|
Değerli okurlarım, bu haftadan itibaren sizlere kalın bağırsak kanserinin oluşumunda bir çevresel etken olarak önemli rol oynayan "beslenme alışkanlıkları" konusundaki bilgileri detaylarıyla birlikte vermeye başlayacağım.
Geçen haftaki konularımızda da paylaştığımız gibi, kanser hastalığının oluşumunda rol oynayan ve meydana gelme olasılığını artıran tüm iç ve dış faktörler "risk faktörleri" olarak tanımlanmaktadır. Bilimsel araştırmalar sonucu kanser hastalığı oluşturdukları ıspatlanmış faktörler ise "bilinen risk faktörleri" olarak isimlendirilmektedirler. Kalın bağırsak kanserinin oluşumunda rol oynayan çevresel risk faktörleri içerisinde "sağlıksız beslenme alışkanlıkları", "kişilerin yaşam alışkanlıkları", "şişmanlık", "sigara ve alkol tüketimi", çeşitli "kimyasal kanserojenlere" maruz kalınması gibi faktörlerin yer aldığı bilinmektedir. Özellikle, kalın bağırsak kanserinin oluşumunda beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzlarının hastalığın oluşmasında bilinen risk faktörleri olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenden dolayı, bu haftadan itibaren kalın bağırsak kanserinin oluşumunda beslenme alışkanlıklarının rolü üzerinde durarak beslenme konusunun önemini bir kez daha vurgulayacağım.
Yanlış beslenme alışkanlıklarının kanser hastalığına yol açan en önemli nedenlerden birisi olduğu bilinen bir gerçektir. Özellikle yaşadığımız yüzyılda, gerek yaşam şartlarının sunduğu güçlükler ve bu güçlükleri aşma çabaları, gerekse günlük yoğunluk nedeniyle yaşanan stresler, her geçen günde daha iyiye ve daha güzele ulaşma çabaları beraberinde kişilere iş yüküyle birlikte önemli sorumlulukları da getirmektedir. Günlük koşuşturma içerisinde sorumlulukların en iyisiyle yerine getirilmesi için yarışılan zaman kişinin kendisi ve kendi sağlığı için ayırdığı zamanı da içine almaktadır. Dolayısıyla gerek yaşamın gerekse de kişilerin içinde bulunduğu ortamın getirdiği stresli hayat akışı içerisinde birçok kişi rahatlamak ve varolan zamanı daha iyi kullanmak adına yeni alışkanlıklar içerisine girmektedirler. Kolayca ve hızlı hazırlanan fast-food tipi beslenme alışkanlığı, rahatlatıcı bir dost olarak benimsenen "sigara" kullanımı, sporsuz ve hareketsiz bir yaşam tarzı, özellikle modern yaşamın insanoğluna sunduğu yeni, kolay, fakat kötü alışkanlıklardır.
Özellikle sabahları işyerlerine yetişebilmek adına kahvaltı yapmadan evden çıkılması ve kahvaltı alışkanlığı yerine işyerlerinde atıştırılan börek, çörek ve poğaçalarla güne başlanılması en yaygın yanlış beslenme alışkanlıkları içerisinde yer almaktadır.
Aileyle birlikte geçirilen haftasonları kahvaltılarında ise salam, sosis, sucuk gibi ürünlerin ağırlıklı olarak tüketilmesi, fazlasıyla dikkat çekicidir. Kahvaltı dışındaki diğer temel ana öğünlerde de geçmişte alışık olunan ve emekle hazırlanan sebze yemeklerinin yerine hazır olan ve paketinden çıkarılarak hızla pişirilen yemeklerin tüketilmesini sıklıkla görmekteyiz. Aslında tüm bunların sonucunda da sağlığımıza verdiğimiz önemli zararlarla karşılaşmaktayız...
Son yıllarda yukarıda belirtilen nedenlerden ötürü hızla değişen yaşam tarzlarının şekillendirdiği sağlıksız beslenme tarzının başta kanser hastalığı olmak üzere kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon gibi diğer kronik hastalıkların da artışı ile paralellik gösterdiğini görmekteyiz. Bu nedenden dolayı, sağlıklı yaşam koşullarının başında bilinçli beslenme gelmektedir. Beslenmeyi, kişilerin karınlarını tıka basa doyurması ya da canının istediğini istediği miktarda tüketmesi şeklinde tanımlamak doğru değildir...
Değerli okurlarım, gelecek hafta beslenme konusundaki genel bilgilerimizi paylaşmaya başlayacağız. Gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sağlıklı, mutlu ve huzur dolu günler geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|