Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Delikleri kapatın, yeter! Gerisini piyasa çözer

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Ağustos 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Geçenlerde Bakan Sonay Adem, kabaca dedi ki "bundan sonra özel sektörün lise ve üstü eğitim gerektiren yabancı işgücü taleplerini, sektörlere göre değerlendireceğiz ve izin vereceğiz. Bazı sektörlerde lise ve üstü eğitim gerektiren yabancı işgücünü yasaklayacağız, izin vermeyeceğiz". Detaya girmeden bu mesajı verdi.

Sonay Bey, ilk bakışta herkesin arzu ettiği bir temenniyi, niyeti dile getirdi. Ama murat ettiği hedefe ulaşmak için ortaya koyduğu regülasyonlar ve yöntem ne yazık yanlıştır, hatta eksiktir. Dolayısıyla, arzu edilen hedefe tek başına bu yanlış ve eksik araçla ulaşmaya kalkarsa (yasaklama), kuvvetle muhtemel emek piyasasında ve ekonomide anomalilere, sapmalara, katılıklara neden olacaktır. Yasaklama ve merkezi planlama, serbest piyasa ekonomisi açısından rasyonel bir regülasyon değildir, piyasayı bozar.

Herkes gibi, benim de gönlümden geçen "özel sektörde yerli emeğin maksimum düzeyde kullanılmasıdır". Keşke, özel sektör, bütün emek ihtiyacını içerden, yerlilerden karşılayabilse. İnanın, aklı başında her işveren ve işadamı da aynen böyler düşünür zaten.

Çünkü, orta ve uzun vadede, kalifiye ve eğitimli yerli istihdamın mali ve sosyal konforu, yabancıya göre daha yüksektir. Maliyet, verimlilik, performans, devamlılık, adaptasyon, istikrar, kültür, vs sosyo-ekonomik nedenlerden dolayı böyledir bu.

Hele "lise ve üstü eğitim gerektiren işlerde", bu durum yerlilerin daha da lehinedir. Gözlemlerime dayanarak, genelde lise ve üstü eğitim gerektiren kayıtlı yabancı işgücünün (çünkü kayıtsız da var) mevcut şartlarda, sosyo-ekonomik maliyeti yerliye göre daha ucuz değildir.

Herhangi bir işveren, lise ve üstü eğitimli birini istihdam ederken, elbette emeğin maliyetine bakar ama eşzamanlı olarak bundan daha önemli olarak istihdam edeceği adamın "kalifiye durumuna, tecrübesine, bilgisine, işe yatkınlığına, performansına, verimliliğine, vs" de bakar". Tabii, bir şeye daha bakar, "beklentilerine". Yani, memur olma niyetine, yaz mesaisi beklentisine, çalışma hevesine, vs.

Dolayısıyla bir çok sektörün, özellikle lise ve üstü emek ihtiyacında "kalifiye, uygunluk ve beklenti kriteri" fiyattan daha önemlidir. En azından başabaştır. Hal böyle iken; Bakan Adem zannediyor ki, bazı sektörlerde lise ve üstü yabancı işgücüne izin vermediği zaman, özel sektör bu ihtiyacı zorla yerli emek piyasasından karşılayacak.

Kapıyı kapatınca, piyasa içerdeki elemanları kullanmak zorunda kalacak, haliyle gizli beklentisi olan ücreti de biraz yukarı çekerim diye düşünüyor! Böylelikle, özeli, yerliler için cazip hale getiririm, kamudaki ücretlere yaklaştırırım hesabını da yapıyordur, vs.

Keşke, ekonomi bu kadar basit olsaydı. Keşke, ekonomideki sebep-sonuç ilişkileri her zaman lineer doğrular olsaydı. Ama değil. Ekonomi, çok değişkenli ve düz bir çizgi üzerinde ilerlemeyen bir sebepler-sonuçlar ilişkisidir.

Bir kere, sürekli gelişen ve değişen ekonomik yapı içinde, bir işin lise ve üstü eğitim gerektirdiğine kim karar verecek? Bürokrasi mi, bakan mı?

Bir piyasa ekonomisi için en tehlikeli olan konu, "piyasa sistemi devredeyken (resmi iddia) merkezi planlama yapma sevdasıdır". Bilin ki, piyasa dışında, karara müdahale etmeye kalkan altında kalır. Serbest piyasa, her tür yasağı, piyasaya uygun olmayan kontrol girişimini her zaman bertaraf eder.

Piyasa yerine, merkezi bir yönetimle bürokrasinin tayin etmesi, karar vermesi çok sakıncalıdır ve hem bypasslara, hem de sapma ve anomalilere neden olacaktır.

İnanın bana, asla tek başına bu türden bir düzenleme (bu konudaki en iyi piyasa regülasyonunu yapsak bile) ile de murat edilene ulaşamayız, çünkü bu konudan önce mutlaka başka adımlar atmamız gerekir. Sonucunu da, bu adımları attıktan sonra ancak orta-uzun vadede alabiliriz. Akşamdan sabaha, bu konuda yasaklayarak sonuç alma ihtimalimiz yoktur.

Orta ve uzun vadede sonuç alabilmek için, evvela emek piyasasını bozan delikleri kapatmamız lazım (olmazsa olmaz), buna eşzamanlı da hedefe ve serbest piyasa uygun regülasyonlar yapmamız lazım.

Hatta, inanın bana, tek başına kamudan kaynaklanan delikleri kapatsak, tamamlayıcı ve dürtücü regülsayonlara bile gerek kalmayabilir, piyasa çalışır. Sonuçta, okul ve bölüm seçimine kadar inerek, emek piyasasında arz-talep dengesi kendiliğinden oluşur.

Niye bu işin olmayacağını bir kere daha anlatalım? Önce emek piyasasını bozan deliklerden, vakumlardan, olmazsa olmazlardan bahsediyim.

Ey ahali, emek piyasamızda kamunun yarattığı büyük bir vakum vardır. Ve vakuma neden olan kamusal motivasyonlar, emek piyasasını feci şekilde bozmakta, hatta insan kaynaklarımızı tarumar etmektedir. Kamunun yarattığı bu kara delikleri kapatmadan emek piyasamızı asla normalleştiremeyiz. Bunları yapmadan, eğitim sektörü ile özel sektör arasında olması gerektiği gibi bir arz-talep ilişkisi ve işbirliği de oluşmaz. Çünkü,

i- Kamuda sürekli olarak istihdam beklentisinin olması (populizme açık)

ii-Yerli üniversitelere kolay giriş ve kolay çıkışın olması.

iii-Ve erkekler için askerlik sorunun olması emek piyasamızı saptırıyor. Sorunun dibindeki sebep-sonuç bunlardır.

Ve bu sapmayı, sebep-sonucu ortaya çıkaran güçlü motivasyonlar da bizzat kamudan geliyor, kaynaklanıyor. Bunlar da; eşzamanlı

a-Kamuda asgari ücrete göre yüksek başlangıç ücretinin olması, genelde performansa dayanmayan yüksek ücret düzeyinin olması,

b-Kamuda fahiş emeklilik ve sosyal güvenlik haklarının olması,

c-Kamuda çalışma şartlarının gevşek ve haklarının da ülke ve ekonomik gerçeklere göre abartılı ve suni olmasından dolayıdır. Yani, izin, ikinci iş fırsatı, yaz mesaisi, iş garantisi, gevşek çalışma şartları..vs.

Şimdi, Allah için olsun, ortada bu kamusal motivasyonlar varken, devleti avantadan yaşama aracı haline getirmişken, vatandaşı avantadan yaşamaya alıştırmışken; hangi yerli özelde çalışmak ister ha?

Diyeceğim odur ki, kamudaki delikleri kapatın yeter, piyasa gerisini halleder. Ha kapatırsanız, asgari ücret politikasında değişimle birlikte eşzamanlı filtreler ve standartlar getirilebilir ama yasak ve merkezi planlama asla olmaz!

   733 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI
05 Ocak 2009, Pazartesi   ALT LİMİT "1,190 " İSE, EKONOMİK AÇIDAN "EMEK PAKETİ" FİYASKODUR
01 Ocak 2009, Perşembe   PAKET'te NE VAR, NE YOK (2)
29 Aralık 2008, Pazartesi   TEK AYAKLA ZOR (Kredi ve Borç Yapılandırma Paketi) ( 1 )
24 Aralık 2008, Çarşamba   " BİZ İNDİRDİK, PİYASA İNDİRMEDİ " nin HİKAYESİ
22 Aralık 2008, Pazartesi   CARİ HARCAMALARI DONDURMALI, YATIRIMLARI ARTIRMALIYDIK.
17 Aralık 2008, Çarşamba   ELÇİNİN SÖYLEDİĞİ "KKTC GERÇEKLERİ"
15 Aralık 2008, Pazartesi   ŞU TÜKETİCİ HAKLARI MESELESİ !
03 Aralık 2008, Çarşamba   MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital