Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Eylül 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Geçenlerde, iki sendika arasında çok enteresan bir tartışmaya şahit olduk. Tartışma ve yaşananlar, ekonomi-politiği açısından ibret verici ve öğretici derslerle doludur, o yüzden ıskalamamak lazım.

Emeğin yanında olan ve sabahtan akşama kadar liberal politikaları eleştiren iki sendikadan birinin işvereni; ötekinin ise işçi tarafını temsilen girdikleri bu kapışmayı, kesinlikle bu topraklarda bundan sonra ekonomiye daha rasyonel ve gerçekçi bakabilme adına önemsiyor ve üzerinde duruyorum.

Bildiğiniz gibi, tartışma, KTÖS'ün elini taşın altına koyduğu ve işveren pozisyonunda olduğu Belça'da, "iş azlığından dolayı" 10 işçiyi işten durdurması ile başladı. Bunun üzerine, DEV-İŞ, KTÖS'ü sert bir şekilde eleştirdi ve uyardı. Hatta, daha sonra benzer bir tepki KAMU-SEN'den de geldi.

Şimdi, bu tartışmada kolaylıkla, birey temelli serbest piyasa ekonomisini yeterince kavrayamayan KTÖS'ü, Belça ile ilgili kararında çifte standart politikalar güttüğü konusunda; hatta, elini taşın altına koyduğunda gerçeklerle nasıl yüzleştiğinden bahsedip, eleştirebiliriz.

Daha da ileri giderek, KTÖS'ü, işine geldiğinde, bilhassa kendi üyeleri ile ilgili zümresel menfaatlerini ilgilendiren konularda (veya bazen kendi üyesi olmasa da taktik icabı taraf olduğu konularda) emekçilerin yanında; ama kendisinin söz sahibi patronu olduğu, elini taşın altına koyduğu, sorumlu ve işveren konumunda olduğu Belça'da emek düşmanı olarak yargılayabiliriz.

Ama bu konuyu bu sığlıkta tartışarak heba etmemeliyiz. Bendeniz, tartışmanın öğretici tarafları ile ilgileniyorum, çünkü toplum olarak buna ihtiyacımız var ve bu yüzleşmeyi bu tartışma vesilesiyle yapmamız gerekir. Çünkü, bundan sonra hep bu gerçeklerle yüzleşerek yaşayacağız. Niçin mi?... İki nedenden ötürü;

1-2001-2002'ye göre, kişi başı gelirimiz 4-5 bin USD iken, TC'nin kişi başı gelirimize katkısı % 30-32 civarıydı. Yani, cebimizdeki 10 liranın 3 lirasını TC koyuyordu. Şimdilerde 14-15 bin dolar kişi başı gelirimizin içindeki TC payı % 11'lere gerilemiştir.

Anlayacağınız, daha yüksek bir satın alma ve refah düzeyindeyiz ve artık TC'nin bize yardımlarının göreli etkisi azalmıştır. Ve bu seviyeden sonra, TC'nin bizi eskisi gibi yardımlarla taşıması ve yaptığı yardımların etkili olabilmesi için daha yüksek yardım (milli gelire yüzde olarak) yapması lazım.

Bu da pek mümkün görünmüyor, dolayısıyla artık gelir ve refahımızın yükselmesi ve azalmasında, TC yardımlarının bizi etkilemesi göreli azalmıştır, bundan sonra gelir ve refahımız eskiye göre daha fazla kendi çabamıza bağlıdır. TC ile ekonomik entegrasyonumuzdan bahsetmiyorum (hatta artmasından), o başka bir şeydir. Bahsettiğim, direk yardımlar ve ekonomimize etkileridir.

2-Geldiğimiz aşamada, mevcut kişi başı gelirimizi devam ettirmek için daha fazla kamu kesimi iç borcu yaratarak yaşama ihtimalimiz kalmamıştır, en azından bu gelecekten tüketme ihtimalimiz geçmişe göre önemli oranda azalmıştır.

Sonuçta, bu iki nedenden dolayı, bundan sonra artık bu topraklarda daha fazla ekonomi ve hayatın gerçekleri ile tanışmak zorunda kalacağız. Bilin ki, artık gelirimizi, refahımızı, satın alma gücümüzü artırmak, TC'nin direkt mali yardımlarından daha çok bizim yaptıklarımızla alakalı olacaktır. Bu yüzden KTÖS-DEV İŞ tartışmasını bu zeminde tartışmalıyız.

Tartışmanın öğretileri

Hiç bir konu ekonomide bendenizi "işsizlik" kadar etkilemez. Benim için en önemli ekonomi politikası önceliği, her zaman mevcut istihdamı korumak ve yeni istihdamlar yaratmaktır.

O yüzden, BELÇA'da işten durdurulanlara çok üzüldüm ama mutlaka bir şirketin çalışanlarını işten durdurması için haklı gerekçesi vardır, tıpkı KTÖS'ün de olduğu gibi. Elbette, işten durdurmalarda ekonomik olmayan gerekçeleri kabul etmiyorum, vicdanen reddediyorum. Bu tartışmanın iki önemli tarafı ve yansıması vardır.

1-Demek ki, işletmeler zorda kaldıklarında direkt işçi çıkarmak veya pahalı emeği ucuzu ile değiştirmek zorunda kalabiliyormuş. Hatta, bazen şirketler, bunu, şirketin bütününü koruma ve devamlılığı adına, yani en azından geride kalan çalışanları ve faaliyetin devamını sağlamak, sürdürülebilir miktarda ve ölçüde karlılığına devam etmek için ehven-i şer bir seçenek olarak bunu yapmak zorunda kalabilir.

Ki, bir işveren, bütün gider kalemlerinde tasarruf ve verimlilik yaptıktan sonra en son başvuracağı çıkış yolu, çalışanlarının bir kısmını işten durdurmasıdır. Bir işveren için, çalışanını işten durdurmak-normal şartlarda-ölüm gibidir, çok acı verir.

2-Daha evvel 27/08 tarihli "Asgari Ücrette Zor Ama Yanlış Tercih" başlıklı makalemde belirttiğim gibi, veri koşullar ve konjonktür böyle iken, asgari ücrette hükümet, özel sektörle kamu çalışanı arasında ayırım yapmamak adına tercihini, ne yazık bilerek veya bilmeyerek, cari koşullarda "daha fazla işsizlikten" yana kullanmıştır".

Muhtemelen, asgari ücretteki bu artış, mevcut çalışanların bir kısmının işsiz kalmasına ve/veya yeni istihdam potansiyelinin de zayıflamasına neden olacaktır, demiştim.

Hatta, ısrarla şunu da ifade etmiştim. "Gerek talep seviyesinin düşüklüğünden, gerekse rekabetten dolayı, asgari ücretteki artışı mal ve hizmet fiyatına yansıtmak istemeyen (veya yansıtamayan) ve ortalama 10 kişi ve üzeri istihdama sahip şirketlerde, muhtemelen en az bir istihdam kaybına neden olacağını tahmin ediyorum, çünkü bu artış ortalama her 10 kişi çalıştıran bir şirkete ilave bir istihdam maliyeti gibi yansıyacaktır" da demiştim.

Ne yazık, bazen şirketler, yaşamak için "pahalı emeği, ucuzu ile de değiştirmek zorunda kalabilir". Emin olun ki, direkt işçi azaltmak veya benzer hesap-kitaplar, şu sıralar özel sektörde de yapılıyor ama Belça gibi kamuoyuna yansımamıştır.

   568 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   EMEK PAKETİ ile PİYASAYA BAYDA ATILDI
05 Ocak 2009, Pazartesi   ALT LİMİT "1,190 " İSE, EKONOMİK AÇIDAN "EMEK PAKETİ" FİYASKODUR
01 Ocak 2009, Perşembe   PAKET'te NE VAR, NE YOK (2)
29 Aralık 2008, Pazartesi   TEK AYAKLA ZOR (Kredi ve Borç Yapılandırma Paketi) ( 1 )
24 Aralık 2008, Çarşamba   " BİZ İNDİRDİK, PİYASA İNDİRMEDİ " nin HİKAYESİ
22 Aralık 2008, Pazartesi   CARİ HARCAMALARI DONDURMALI, YATIRIMLARI ARTIRMALIYDIK.
17 Aralık 2008, Çarşamba   ELÇİNİN SÖYLEDİĞİ "KKTC GERÇEKLERİ"
15 Aralık 2008, Pazartesi   ŞU TÜKETİCİ HAKLARI MESELESİ !
03 Aralık 2008, Çarşamba   MALİYE ve MERKEZ BANKASI HAMLE YAPMALI...
01 Aralık 2008, Pazartesi   BİR ELEMAN İLANI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ !



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital