Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



Eyvah, çocuğum yalan söylüyor!..

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bazı anne - babalar, çocuklarını yetiştirme konusunda o kadar hassaslar ki, neredeyse çocuklarını bir kaşık suda boğuyor ve sonra da, "Çocuğum boğuldu, neden acaba?" diye yardım bekliyorlar...

Çocuk terbiyesinde asıl dikkat edilmesi gereken husus şudur; "Aşırı müdahale edilen çocuk, yoldan çıkmaya aday çocuktur..."

Anne - babaların çocuk terbiyesinde, gereğinden fazla hassas davranmaları, - çok zaman - davranış bozukluğuna sahip çocuklar yetişmesine zemin hazırlamaktadır...

Bilinenin aksine, çocukların anormalleşmesinde en büyük katkı, çocuğun kendisi değil, dış tesirlerdir. Anne - babanın aşırı veya duygusal müdahalesi, çok fazla ilgi ve yanlış yapma korkusu, çocuğun dengelerini alt-üst etmeye yeter de artar bile...

Meselâ, bir anne:

"- Beş yaşında bir oğlum var ve son günlerde yalan söyleme alışkanlığı edindi. O kadar çok yalan söylüyor ki, ben de, o da, bazen hangi söylediğinin doğru hangisinin yalan olduğunu karıştırır olduk..." demişti.

Tabii ki, bu annenin heyecanı ve korkusu, çocuğunun "yalan" gibi çirkin bir ahlâka sahip olma endişesinden kaynaklanıyor. Yerine göre haklı bir endişe... Ancak, bu çocuğun 5 yaşında olduğu dikkate alınırsa, bu yaştaki bir çocuğun yalan (!) söylemesi değil, söylememesinin anormal olduğu da bilinmezse, gereksiz yere böylesi endişeler yaşanabilir. Ve ne yazık ki, hereksiz yere yaşanan bu endişeler normal seyrinde giden çocuğun duygu dünyasını anormalleştirebilir.

Yedi yaşına kadar çocukların tek bir dünyası vardır... O da "hissettikleri dünya." Onlar için rüya ile gerçek arasında bir fark yoktur. Ya da hayal, tıpkı dünya gibidir... Yeter ki, sevinçlerini, üzüntülerini oralarda da hissedebilsinler. Hissettikleri yer, hayal da olsa, rüya da olsa fark etmez!..

Bütün bu anlatılanlar doğrultusunda diyebiliriz ki, çocuğun her halinden tedirginliğe kapılmak ve çocuğa müdahale etmek, çocuğun sağlıklı gelişim sürecine vurulacak bir darbe niteliğindedir. Bu sebeple, ebeveynlere tavsiyemiz odur ki, çocuk terbiyesinde mutlak bir bilinç seviyesine çıkmak şarttır. Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek arasındaki fark, mutlak surette bilinmelidir. Bu bilinç, anne-babanın tedirginlikten doğan yanlışlarına da engel olacaktır.

Bu durumda, "Yalan söylediğini zannettiğiniz çocuklara karşı tavrınız ne olacaktır?" sorusuna cevap vermek gerekir ise;

- Henüz yedi yaş dönemine gelmemiş çocukların yalan söylemesi (ki, aslında söyledikleri yalan değil, başka dünyaya ait gözlemlerini aktarmalarıdır) gayet normaldir. Bir veli olarak, yapılması gereken en önemli şey, çocuğun anlattıkları şeyleri "sessizce" ve "can kulağı ile dinlemek" ve onun ufuk dünyasındaki gelişimini: "- Söyle bakayım; neden yalan söylüyorsun?" gibi sözlerle kırmamaktır...

Gerçeğe ait olmayan şeyleri söyleyen çocuklar, hayal dünyalarının genişliği ölçüsünde, anlattıkları şeyleri daha da abartabilirler. Anlatılanlara "gülmeden" ve anlattıkları olayları "hafife almadan" dinlemelidir.

Yedi yaşını aşmış çocukların söyledikleri yalan ise, bir davranış bozukluğu olarak değerlendirilebilir, uzman birinden yardım alınmasını tavsiye ederiz.

(Şebnem) Pedagog Adem Güneş

   827 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Ocak 2009, Cuma   "El kârda, gönül yarda"
29 Aralık 2008, Pazartesi   Hicri yılbaşının yeni yılını kutluyoruz
27 Aralık 2008, Cumartesi   Refah artıyor mutluluklar azalıyor
19 Aralık 2008, Cuma   Eğitimde mizah
08 Aralık 2008, Pazartesi   Kurban Bayramınız mübarek olsun
05 Aralık 2008, Cuma   Kurban Bayramı yaklaşırken
29 Kasım 2008, Cumartesi   Hac ve kurbanın mahiyeti
21 Kasım 2008, Cuma   Hac mevsimi dolayısıyla
17 Kasım 2008, Pazartesi   Yaşlanmadan önce gençliğimizin kıymetini bilelim
08 Kasım 2008, Cumartesi   Hakk'ın Rızası Halkın Rızasına Bağlıdır



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital