Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



HÜKÜMET, 2008'DE SİNERJİ YARATMALI

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bir taraftan FED faizleri indiriyor, piyasaya likidite veriyor; öte yandan ABD hükümeti, Keynesyen (gerçi bu adamı pek sevmem)araçlarla talebi dürtüklemek için büyük bir vergi indirim paketi hazırlıyor. Bütün bunlar, resesyona girmek üzere olan ABD ekonomisini dürtüklemek ve efektif talebi canlandırmak için yapılıyor.

Aslında, sonuç itibarı ile bizim de şu sıralar ekonomide yaşadıklarımıza baktığınızda, ABD ekonomisinden bir farkımız yok. Belki ayrıntıda nedenleri(ki benzer yönlerimiz var) ve sonuçları farklı olabilir ama sonuçta bizde "ekonomide düşen efektif talepten, büyümeden ve likidite-finansman sorunundan" kurtulmaya çalışıyoruz. Yani, bizimde 2008'de ciddi bir talep sorunumuz var.

Mevcut konjonktürde yaratıcı ve gerçekçi olmaya ihtiyacımız var. Çünkü gerçekçi olmamız gerekirse,4-5 yıllık büyüme sürecinde radikal yapısal reformları yapmayan bir hükümetin, cari bütçe harcamalarında reel tasarruf veya başlangıçta ekonomik ve mali maliyeti olan sair reformları yapmasını beklemek hayaldir.

Kaldı ki, şu sıralar içerde düşen talebi de dikkate aldığımızda, önemli miktarda kamu harcamalarını azaltıcı tebirleri devreye koyması da, böylesi bir konjonktürde sıkıntılı olabilir.

Kabul edelim ki, büyüme temposu ve talebin düşmesini, ne kısıtlı para politikası araçlarımızla, ne de esnek olmayan katı bütçemizle aşmamız mümkün değildi. Yani, Keynesyen vizyonla maliye politikası ve bütçe araçlarını kullanarak talebi dürtüklememiz imkânsızdır.

Hatta bırakın bu dönemde vergi indirimi veya kamu yatırımlarının öngörüldüğü gibi yapılmasını; piyasa açısından da ortada ciddi riskler var. Devletin önceki dönemden piyasaya olan borçlarını ödeyememe veya bütçede hedeflenen katı giderlerini karşılayabilmesi için piyasaya ilave baskı yaratması gibi riskler, bana göre piyasanın önündeki en büyük handikaplardır.

2008-2009 DÖNEMİNİN EKONOMİ-POLİTİĞİ

İşin bir de ekonomi-politiği tarafı var tabii.2008-2009 periyodunu müzakere ile geçirmeyi hedefleyen bir hükümetten, siyaseten bunları yapmasını beklemek bana mantıklı gelmiyor.

KKTC'de hiç bir siyasetçi, aşağı-yukarı 2009 ortalarına kadar sürecek olan müzakere süreci ve sürecin sonucuna göre de kritik alternatiflerin olacağı beklentisi varken; sanırım hayat tarzımızı külliyen değiştirecek, devletin ekonomideki rolünü yeniden tanımlayacak yapısal reformları yapmaya cesaret edemez.

Bilahare, KKTC'de yapısal reformları gönüllülük ve toplumsal konsensusla yapma imkânımızın olmadığını, bu tür reformları ancak dibe vurduğunuzda yapabileceğimizi fakat içinde bulunduğumuz dönemde de TC'nin asla dibe vurmamıza izin vermeyeceğini de bilmemiz lazım.

O yüzden bütün bu reel politik verilere baktığımda, içine girdiğimiz darboğazdan en hasarla çıkmanın iki yolu olduğunu düşünüyorum... Ya Hristofyas'ın seçilmesi ile çözüm beklentisinin güçlenmesi ve buna yönelik Kuzey' e ilave dış talebin gelmesi için dua edeceğiz; ya da hem iç hem de dış talebe yönelik kamunun elindeki araçları kullanarak sinerji yaratacağız. Elbette, her ikisi bizim için çok daha iyi olur.

HÜKÜMET, BU SİNERJİLERİ YARATABİLİR

Neticede, hükümet, hem reel politik koşullarımıza, hemde konjonktüre uygun olarak cari bütçe harcamalarını artırarak talebi artırma yerine, aşağıda sayacağım açılımları yaparak talep, piyasa ve sinerji yaratabilir. Bunlar, hem ekonomiye hem bütçeye pozitif etki yapar; çünkü çoğu gider yaratmayan kamusal harcamaları artırmayan,hatta tasarruf sağlayan,verimli ve gelir yaratan açılımlardır.Bunlar;

1-İhale ile varlık satışı veya varlıkların kiralanması

Kamunun varlıkları ile ilgili kapsamlı bir envanter yapılmalı ve portföyü de tekelden yönetilmelidir. Bilhassa, turizm ve sair yatırımlarda arazi tahsislerinin " karşılıksız" verilmesi bugünün koşullarında artık yanlıştır. Elbette, varlık satışı veya kira gelirlerinin cari harcamalarda kullanılmasını öngörmüyorum.

2-Özelleştirme

Bütçe dışı idarelerden, özellikle mal ve hizmet üreten nitelikte ve özele rakip nitelikte olanlar (KİT) hemen özelleştirilmelidir. Diğer alternatiflerin içinde siyaseten zordur ama kullanılabilirse önemli sinerjisi olan bir açılımdır.

3-Gayrımenkul arazi rantı yaratmak

Belediye, Vakıflar ve devlet, şehir içi ve şehir dışı gayrımenkullerini, "arazi rantını kullanarak" rahatlıkla hem prestijli hemde ekonomik aklı olan projeleri yap-işler devret modeliyle hayata geçirebilir. Gerekirse, bu açılımlar için adrese posta özel "imar yasaları" da düzenlenebilir. Ki, sanırım şehir içi sinerjilerde bu elzemdir.

4-Liberalizasyon, yani bazı kamusal hizmetleri piyasaya açılması

Bilhassa,telekom,deniz limanı,havalanı ve yat limanı işletmeciliği,sağlık hizmetleri,içme suyu ve enerji üretimi,taşınması..vs kamusal hizmetleri ihalelerle özel sektöre açmak.

5-Bilahare, her alanda, özel sektör finansmanı ile "kamu-özel ortaklıkları" yaratılabilir.

6-Bütçe dışı idarelerin(özelleştirme kapsamı dışındakiler), bilanço kabiliyetine ve kalitesine kavuşturulması ile bu kurumların varlıklarını ve aktiflerini sermaye olarak kullanabilmelerini sağlamak...

Evvela, gelir-gider mükellefiyetleri bakımından bu kurumların tamamen bütçeden bağımsız hale getirilmesi veya bütçe ile ilişkilerinde yasal standartlar oluşturulması gerekir. Bilahare,bu kurumlar borç-alacak,kredi,vs konularda kamu hukuku değil,özel hukuk kapsamına alınması gerekir.Tabii,bu konuda çok özel şartlarda bazı kısıtlamalar da olabilir.

Bu kurumlar, özel bağımsız denetime tabi olarak kendi bilanço kabiliyetine kavuşturulduğu takdirde, yapacakları veya yapması gereken yatırımları, hem bilançolarında bulunan varlıkların (bina ve gayrımenkulleri)sermayeye dönüşmesini kullanarak, hem de alacaklarını ve gelirlerini iskontolayarak yapabilirler. Her iki enstrümanı kullanarak yatırımları için(cari harcamalar için değil) kredi kullanabilirler.

Örneğin, Elektrik Kurumu veya BRT gibi, hatta sağlıklı bilançoya sahip belediyeler, varlıklarıyla ve potansiyel gelirlerleri ile bu kapsamda rahatlıkla değerlendirilebilir. Bunlar gibi, gibi başka bütçe dışı idareler daha var. Burada ustalık, özel hukuk içinde atıl varlıkları sermayeye dönüştürebilmek ve bu idarelere gerçek bir işletme hüviyeti kazandırmaktır.

7-YAGA(Yatırımları Geliştirme Ajansı) ile bekleyen büyük çaplı özel yatırımların harekete geçirilmesi...

8-Madem Bafra'yı parselledik, bari bekleyen 400 milyon USD'lik turizm yatımlarını devreye koymak için harekete geçelim. Başlayanlar var ama bazılarında tık yok.

Son tahlilde, bütün bunları yapmak kolay değil, çünkü birçoğu için önceden başta ihale yasası olmak üzere birçok mevzuat ve yasal hazırlık çalışmasının yapılması gerekirdi. Ama başka çaremiz de yok, bir yerden başlamamız lazım.

Yoksa, Hristofyas'sız bir 2008 olursa, piyasa dayanamayabilir.2003-2007 büyüme döneminde,hükümetin siyaseten meşru duruşu dışında büyümeye çok fazla bir katkısı yoktu ama şimdi bu duruş yeterli değil.Ve artık hükümet etmekte ustalık zamanı.

   1214 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI
05 Ocak 2009, Pazartesi   ALT LİMİT "1,190 " İSE, EKONOMİK AÇIDAN "EMEK PAKETİ" FİYASKODUR
01 Ocak 2009, Perşembe   PAKET'te NE VAR, NE YOK (2)
29 Aralık 2008, Pazartesi   TEK AYAKLA ZOR (Kredi ve Borç Yapılandırma Paketi) ( 1 )
24 Aralık 2008, Çarşamba   " BİZ İNDİRDİK, PİYASA İNDİRMEDİ " nin HİKAYESİ
22 Aralık 2008, Pazartesi   CARİ HARCAMALARI DONDURMALI, YATIRIMLARI ARTIRMALIYDIK.
17 Aralık 2008, Çarşamba   ELÇİNİN SÖYLEDİĞİ "KKTC GERÇEKLERİ"
15 Aralık 2008, Pazartesi   ŞU TÜKETİCİ HAKLARI MESELESİ !
03 Aralık 2008, Çarşamba   MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital