Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kendi gitti ismi kaldı yadigâr

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   11 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Eskiden "Kendi gitti ismi kaldı yadigâr" diye bir tekerleme vardı. Bu tekerlemeyi, zamanımızda İslâmiyet'e uydurabiliriz. İslâmiyet gitmiş, ismi kalmış... Elbette ki buna gönlümüz razı olmayacak, lâkin gönlünüz razı değil diye hakikat de değişmeyecek.

   Her şey bir imarın sonunda vücut bulur. Evler, yollar, çiçekler, kuşlar ve biz... Yani biz insanlar da imar olunduk, şimdi bir mamureyiz.

   Ama senin içinde yangın varmış: Yanıyormuşsun. Bu yangını kendine göre bir şeylerle söndürmek istiyormusun. Bir türlü yanan ciğerini, sızlayan yüreğini söndüremiyormuşsun... Mimarına müracaat etsene! De ki: "Şu gizli kapıların anahtarını veriver. Zira yangın var, dumanım başımdan tütüyor."

   Artık sıcak kanlı insanlar da masal oldu. Buz dolaplarından buzlu su içe içe sanki soğudular. Mütebessim yüzü, tatlı dili ancak para karşılığı bulabilirsin. Verdiğin gülüyor, aldığın somurtuyor. Terslik işte...

   Odunlar yanarken çıtır çıtır oynuyor. Yemekler pişerken fıkır fıkır kaynıyor. Bunlar senin hoşuna gidiyor. Sen de başkasını hoşlandırsan ya...

   Kül ne büyük nimet! Bilmezsin. Hiç bir şey olmasa, tertemizdir. Temizlenmek istemez misin?

   Yıkılmasını dilemediğin şu "yuva" bir viranedir. Vücudun gibi onu da yıktın. Çünkü sen köşkleri, sarayları yadırgarsın. Leyleklere güvercin yuvası yapılmaz ki.

   Bir yanda saraylara sığmayan insan! Bir yanda dünyayı küçük gören kumandan! Ötede, binlerce çiftlik bir seyyar kütüphane olan âlim! Beride kâinatı çerez etmek isteyen bilmem kim! Siz siz nasıl şu mezara sığacaksınız?

   Taş, toprak ve mermer mezarlar. Hepsi kardeş olmuşlar. Uslu uslu bir odada yatıyorlar.

   Düşünün ki mezarcı da bir mimardır. Zaten mevzuumuz bu; mimarlık. Mezarın içi de dışı gibi midir? Hayır.

   Hayır hayır! Benim de içim, dışım gibi değil. Evlerin içi, dışı gibi hiç değil! O kapılar ne büyük sırların üstüne kapanır ve bu sırları sadece ve sadece O bilir. Yüce Rabbimiz bilir.

   İç içe, birbirine girmiş ahenk! Kök, gövde, dal, yaprak...Ve böyle nice sarayları geziyorlar. Bir kapıdan diğer odaya geçip, yepyeni bir ahenk görüyoruz. Nihayet çekirdeğe geliyoruz. Yani, bütün bir ağaç bir çekirdeğin içine bağdaş kurmuş ve bu anne rahminden; yeniden kök gövde, dal yaprak... Yeniden çekirdek, yeniden ağaç. Bu çarkın kolunu kim çevirir?

   Mimar, bir odanın plânından adım adım köşke saraya doğru gidecek... Ve, oradan kâinatın plânını seyredip, bu plânı çizen ve kâinatı mamur eden mimarı görecek. İşte, o zaman ilminin sonuna gelmiş bir alim olacak!

 

(Hekimoğlu İsmail)

   539 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Berat geceniz mübarek olsun
15 Ağustos 2008, Cuma   Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..
08 Ağustos 2008, Cuma   Ağustos zaferleri
01 Ağustos 2008, Cuma   Vatan sevgisi
29 Temmuz 2008, Salı   Miraç Kandiliniz mübarek olsun
18 Temmuz 2008, Cuma   Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?
04 Temmuz 2008, Cuma   Mübarek Üç Aylar
03 Temmuz 2008, Perşembe   Regaib Kandiliniz mübarek olsun



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital