|
Dünya, global ekonomik krizi konuşurken biz burada, "güney mi pahalı kuzey mi?" tartışması yapıyoruz...
Madem ki bu tartışmalar yapılıyor, benim de bu konuda söyleyeceklerim var.
Hükümet ve Marketler Birliği, kuzeyin daha ucuz olduğunu kanıtlamak için büyük bir uğraş içinde...
Listeler halinde rakam karşılaştırmaları ile kuzeyin güneyden ucuz olduğunu belirtiyorlar.
Unutulan bir şey var aslında; konu yalnızca "pahalılık"- "ucuzluk" konusu değildir, insanların güneyi tercih etmesinin birçok nedeni vardır.
En başta da "müşteri memnuniyeti" gelmektedir.
Biraz daha pahalı olsa bile insanlar, memnun kalacağı, gönül rahatlığıyla alabileceği ve "kazıklandığı" hissine kapılmadığı bir alışveriş yapmak istiyor.
Marketlerde farklı, geniş ve refah ortam, çocuklarını bırakıp alışveriş yapabileceği imkân, çok farklı ürün çeşidi ve kolayca park edebileceği alan bulmak bile müşteriyi çekmeye yetiyor.
Maalesef Kuzey Kıbrıs'ta müşteri memnuniyetine uyan çok az işletme var, olanlar da son yıllarda buna önem vermeye başladı.
Ülkemizde tanınmamışlığın da etkisiyle tekeller oluştu ve "eşşek gibi benden alacak" zihniyetiyle yıllarca bu ülke insanı sömürüldü, bu ülkede bazı firma sahipleri, "dereden doldursam içecekler" diyecek kadar halkın kendilerine mecbur olmasının sarhoşluğu içindeydi.
Esnaf, kendine mecbur bir halk olduğunu kanıtlayan onlarca olaya imza atmıştır.
Yerinden kalkıp da müşteriye "buyurun nasıl yardımcı olabilirim?" demeyen, ya da birkaç soru, birkaç denemeden sonra ürün almayınca size hakaret edecek kadar küstahlaşan satıcılar vardı bu memlekette.
Hatta halen burnundan kıl aldırmayan, yüzüyle sizi döven, lütfen hizmet veren satıcılar da vardır.
Ne zaman ki kapılar açıldı ve insanların gözü de açıldı, işte şimdi de tüketici yıllardır "kazıklanmış olmanın" intikamını alıyor.
Kuzey Kıbrıs'ta "müşteri memnuniyeti" olayı çok zayıf.
Satana kadar satıcıyı iğnenin deliği sığıyor ama sattıktan sonra "bozulmuş", "bozuk çıkmış", "istediğin ürün değilmiş", seni kaale alan yok.
Satıcılar tüketicinin canını çıkarıyor, bu konuda her gün gazeteye şikayetler yağıyor.
Tabii ki nazik nazik kazıklayanlar da var ya o ayrı bir yazı konusu...
Güneyle kuzey arasında markalar verilerek karşılaştırma yapılıyor ama yanıltıcıdır, çünkü oradaki dev marketlerde, bir üründen her keseye uygun onlarca marka var, kuzeyde ise nedense markalar arasında çok fark yok, üstelik de hem ithalat yapan, hem üreticilik hem de marketçilik yapan tekelleşmiş dev firmalar vardır.
Bu dev firmalar, alacağın ürünü sana dikte etmektedir...
Memleketin bir numaralı, meşhur marketler zincirini ele alalım; mesela bu marketler zinciri Koop- Süt satmaz, Kırnı piliçlerini satmaz, birçok yoğurt ve hellim markasını satmaz, Türkiye'den ürünlerde kendisinin getirtmediği ürünleri satmaz, eeee bu nedir?
Her kente her sokağa bir market açan bu ünlü şanlı işadamımızın yaptığı "hep bana"cılık halkın gözünden kaçar mı sanıyorsunuz?
Sen vatandaşı aptal yerine koyarsan o da tercihini başkasından yana kullanır, benim temennim, buralara kızanların güneye değil de ülkedeki başka mağazalara, marketlere yönelmesidir ama olmuyor işte güneye de kaçıyor insanlar.
Bu ülkenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı söyledi "marketlerdeki fiyatların tekelleştiğini" ama bu sözleri destekler nitelikteki haber yayınlayan KIBRIS gazetesine başbakan ve maliye bakanı veryansın etti, bize kızacakları yerde soruna çözüm üretmeleri gerekirken.
Ama dedim ya, sırf fiyatlar üzerine endekslenirsek sorunu göremeyiz, çözemeyiz, müşteri memnuniyetine de önem vereceğiz, insanlara satacağımızı dikte etmeyeceğiz, çeşit sunacağız, kalitelisini satacağız, sağlıklı ürünler sattığımıza inandıracağız...
Tartışmalar marketlerdeki "genel tüketim maddeleri" üzerinde, yiyecekte yapılıyor ama bir de yedek parça ve elektronik alet edevata bir baksanız, öyle büyük fiyat farkları var ki insanın kendisini "enayi hissetmesi" bile az gelir, insan kendisini çok kötü hisseder, yani o kadar korkunç.
İlla ki herkes yüzde yüz kazanç sağlayacak, uyguladığı fiyat politikası ile tüketiciyi ezip eleyecek.
Bir de döviz yükseldiğinde etiketler yükseliyor da düştüğünde nedense bu beytambal etiketlere yansımıyor.
Ve tabii ki gelirimiz, kuzeydeki gelir seviyesiyle güneydeki gelir seviyesini karşılaştırdığınızda bizim tarafın ucuz olduğunu söylemek zor.
Ve aldığım bir duyumu paylaşayım sizinle; paniğe kapılan bazı market sahipleri başbakanlığa başvurmuş, İngiltere'deki toptan mal satan firmalardan, kullanım tarihinin bitmesine birkaç ay kalmış ve fiyatı ucuzlamış ürün getirmek istiyorlarmış.
Bu malları tabiatıyla Rum tarafından daha ucuz satacakları için de imaj yapıp, müşteri çekmeyi hedefliyorlarmış...
Umarım kendilerine izin verilmez. Bakın işte yine tinyozluk, kaliteyi artıracak, müşteriyi memnun bırakacak uygulamalar yapacaklarına nelerle uğraşıyorlar?
Gerçekçi olup çağa ayak uydurmaz, yalanla dolanla, kısa yoldan kazanç sağlamaya çalışmakla daha çok ağlarsınız, "tüketici güneye kaçtı" diye...
|