para kazanalım yeter.
Haaa bir de Rum meslektaşlar, "neden bir insana bu kadar para verilir?" diye sordu.
En kritik soru da bu aslında; iyi gazeteci olması reyting getirmesi elbette bir faktör ama bana sorarsanız, medya patronunu en heyecanlandıran tarafı; hükümete yakın, kapıları rahatça açabilecek birisi olmasıdır kuşkusuz.
Böyle birini bulsanız, siz böyle bir kişiye 1 trilyon vermez misiniz?
İyi düşünün, 1 değil 5 trilyon bile verirsiniz, bilmem anlatabildim mi?
|