Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Maçlar farklı geçiyor
Play-offlarda haftanın programı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

GÜNEYDEKİ GIDA SKANDALINDAN DERS ÇIKARMALIYIZ

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Haziran 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Son zamanlarda Güney Kıbrıs'ta, gıdalarda bazı sorunlar baş gösterdi.

Gerçekten de Rum basınındaki haberlerden ürkmemek elde değil.

Ünlü bir marketin ürünü olan yemeklik yağa makine yağı karıştığının tespit edilmesi, küçükbaş hayvan sütünde kanserojen madde bulunması, piyasada zehirli balıklarlara rastlanması ve meyve- sebzelerde AB'nin izin verdiğinden çok ilaç kalıntısı olması küçümsenecek durumlar değil kuşkusuz.

Dikkat ederseniz Kıbrıs Cumhuriyeti AB'ye girdikten sonra arttı bu gibi tespitler.

Neden?

Çünkü Güney Kıbrıs'ta AB normları geçerli.

Artık her alanda standart aranıyor ve tabii denetimlerle birlikte sağlıksız ürünler de bir bir ortaya çıkıyor.

Siz sanıyorsunuz ki Güney Kıbrıs'taki bu durumlar bir rastlantı mıdır?

Hayır.

Bakalım insanlar yıllardır nice sağlıksız ürünleri yedi?

İnsanlar hastalandı, kanser oldu da nedenini bilemedi.

Şimdi AB standartları aranınca kusurlar bir bir ortaya çıkıyor.

O Güney Kıbrıs ki oturmuş bir sistemi vardı ve AB'ye girmeden önce de denetim mekanizması iyiydi.

Buna rağmen ortaya çıkanlar insanı şaşırtıyor.

Bakıyorum da Kuzey Kıbrıs'tan güneydeki duruma kıs kıs gülenler var.

Bazıları "oh" bile çekiyor, Rum tarafından alışveriş yapanlara.

"Aha görün bakalım rağbet ettiğiniz Rum ürünlerini de aklınızı başınıza alın" der gibi.

Sanırsınız bizim taraf süper denetim altında, her şey tamam, başımız göğe erdi ve Rumlara gülüyoruz.

Bakalım neler yiyoruz neler de farkında değiliz.

Bu kadar kanser vakası nerdendir sanıyorsunuz?

Üstelik bizde denetim mekanizması da yok denecek kadar, iyi çalışmıyor.

Denetimin yetersiz olduğu bir tarafa, ayda yılda bir yakalananlar için de cezalarda caydırıcılık yok.

Örneğin bir firmayla ilgili denetim yapılır, o firmaya süre verilir, o sürede o işletmenin normale döndüğü söylenir, faaliyetlerine devem eder.

Bir bakarsınız aynı firma başka bir denetimde yine vukuatlılar arasında ve yine o firmaya kendisini düzeltmesi için süre verilir.

Kardeşim aynı firmalar defalarca vukuatlı olacak, sen de defalarca süre vereceksin ha, ne süresi, kapatacaksın, hem de açamamak üzere.

Siz sanırsınız ki zehir kalıntısı normalin üzerinde ürünler yemiyor muyuz?

Kesinlikle yiyoruz, zaten satın aldığımız bazı ürünlerin üzerinde zehir tüm parlaklığı ile bizi selamlıyor.

Ya hormonlu ürünler?

Yediğimiz hiçbir şeyin tadı yok, hormonlu olduğu halinden belli.

Bir tespitte bulunuyorlar, açıklamaktan çekiniyorlar.

Efendim memlekette panik yaşanmasınmış, insanlar işinden gücünden olmasınmış...

Yahu adam insanları zehirliyor sen adını açıklamaktan çekiniyorsun, neden, daha iyi zehirlesin diye mi?

Örneğin bazen belediye haberlerini görüyorum; denetim yapıyorlar, sayı veriyorlar ama isim vermiyorlar, efendim onlar gerekli cezayı veriyormuş.

Bazı restoranların önünden geçerken yaptıkları dönere bakıyorum, daha görüntüsünden irkiliyor insan, hele ortam kesinlikle hijyen değil.

Buralara girip uzmanın bakmasına bile gerek yok, "ben sağlıksızım" diye bağırıyor.

Zaman zaman ekmeklerden yabancı madde çıkıyor, birçok markette tarihi geçmiş ürünler satılıyor.

Köylerden insanlar bir şeyler getiriyor satıyor, nasıl yapıyor, nerede yapıyor kim bilir ama tezgah kurup müşteriye hizmet veriyor.

Ansızın bir yerde üç tane bulgur köftesi, beş tane lokma şeffaf bir ambalajda, ne markası var, ne üretim tarihi ama insanlar alıp yiyor.

Nereden geldi bu, kim yaptı, bilen yok.

Bir gün bir ara sokaktan geçiyorum, inanmayacaksınız, bir çuval kuru yemişi yere dökmüş üç tane kadın ambalajlıyor, bağdaş kurmuşlar, çıplak ayakları kuru yemişlere değiyor, inanın midem bulandı.

Böyle bir ortamda elde ambalajlanan kuru yemişleri hiç bilmeden biranıza meze yapmanız mümkün.

Bazı kurulan imalathaneleri denetlemek bir tarafa, varlığından bile haberimiz yok.

Öte yandan anlı şanlı, şöhretli bir işyeri, defalarca denetime takılıyor ama ne oluyor, herkesin yanına kalıyor.

Şimdi biz tüm bunları biliyor, görüyorken, Rumlara gülecek halimiz mi var?

Tam tersine çok dikkatli davranmalı ve şüpheci olmalıyız, orada yaşananların bizde de yaşanabileceğini düşünerek, önlemlerimizi artırmalıyız.

   815 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
27 Haziran 2008, Cuma   BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ
24 Haziran 2008, Salı   GECE KULÜBÜ VE KUMARHANE BASKINLARI
18 Haziran 2008, Çarşamba   MESLEK LİSELERİNDE SINIF GEÇME KOMEDİSİ
15 Haziran 2008, Pazar   Biz zamanında teknolojimizi geliştirseydik Rumun güç artırımından TV'lerimiz etkilenmezdi
08 Haziran 2008, Pazar   İKİ TOPLUMUN BAŞINA NE GELDİYSE İNGİLİZLERDEN GELMEDİ Mİ?
03 Haziran 2008, Salı   SİGARA YASAĞIYLA İLGİLİ YASA BAŞARILI OLAMAYACAK
01 Haziran 2008, Pazar   CEZAEVİNDEKİ ZANLIYI MAHKEMEYE GÖTÜRMEK İÇİN ŞİDDET KULLANILMALI MI?
31 Mayıs 2008, Cumartesi   POLİS DÖVER Mİ?
28 Mayıs 2008, Çarşamba   DAĞINIKLIK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital