|
Değerli okurlarım, geçen haftalarda kalın bağırsak kanserinin oluşumunda genetik yapının öneminden ve hastalığın genetik oluşum mekanizmalarından bahsederek özellikle kalın bağırsak yapısını oluşturan ve iç yüzeyini örten hücrelerin oluşum ve yenilenmesinin genlerin kontrolü altında olduğunu detaylarıyla paylaşmıştık. Bugünkü konu içeriğimizde ise sizlere, kalın bağırsak kanserinin oluşum mekanizmaları konusundaki bilgileri özetle aktarmaya çalışacağım.
Daha önceki konularımızda da paylaştığımız gibi, kalın bağırsak kanseri oluşumunun genlerle ilişkisi oldukça karmaşık olup, kalın bağırsak kanserinin gelişebilmesi için birden çok genetik mekanizmanın gerçekleşmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bilgiler ışığında bilim adamları kalın bağırsak kanserinin oluşum mekanizmalarını üç büyük gruba ayırmışlardır. Kalın bağırsak kanserinin oluşum mekanizmaları içerisinde rastlantısal kalın bağırsak kanseri oluşumu (%65-85), ailesel kalın bağırsak kanseri oluşumu (%10-30) ve kalıtsal kalın bağırsak kanseri oluşumu (%5-7) olmak üzere üç mekanizma yer almaktadır. Aşağıdaki şekilde kalın bağırsak kanserinin oluşum mekanizmaları bir tabloda gösterilmiştir.
Kalınbağırsak Kanserinin Oluşum Şekilleri
(FAP: ailesel adenomatöz polipozis sendromu, HNPCC: kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanserlerdir).
Kadın ve erkekler arasında sıklıkla görülen bir kanser türü olan kalın bağırsak kanseri oluşumunun önemli ve büyük bir bölümü herhangi bir tanımlanmış genetik bozukluğa bağlı olmadan rastlantısal olarak gelişmekte olup, tüm kalın bağırsak kanserlerinin % 65-85'ini oluşturmaktadır. Rastlantısal tip kalın bağırsak kanserinde kalıtsal geçiş gözlenmemekle birlikte hastalığın oluşumunda bireylerin yaşam tarzlarının ve beslenme alışkanlıklarının rolünün olabileceği kuvvetle düşünülmektedir.
Kalın bağırsak kanserinin oluşumunda ikinci önemli oluşum şekli olan ailesel kalın bağırsak kanserinde, tanı alan kişilerin ailesinde birkaç nesilden beridir süregelen kalın bağırsak kanseri hikayesi bulunmaktadır. Tüm kalın bağırsak kanserlerinin yaklaşık olarak %10-30'u ailesel kalın bağırsak kanseri şeklinde görülmektedir. Bu tip aile hikayesi olan kişilerin rutin tarama testlerini ve muayenelerini düzenli olarak yaptırmaları ve bağırsak alışkanlıkları ile ilgili şikayetleri olduğu zaman hiç gecikmeden konuyla ilgili bir uzmana başvurmaları gerekmektedir.
Kalın bağırsak kanserinin oluşumunda üçüncü önemli oluşum şekli ise kalıtsal geçişle olmaktadır. Tüm kolorektal kanser hastalarının %5 kadarı kalıtsal geçiş göstermektedir. Günümüzde kalıtsal kolorektal kanserinin belirlenmiş iki tipi vardır. Bunlardan birisi ailesel adenomatöz polipozis sendromu (familiyal polypozis coli/ FAP) olup diğeri ise kalıtsal nonpolipozis kolorektal kanserlerdir (HNPCC / Lynch sendromu).
Bugünkü konumuza son vermeden önce bir kez daha belirtmek istiyorum ki, erken tanısı, korunulabilmesi ve ayni zamanda erken tanı ile tedavideki başarı şansı yüksek olan kalın bağırsak kanserinin oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır. Bu nedenden dolayı, gelecek haftadan itibaren üzerinde duracağımız ve daha detaylarıyla paylaşacağımız korunulabilir faktörleri bilip uygulamanın hastalıktan korunmada önemli bir adım olduğunu belirtmek istiyorum.
Değerli okurlarım, gelecek hafta "çevresel risk faktörlerinin kalın bağırsak kanserinin oluşumundaki rolü" konusu ile konumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Değerli okurlarım, gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|