Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



2009'da Çözüm ve Taksim Arasında Kalacağız

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güney'de Hristofyas'ın adaylığına fazlasıyla "yerel ve global anlamlar " yükleyen biri olarak,Hristofyas'ın seçilmesi halinde 2008-2009 Kıbrıs görüşmeleri raundunda,1977-1979 BM anlaşmaları ışığında kıran kırana son (bu parametreler altında) kez gerçek bir pazarlık olacağını tahmin ediyorum.

Bu görüşe, Hristofyas'ın son "taksim korkusuyla aday oldum" açıklaması ile varmadığımı önceki makalelerimi okuyanlar bilecek. 2009'da eğer çözüme ulaşamazsak, adanın Kuzey'i ile ilgili, AB içinde olması kaydı ile her ne kadar sorun olarak benzemesek de, Kosava modelinden tutun da, Çekoslavakya modeline kadar bir dizi yeni alternatifler ortaya çıkacağını tahmin ediyorum.

Uluslararası toplum ve TC, Rumlar üzerinde bu gizli baskıyı referandumdan beri oluşturmaya başladı. Bu baskının oluşması ve hissedilmesi, Güney'de 2004'de referandum döneminde yapılması gereken tartışmaların gecikmeli olarak şimdilerde yapılmasına neden oluyor. Bu baskının Güneyi, izolasyonların kaldırılması mücadelesinden daha fazla etkilediğine inanıyorum.

Rumlar, bu seçimlerde ilk kez Kıbrıs sorununu bu kadar ayrıntılı tartışıyor ve öğrenme süreci yaşıyorlar. Bütün mesele, Rumların, 2009 ortasına kadar (AB Parlemento seçimlerine) hayalleri ile gerçekler arasındaki mesafeyi ne kadar kapatacaklarına bağlı.

Biz, bu mesafeyi 2004'de kısmen kapattık.Fakat,şimdilerde tekrar açılma tehlikesi olduğu da bir gerçek.Şunu da itiraf etmek zorundayız,artık olası bir çözüm bizim Annan Planı ile kabul ettiğimiz limitlerle, Rumların şimdilerde hayal ettikleri limitler arasında bir yerde olacak.Burada ustalık,bunu etkili ve karşılıklı bir "al-vere" çevirmektir.

Neticede, şu sıralarda Güney'de seçim tartışmaların derin ve öncekilerden farklı olması çok doğal,çünkü onlar açısından da,artık dışsal dinamiklerden kaynaklanan ciddi bir " ihtiyaç " var.Nedir bu ihtiyaç ve niye 2004'de Rumlar için oluşmadı peki?

...Kıbrıs'ta, çözüme yönelik hareketlenmeler her zaman "dışsal dinamiklerden" gelir. Savaş ve çatışma dışında tarafları hareketlendirebilecek yerel dinamik, ne yazık yoktur. Çünkü, taraflar arasında, çözüme bakış epey farklıdır. Ve neredeyse,birinin hayali,ötekinin tavizidir.

Ve iki tarafta bugüne kadar hep hayalleri üzerine maksimalist politikalar güttü, ki bunu da asla yadırgamıyorum. Çünkü, en basit iki kişi bile ortaklık için masaya oturduğu zaman, gerek menfaatleri, gerekse işin oyun teorisi gereği müzakereye "maksimalist taleplerle" başlar.

Ha böyle iken; Kıbrıs'ta tarafların hayalleri ile tavizlerini dengeleyebilecek dinamik her zaman dışsaldır ve ancak global ve bölgesel ihtiyaçlardan gelir.

Ne zaman ki, takvime bağlı bu global dışsal ihtiyaçlar, adadaki toplumların boyunu aşar ve hayati önem kazanır; o vakit çözüm yönünde trafik başlar ve umut oluşur demektir.Tıpkı şimdilerde oluşmaya başladığı gibi.

Daha evvel, Rumlar açısından da bu ihtiyaç 16 Nisan 2003'e kadar vardı ama o tarih bizim yardımımızla sorunsuz geçildiği için, sonrasında azaldı ve artık 2004 referandumuna geldiğimizde ihtiyaç ortadan kalkmıştı,en azından bayağı zayıflamıştı.

Yani;

i-Dışsal dinamik, bundan önce AB'nin 2003'deki toplu genişleme sürecine ve TC-AB ilişkilerine istinaden oluşmuştu ve bu takvime göre Annan Planı ortaya çıkmıştı. Fakat,ne yazık, Kuzey'de ve TC'de bu takvimi yakalayacak ortak bir siyasi tavır oluşmadığı için bu dinamiği "timing" hatası ile ıskaladık.Tabii,komplo teorisyenleri bunu belki de ıskalamak değil,belki de bilinçli bir manevra olarak da yorumlayabilir.

ii-Şimdilerde ise AB'nin büyük dönüşüm projesi olan Lizbon anlaşmasının 2009 başında bütün üye ülkelerde yasallaşması (ki, bizi de etkilyecek esas etkili konular 2014'de yürürlüğe girecek) ve akabinde Haziran'daki AB Parlemento seçimleri, TC-AB ilişkilerinde artık temel belirleyici olan limanların açılması (8 chapterin AB-TC ekonomik entegrasyonun önemli bir parçası olduğunu unutmayın) ile ilgili nihai karar süresinin 2009'da dolması ve AB-NATO ilişkilerinde TC'nin takozu gibi dışsal dinamikler, Kıbrıs'ta yeni bir çözüm trafiğini zorlayacaktır.

Sonuçta, ihtiyaçlar hep dışarıdan geliyor. Özetle,2003 geçildikten sonra 2004'e kadar olan periyodda biz daha ihtiyaçlı bir durumdaydık,gerçi hala daha fazlasıyla ihtiyaçlı durumdayık; ama şimdilerde bu ihtiyaç,farklı nedenlerden dolayı olsa da Rumlarda da kısmen oluşmaya başladı.

Diyeceğim odur ki,adayı çözüme veya taksime götürecek bu son müzakere süreci,global pratiklerin de etkisiyle her türlü senaryoya açık duruyor.Çünkü,ilk kez iki tarafta da çözüme en yakın adaylar olacak.Ve bu durum, uluslararası toplumun çözümsüzlük halinde adanın geleceğiyle ilgili atılması gereken adımlar için de iyi bir fırsat olabilir.

Anlayacağınız, bu son raundda, gerçek federal bir çözüm fırsatı olduğu gibi; ayni zamanda, bir tarafta Talat'ın, öte tarafta yoldaş Hristofyas'ın olduğu bir müzakere sonunda, tarafların ortak bir çözüme ulaşamayıp, taksime veya farklı senaryolara yol açma ihtimali de var.

   1387 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI
05 Ocak 2009, Pazartesi   ALT LİMİT "1,190 " İSE, EKONOMİK AÇIDAN "EMEK PAKETİ" FİYASKODUR
01 Ocak 2009, Perşembe   PAKET'te NE VAR, NE YOK (2)
29 Aralık 2008, Pazartesi   TEK AYAKLA ZOR (Kredi ve Borç Yapılandırma Paketi) ( 1 )
24 Aralık 2008, Çarşamba   " BİZ İNDİRDİK, PİYASA İNDİRMEDİ " nin HİKAYESİ
22 Aralık 2008, Pazartesi   CARİ HARCAMALARI DONDURMALI, YATIRIMLARI ARTIRMALIYDIK.
17 Aralık 2008, Çarşamba   ELÇİNİN SÖYLEDİĞİ "KKTC GERÇEKLERİ"
15 Aralık 2008, Pazartesi   ŞU TÜKETİCİ HAKLARI MESELESİ !
03 Aralık 2008, Çarşamba   MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital