Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Maçlar farklı geçiyor
Play-offlarda haftanın programı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BÖLÜNME ve TÜRKİYELİLEŞME KORKUSU ÇAKIŞTI

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs adası, 50 yıl sonra deri değiştirdi. Ada, bünyesine uymayan deriyi, uzun yıllar süren bir mücadele ile değiştirdi. Önce Kuzey, sonra Güney liderini değiştirdi ve ada ilk kez çözüm yönünde motivasyonu olan iki lideri bir araya getirdi.

Elbette, iki lideri ayni fotoğraf karesine taşıyan dinamikler hep dışardan geldi ama zaman içinde içsel dinamikler de çalıştı. Ada, hayat boyu dışsal dinamiklerin etkisinde şekillenen içsel dinamiklerle yol aldı.

Talat ve Hristofyas'ı biraraya getiren dinamikler; özetle AB üyeliğinin tüm ada üzerinde yarattığı dinamiklerle, kapıların açılmasının iki taraf üzerinde yarattığı entegrasyon etkisidir.

Neticede, AB'nin ilişkiye girdiği yerlerde yarattığı vakum ve entegrasyon etkisine dayanmak zor. Hele, bu küçük bir ülke ise. Nitekim, küçük Kıbrıs adasının da, kapsama alanında olduğu AB çekiminden kaçması mümkün değildi.

Bazı eski tüfekler, AB'ni kıyma makinesine benzeterek, içine aldıklarını yeyip-bitirdiğini, erittiğini söylüyordu ya. Aslında, doğruyu, yanlış vizyonla anlatıyorlardı. AB, bünyesine uymayanları eritmekte, parçalamakta ve onları bünyeye adapte etmekte, bilinen en iyi mekanizmalardan biridir.

Bizim tarafta Denktaş bünyeye uymuyordu ve nitekim gitti. Güney'de de Papadopulos uymuyordu, o da gitti. Zaten, AB'nin güzelliği de bu. Uymayanları törpülemek.

SORUNUN TAKADI KALMADI

Bu kez çözüm olacak gibi diyorum. Çünkü, kronik Kıbrıs sorununun fiili olarak 2002-2004 periyodunda çok ciddi darbe yediğini, artık Kıbrıs sorunun takadı kalmadığını düşünüyorum...

Daha evvel, 2008-2009 periyodunun dışsal dinamiklerinden ve adaya etkisinden bahsetmiştim. Diyeceğim odur ki, artık takadı kalmayan soruna, çok muhtemelen öldürücü darbe, engeç 2009 sonu itibarı ile vurulacaktır.

Dinamik de yine AB'den gelecektir. AB'nin ve ABD'nin kesişen global ihtiyaçları 2009 sonuna kadar Kıbrıs kilitini kıracağa benziyor. Veriler, 2002-2004 periyodunda yarım kalan işin tamamlanacağını gösteriyor.

Yeni kesişme noktası, Lizbon anlaşmasını tamamlamış AB'nin Haziran 2009 Parlementosu seçimleri öncesine; ya da 2009 sonunda AB-Türkiye ilişkilerinin yeniden gözden geçirileceği tarihi zirveye endekslenmiş gibi.

Ötesinde, bu dış dinamiğin eşzamanlı kesiştiği bir dinamik daha var ki, galiba bu, bütün dinamikleri bastırmak üzere. Her iki tarafta da bu yönde motivasyonun güçlendiği izlenimim var.

İKİ KORKU, İLK KEZ ZAMAN BAKIMINDAN ÇAKIŞTI

Gözlemlerime göre, bu kez dış dinamikler ve ihtiyaçlar; içsel dinamikler ve ihtiyaçlarla zaman bakımından da kesişmeye başladı. İki tarafta ilk kez iki korku eşzamanlı farklı dinamiklerle çakıştı. BÖLÜNME ve TÜRKİYELİŞME KORKUSU...

Rumları, bölünme korkusu sardı, bizi de Türkiyelileşme korkusu. Her iki korkunun nesnel verileri önceki dönemlere göre, görece artmış durumda. Her iki korkuyu da iki taraf iliklerine kadar hissetmeye başladı. Artık, iki korku zamana karşı yarışıyor.

Daha evvel, TC bürokrasisinin adayının Papadopulos olduğunu söylemiştim. Bütün oyun planları bunun üzerineydi ama şimdi senaryo değişti. Geçen hafta, LAÜ'nün İstanbul'da düzenlediği sempozyumda, Cengiz Aktar'ın tespiti bizim açımızdan motive ediciydi.

Aktar, Hristofyas'ın kazanması ile başlayan yeni görüşme sürecini aslında Erdoğan'ın şansı olarak görüyor, çünkü bu şekilde 2009'da AB ile ilişkilerde vahim bir kırılmaya doğru gidildiğini düşünüyor.

Ve başlayan müzakere süreci ile olası Kıbrıs çözümünü, tıkanan AB ilişkilerini kıracak(içerdeki dinamik etkisi de büyük olacak) "güçlü bir şok" olarak görüyor. O yüzden Erdoğan'ın kadir gecesi doğduğunu düşünüyor.

Aktar, aslında zimni olarak, Hristofyas'ı, hem Erdoğan için hem de Türkiye'nin daha yüksek düzeyde bir demokrasi ve ekonomi-politiği seviyesine ulaşması için bir şans olarak görüyor. Eğer, bu algılama hayat bulursa, çözüm yakın demektir.

   691 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"
27 Ağustos 2008, Çarşamba   ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Delikleri kapatın, yeter! Gerisini piyasa çözer
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital