Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
15 dakikada böyle oldu
İnşaatlar durdu müteahhitler çoğaldı
Asrın deneyi, dünyaya bakışı değiştirebilir
Erol'la gururlandık
Kendi içimizde hazır hale gelmeliyiz
Kalçada, Jennifer Lopez ve Beyonce'yi geride bıraktı
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek
Gönyeli'nin lige mesajı:3-2
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki"
Zeytincilik semineri bugün

YORUMLANANLAR
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [1]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
İktidara adayım [1]
2 bin ağaç elektrik kurbanı [2]
64 bin 552 alışveriş [3]
Yardımcı tarih kitapları Güney'de sansasyon ve şok yarattı [1]



Evlilikte fay kırılması: Boşanma

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Nisan 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Aile beraberliği, paylaşmanın sağladığı bütünlüktür. Her evlilik maddi ve manevi birtakım şeyleri paylaşmak için yapılır. Ancak bu paylaşmanın gerçekleşmediği yerde gündeme gelen olgu ayrılıktır, boşanmadır.

Neleri paylaşır eşler? Tek kelime ile hayatı paylaşırlar diyebiliriz. Burada "hayat", bütün güçlükleri ve güzellikleri ile gündemdedir. Taraflardan birinin bu gerçeği gözden kaçırması, ya da görmezlikten gelmesi, üstü kapalı ya da açık, işlerin bir yerlerde iyi gitmediğinin göstergesidir. "Yalnızlık Allah'a mahsustur" der bir atasözümüz. İşaret ettiği asıl nokta ise, insanın hayatını tek başına sürdüremeyeceği, bir aile yuvasına ihtiyaç duyduğudur ve burada kesinlikle cinsiyet ayırımı yoktur. Yani eşlerden birinin diğerine duyduğu ihtiyaç, diğerinin berikine duyduğundan farklı değildir.

Evlilik sonuçta, ayrı cinsiyet, ayrı beden; farklı ruh, duygu, ekonomik durum ve dünya görüşündeki farklı iki insanın belli kurallar altında ortak bir hayat zemininde buluşmasını ifade ediyor. Evliliğin sağlam temele oturması ve süreklilik arz etmesi, evlilik öncesi ve sonrası birtakım ön şartlara bağlantılıdır. Eşlerin aralarındaki farklılıkların en aza indiği kimseler olması, evliliğin devamı noktasında gözetilmesi gereken önemli bir konudur.

Boşanmalar, ekonomik, sosyal, psikolojik, kültürel sayısız sebebe dayanıyor.

Zannedilenin aksine maddi zorluklar boşanma sebepleri arasında ön sıralarda yer almamaktadır. İnsanlar, zor durumlarda daha bir dayanışma içinde oluyorlar. Başta sadakatsizlik, şiddet ve aşağılayıcı muamele ise aile yuvasını tahrip eden temel etkenler olarak ön plana çıkmaktadır.

Boşanmayla sonuçlanan evlilikler konusunda yapılan araştırmalar, eşlerin evlilik kararı verirken "güzellik/yakışıklılık" unsurunu ön sıraya koyduğunu, aşkın ikinci sırada tutulduğunu; sevgi, dindarlık, güzel huy ve ekonomik gerekçelerin ise son sıralarda yer aldığını ortaya koymaktadır.

Evliliğe "soğuk bakmak" ise bir değer yargıları problemidir. Nikahsız birlikteliğe yönelişin bir göstergesi ile karşı karşıya bulunuyoruz. Toplumdaki dini ve ahlaki değerlerin eğitimli genç nesil üzerindeki etki alanının daralma sürecine girdiğini gösteriyor. Şüphesiz ortada bir kültür aşınması ve yabancılaşma olgusu vardır. Batı'nın terk etmeye çalıştığı "değer yargıları" kültürümüzde ne yazık ki zemin buluyor. Ne yazık ki gazeteler ve televizyon programları bu olumsuz yönelişi teşvik etmektedir. Magazin dünyasının öne çıkarılan simalarının ağzından, evliliğin, bağlayıcı ve özgürlükleri kısıtlayıcı olduğu, buna karşılık "arkadaşlık beraberliğinin" çok "elverişli" olduğu bir şekilde ifade ediliyor.

Boşanmalarda, çoğunlukla kadınlar ve çocuklar mağdur oluyor. Nedenleri; "aldatma, ekonomik yetersizlik veya ani zenginleşme, alkol, kumar, uyuşturucu kullanmak, çocuk sahibi olamamak, şiddet, kültürel ve yaşamsal tatminsizlik (duygusal, sosyal, cinsel v.b.), sorumsuzluk, farklılıklar..." diye uzuyor.

İnsanlar modernitenin değerlerini ne derece benimserse, evlilik bağları da o kadar zayıftır. Modernizm evli çiftlere "özgür yaşa, bağımsız ol, canının istediğini yap, çocuk seni engeller" gibi telkinlerde bulunuyor. Ayrıca aileler, kız çocuklarının meslek sahibi olmasını, kocasıyla geçinemezse boşanabilmesi için istiyor.

Boşanma evlilikte fay kırılmasıdır. Bu zeminde yer alan her iki taraf üzerinde de tahribat yapar, herşeyi "dümdüz" eder. Bu sebeple aile yuvası kurulurken iyi bir "zemin etüdü" yapmak gerekir.

Doç. DR. Halil Altuntaş (Diyanet)

   2379 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Eylül 2008, Salı   Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili okurlar
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Berat geceniz mübarek olsun
15 Ağustos 2008, Cuma   Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..
08 Ağustos 2008, Cuma   Ağustos zaferleri
01 Ağustos 2008, Cuma   Vatan sevgisi
29 Temmuz 2008, Salı   Miraç Kandiliniz mübarek olsun
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
11 Temmuz 2008, Cuma   Kendi gitti ismi kaldı yadigâr


Yorum Sayısı:   1
  Derfel Cadarn         - New York 19 Nisan 2007, Perşembe 17:48 
Bizimkiler evlilik oncesi zemin etudu yapmak ifadesinen sadece ve sadece dugune kac kisinin gelip para takacagini anlar.
Bu arada sevgi, dindarlik ve guzel ahlak konusunda cok guzel demissiniz.
Keske bunlari takabilse aileler ve egitim kurumlari gelin ve damadin cocukluk yillarina.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

GÜNEYE KAYAN TÜKETİCİNİN DERDİ YALNIZCA Fİ...

Hasan Hastürer

Bu yazıyı aklınızla okuyun, kalbinizle de ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağmur bereketiyle olumsuzluklar giderken....

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET...(1)

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital